Advert

Almanya ile Fransa'dan iş birliğinde yeni dönem

Almanya ile Fransa arasında dün imzalanan Aachen Anlaşması, iş birliğinde yeni bir dönem başlatmayı ve ortaklığı yeni bir seviyeye çıkarmayı hedefliyor.

Almanya ile Fransa'dan iş birliğinde yeni dönem
Bu içerik 45 kez okundu.
Advert

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un dün Aachen kentindeki belediye salonunda dışişleri bakanlarıyla imzaladığı anlaşma, iki ülkenin Avrupa'da iş birliği, güvenlik ve dış politika konularında birlikte hareket etme niyetini temsil ediyor.

Merkel, imza töreninde "Aachen Anlaşması'yla ülkelerimiz arasındaki iş birliği temelini yeniliyoruz. El ele çağımızın büyük zorluklarının üstesinden gelmek istediğimizi vurguluyoruz." ifadesini kullanırken, konuşmasında özellikle askeri iş birliğine vurgu yapması dikkati çekti.

Anlaşmayla Almanya ve Fransa'nın ortak bir askeri kültür, ortak savunma ve silah endüstrisi için taahhütlerde bulunduğunu vurgulayan Merkel, "Bununla (Aachen Anlaşması ile) Avrupa ordusunun oluşmasına katkıda bulunmak istiyoruz." şeklinde konuştu.

Törende Merkel ve Macron, Avrupa'daki popülist ve nasyonalist söylemlere karşı da uyarıda bulunarak, bunlarla mücadelede iki ülkenin iş birliğini pekiştirmesinin önemine işaret etti.

Fransa ve Almanya ne istiyor?

Anlaşmada, iki ülkenin ekonomilerinin bütünleşmesinin yanı sıra kültür, eğitim, araştırma, teknoloji, yapay zeka, iklim ve çevre alanlarında iş birliğinin daha da geliştirilmesi amaçlanıyor.

Fransa, anlaşma vasıtasıyla Almanya ile ilişkilerini güçlendirmeyi ve böylece Avrupa Birliği (AB) için savunma, güvenlik ve iklim değişikliği gibi önemli konularda öncü rol oynamayı istiyor.

Emmanuel Macron'un cumhurbaşkanı koltuğuna oturduğu günden bu yana Avrupa'nın yeni lideri olma hedefi düşünüldüğünde bu anlaşmanın özellikle Avrupa'nın "lider krizi" yaşadığı şu günlerde imzalanması oldukça manidar oldu. 

Hedef çok, somut çözüm yok

Böylelikle imzalanan anlaşmanın iki ülke için fazla bir şey vadetmediği, anlaşmada yer alan maddelerin aslında pratikte uygulandığı, dolayısıyla sembolik olduğu yorumları yapılıyor.

Anlaşmada hedefler ve niyetler sıralanırken çözüme ilişkin somut maddelerin hemen hemen hiç bulunmadığının da altı çiziliyor.

Deutschlandfunk radyosunun haber yorumunda, "Birçok niyet beyanı ancak somut bir şey yok" başlığı kullanılarak "Paris ve Berlin, gerçekten cesaretli ortak adımlar konusunda anlaşamadı." değerlendirmesi yapıldı.

Süddeutsche Zeitung gazetesi de "Ortak güvenlik politikası olmayacak" başlığıyla duyurduğu haberinde, istekler ile gerçekler arasında 3 ayın bulunduğunu ifade ederek, gazeteci Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından Suudi Arabistan'a silah satışı konusunda iki ülkenin farklı tutum sergilediğini anımsattı.

"Aachen Anlaşması, Fransa'nın egemenliğini tehlikeye soktu"

Fransız tarihçi ve Almanya-Fransa ilişkileri uzmanı Marion Gaillard, 1963'te imzalanan Elysee Anlaşması'yla iki ülke arasındaki ilişki ve iş birliğinin çok yüksek düzeye ulaştığını, bu nedenle yeni bir anlaşmayı imzalamanın gerekli olmadığını belirtti.

Gaillard ayrıca, AB'nin zor zamanlar geçirdiği bu günlerde bu yeni anlaşmanın siyasi bir amaç güttüğünü ifade etti.

Fransa'daki bazı uzmanlar ise Aachen Anlaşması'nın Fransa'nın egemenliğini tehlikeye soktuğunu ve birçok açıdan Fransa Anayasasına aykırı olduğunu savunuyor.

Gazeteci yazar Alfred Grosser, Paussauer Neuen Presse gazetesine yaptığı açıklamada, Merkel'in Macron'un reform önerilerini kabul etmesi durumunda Avrupa'nın iyi duruma geleceğini belirterek, "Aachen Anlaşması birçok yeni fırsat sunuyor." dedi. 

AB temkinli, NATO memnun

Anlaşmanın imzalanmasının ardından AB ve NATO kanadından farklı tepkiler yükseldi.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa'nın birlik ve dayanışmaya inancının canlanması gerektiğini belirtti.

AB'nin kendi içinde ve dışında çok sayıda muhalifi bulunduğunu ifade eden Tusk, "Avrupa, Paris ve Berlin'den 'dar çerçevedeki iş birliklerinin tüm Avrupa'nın iş birliğine alternatif olmadığı' yönünde açık bir sinyale ihtiyaç duyuyor." diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını bildirerek, anlaşmanın güvenlik ve savunmayla ilgili maddeleri hakkında iki ülkenin NATO müttefiklerine bilgi verdiğini aktardı.

 Öne çıkan maddeler

7 başlıkta 28 maddeden oluşan 16 sayfalık anlaşmada öne çıkan maddeler arasında ilk başlık AB olarak göze çarpıyor.

AB'de alınacak kararlarda iki ülke arasında iş birliğinin derinleştirilmesi ve koordinasyonun sağlanması isteniliyor ve bunun için AB'de düzenlenecek büyük toplantılar öncesinde iki ülke temsilcilerinin istişare yapması ve ortak tutum sergilenmesi için çaba harcanması öngörülüyor.

Güvenlik politikası alanında ise ülkelerden birinin silahlı saldırının hedefi olması halinde diğerinin mümkün olduğu kadar yardımda bulunması anlaşmada yer alıyor. Terörizmle mücadelede birlikte hareket edilmesi isteniyor.

Savunma alanında hedeflenen iş birliği arasında ortak Savunma ve Güvenlik Konseyinin oluşturulması ve silah ihracatına ilişkin ortak yaklaşım geliştirilmesi talep ediliyor.

Dış politika başlığı altında ise dışişleri bakanlıklarının ve diplomatik misyonların iş birliğinin genişletileceği vurgulanırken, "Almanya'nın BMGK'ye daimi üye olarak alınması Alman-Fransız diplomasisinin önceliğidir." ifadesi kullanıldı.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Brüksel Çikolata Fuarı başladı
Brüksel Çikolata Fuarı başladı
Yurt Dışındaki Vatandaşların İşlemlerini Kolaylaşıyor
Yurt Dışındaki Vatandaşların İşlemlerini Kolaylaşıyor
escort mersin kadıköy escort bayan ümraniye escort bayan ataşehir escort bayan escort antalya istanbul escort bayan istanbul escort escort istanbul porno izle