Müslüm Taş
Müslüm Taş
Giriş Tarihi : 07-01-2016 23:36

Gaziantep Tahmis kahvehanesinde onların içinde yalnızdım.

Gaziantep Tahmis kahvehanesinde onların içinde yalnızdım.

Sohbet ediyorduk, kahkahalar atıyor, bazen dalıp geçmişe hüzünle bakıyorduk.

Her şey güzeldi yerli yerindeydi, tepemizdeki ağaçların yapraklarının arasından güneşin sıcaklığı tenimizi okşuyordu.

Kahvelerimizi yudumlarken tahmis kahvehanesinin o eşsiz tarihi dokusunda kayboluyorum. Sancak beyi Mustafa ağa bin Yusuf’un ruhu şad olsun yan tarafındaki tekkeye gelir getirmesi amacıyla 1935-38 yıllarında yapmış olduğu tahmis kahvesi, tarihi kahve sıcaklığıyla bize sunuluyor. Nice sultanlara şairlere mekân olmuş, şiirlere konu olmuş ve yüzyıllardır yapılan sohbetlere kulak misafiri olmuş…

Sultan 4.Muradın Bağdat seferi sırasında uğrak yeri olan tahmis kahvesinin eşsiz lezzetini tattırmış, Mevlevi haneye sırtını dayayan tahmis kahvesi canlı bir organizma gibi güzel şehrimizin nadide mekânlarından…

Tam arkamda bakırı döven çekiç seslerinin ritmine bırakıyorum bedenimi,  köşe başında desen desen işlenmiş bebelerin beşikleri ve genç kızların kalbinin işlendiği çeyiz sandıklarının sergilendiği açık dükkân vitrinlerine hayranlıkla bakarak yaklaşan çekiç seslerine kekik ve nane kokusunu içime çekerek yöneliyorum.  Yorgun bedenleri ile tahta taburelere oturup ince ince nakış nakış Gaziantep’in güzelliklerini, duyguların güzelliğini işleyen bakıra can katan ustaları saatlerce seyre dalıyorum. Kollarıyla yorgun terli alınlarını silerken önündeki bakır parçalarına tarih yazıyorlardı.

Köylerden taze Antep peyniri getirip satan misafirperver sıcak köylülerin arasından geçip tekrar tahmis kahvehanesine yöneliyorum.

Masamdaki kahvenin son telvesine değerken dudaklarım, tarihi değerlerimizi dokusunu bozmadan mükemmel bir ustalıkla sergileyen üstadlara dualar ile…

Onlarca kişiydik eğleniyor sohbet ediyorduk tarihin tam orta yerinde, birden yüreğimin sahibi geldi, onu hiç kimse göremiyordu, duygularımı kucakladı, yüreğimin elinden tuttu ve haydi gidelim diye mırıldandı kalbime.

Coştu yüreğim, mısralar ile yalnız kaldım, kabardı duygularım onlarca kişinin gözünün önünde bulutlar üstünde dolaşıyordum.

 

Ey hasret-keş biçare divane gönlüm

Mahrumiyetin ile nasıl mutlu olurum

 

Yokluğunla kavrulurken deli yüreğim

Bezm-i Safa’da eğlenir mi vücud-u hissim

 

Ey yokluğunu kucakladığım ranam

Hayalinle her daim bak, mesut yüreğim

 

Sen çağırırsın da, sana yol almaz mı kalbim

Bırakıp âlem-i zevki gelmez mi hayalim

 

Farkına vardım ki onların içinde aslında yalnızdım, oysa onlar onlarca kişiydi.

 

HASRET-KEŞ             : Özlemiş, özleyen, hasret çeken.

BEZM-İ SAFA           : Eğlence meclisi, eğlenmek için toplanmak

VÜCUD-U HİSSΠ        : His ile bilinen vücud. Hisse aid vücud, varlık. Duygulu cesed.

 

Müslüm Taş      sairin_gunlugu@hotmail.com

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 İstanbul Başakşehir 36 18
  • 3 Trabzonspor 35 18
  • 4 Fenerbahçe 34 18
  • 5 Alanyaspor 32 18
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 19
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 21 19
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 18
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Frankfurt Başkonsolosluğunun
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Avrupa Olay Gazetesi 87.Sayı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA