Müslüm Taş
Müslüm Taş
Giriş Tarihi : 07-01-2016 23:35

Gaziantep’e Mektup

Benden sana bir mektup yazmamı istediler. Naçizane halimle elimden geldiğince yazmaya çalıştım. Dilim sürçmüşse af ola. Zaman alıp başını gitmekte, beni götürmese de, peşinden sürüklemekte. Bu şehir kokulu sevgili, şiirlerini siper ettim. Bu gece adına; sonsuz, zamansız cümleler kurdum.

Yaz diyorsun bana Gaziantep’ten yaz. Alabildiğince uçsuz bucaksız yaz ve yazıyorum.

Duvarı, kalesi, kemeri, Naib hamamı, Fevkani kilisesi, her taşı bir ibadet kutsallığında yerleşmiş mimariden, ruhaniyetli, berrak bir şehirden yazıyorum. Yüzleri bin yıllık tarihi anımsatan şehrimin yorgun insanının yüzüne bakarak yazıyorum. Saçlarına ak düşmüş bir dağın engin gerdanından, ağaçlarında kuş yuvaları olan pak bir toprak avuçladım. Hani gıcırdayan merdivenleri tahtadan tırabzanları olan evlerden, her köşe başında bir çeşmesi bulunan, zamana perde perde inen şadırvanlardan yazıyorum. Gözümün uçsuz bucaksız gördüğü ovada güneşin kırılgan ışıklarından, öbek öbek köylerinden yazıyorum. Dedelerimizin bize emanet ederken taşına ve toprağına nurdan şekiller veren izlerinden yazıyorum. Dülük’te gölgesinde oturduğum ağacın ıslak gözlerinden, mistik bir şehrin en yüksek tepesinden ikinci zamanı bağrında gizleyen bu şehirden, her yerde, her köşe başında bir tarihi duvarı ya da bir çeşme başında bu şehre damgasını vurmuş geçmiş zamanlardan yazıyorum. En gizemli aşklarından, geleceği müjdeleyen en ulvi rüyalarından yazıyorum. Ecdadım velveleli bir hayattan sonra, mabetlerinde sükûnetle yatarken, ben sıcak odamda rahat koltuğumdan yazıyorum. Bir sarık bir örtü bir de sandukadan ibaret ölmüş ecdadımın ölümsüz mekanlarından ikinci zamana yazıyorum. Eski sanatkârların her dokunuşta, en eski unsurlardan yeni bir âlem yapan mucizeler yarattığı bu şehirden Ayıntap’tan yazıyorum.

5 bin yıllık bir tarihten yazıyorum, aşkların;  yarı çıplak bedenleri sararak uzanıp gelen tertemiz samimi sevdaların olduğu bir zaman diliminden yazıyorum.

Anlayacağın: Sabahın ilk saatlerinde bu şehrin, dingin havasını içime çekerken, bir an etrafımda zamanın durduğunu bu tarihi mimarinin su sesleriyle beni başka bir zaman akımına alıp götürdüğünü, kare kare geçmiş yaşantının izlerini yaşadığımı yazıyorum. Sana senin duygularınla, benim zamanımdan yazıyorum

‘’Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında;

Yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında.’’

Bu şehir kokulu sevgili,

Milattan öce temeli atılan gözetleme kulesi olan kale ile bir bağ kur aramıza. İpek şallardan bir perde çek zamana. İçine girme zamanın, savur zamansızlık içinde bir tutam yalnızlıktan. Çağırıp durma beni; zaman yalnız akmakta biliyorsun. Ne içinde kalabiliyorum zamanın ne de bir adım dışında. Kendimi bırakmışım sessiz bir zaman akışında. Şuh bir kadın edasında beni tutmakta bu şehir yanında… Bu şehir seni çok özledi, ben de çok özledim seni. Issız ve sessiz bir rüzgarda kokunu gönder bana. Sana sevgilerimle…

MÜSLÜM TAŞ

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 İstanbul Başakşehir 36 18
  • 3 Trabzonspor 35 18
  • 4 Fenerbahçe 34 18
  • 5 Alanyaspor 32 18
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 19
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 21 19
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 18
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Frankfurt Başkonsolosluğunun
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Avrupa Olay Gazetesi 87.Sayı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA