Advert
YAZARLIK DERSLERİ 2
Hanifi Akın

YAZARLIK DERSLERİ 2

Bu içerik 2217 kez okundu.
Advert

Bazı yazarlar, yazdıkları eserleri yayınlatmak için her zaman çok hevesli olurlar. Bu durumda olan yazarlar, açlığını çektikleri şeyi tatmanın bile ne kadar acı olabileceğini hiç bilmezler.

Bazı yazarlar da, yazdıkları eserleri belli bir zamana veya belirli bir yaşa kadar yayınlatmayı düşünmezler. Bunlara göre yazılan eseri yayınlatmak, özgürlüğü kısıtlamak ve insanların fikirlerini önemsemeye başlamaya yönelik bir girişim olur. Bu durumda, insanlardan iyi şeyler duymak için yazmaya başlanmış olur. İnsanlar arasında tanınma ve kabul görme duygusunun kabarması için yazı yazılmış olur. Oysa yazar, üzerinde bir baskı olmadan yazı yazmalı, başarısız olma ve yeniden yazma sürecini yaşayabilmelidir. Örneğin, Virginia Wolf, ilk romanını yazması dokuz yılını almıştı. Beş ya da altı kez tamamladığını düşündüğü taslaklarla ve bazen en baştan alarak yeniden, yeniden yazmıştı romanını. Uzun zaman almıştı. Oldukça meşakkatli bir süreçti, fakat bu durum ona çok şey öğretmişti. Çünkü yazmayı öğrenen biri olarak, uzun zaman alan bu çalışma çok kıymetli zamanlardı.

Bazı yazar için acemilik dönemi uzun sürebilir. Fakat bu durum, kişinin, yazmayı öğrenmesi sürecini hızlandıracak ve gittikçe artan bir rahatlıkla yazmaya başlayacak, nihayet ‘yazılması çok heyecan verici kitaplar’ ile nitelikli romanları yazacak tecrübeyi kazanması yadsınacak değildi. Artık bir hikâyeyi dilediği şekilde anlatabilme özgürlüğü kazanmış bir duruma gelmiştir. Popüler olma ve zengin olma hayali taşımayabilir.

Bununla birlikte meşhur veya zengin olacağını ümit ederek yazdıklarını bastırmak isteyenler de olabilir.

Bazen de yazarın çok ciddiye almadığı bir eseri, onu çok satan bir yazar haline dönüştürebilir. Çok satan kitapların yazarı olmak, belli özgürlükleri kaybetmesine yol açabilir. Hoşlanmayacağı birçok teklifleri geri çevirme, elde edilen başarının sürekliliğini devam ettirmek için benzer kitap yazması için üzerinde baskı oluşması ve benzeri daha birçok özgürlükleri kısıtlanmış olabilir. Bu baskının neticesinde yazar, ‘bu şekilde yazmaya devam edebilirim’ gibi kendisini hissedebilir. Oysa bu tür baskının olmadığı durumlarda yepyeni ve çok daha farklı alanlara uzanmak, o alanlarda çok güzel yazılar yazabilir. Tabii ki başarısını tekrarlamak, duygusal ve parasal açıdan kolay ve kazançlı olur, fakat bu durum istikrarlı bir yazarın yenilikçi hayallerini nasıl tatmin edebilir ki?!

Toplumsal ve kişisel yeni bir meselenin çözümüne katkı sağlamak, toplumu ilgilendiren veya ilgilendirmeyen farklı bir konuya değinmiş olmak değilse kitap yazmanın ne anlamı olabilir ki?!

Yazarın, kendi kitabını ücret ödemeden yayınlatabilmesi gerçekten mutluluk verici bir durum. Bunun da ötesinde yazdıklarını bizzat kendisinin yayınlatması, hatta arkadaşlarının çalışmalarını da yayınlama yetenekleri geliştirme, sanatsal ve edebi bir ortamın oluşmasına katkıda bulunmak keyif verici bir durum olsa gerek. Bu durum, genç yazarları cesaretlendirme açısından düşünüldüğünde ise toplumda kültürel ve sanatsal değerlerin artmasına büyük bir ivme kazandırması kaçınılmazdır.

Bunun için;

1. Bir yazı yazmak istiyorsanız; bu durumda halka açık bir kahve dükkânı, kütüphane, park gibi bir mekânı bir hafta boyunca düzenli olarak ziyaret edin ve notlar alın. Sadece gözünüze hitap eden şeyleri değil, seslere ve kokulara da dikkat ederek her şeyi kaydedin. Bunun ötesinde anlamsız geldiği için yazmamazlık etmeyin. Ekleyebildiğiniz kadar somut ayrıntı ekleyin. Haftanın sonunda bu gözlemlerinizle uzun bir yazı veya bir şiir yazın. Tuhaf olanı veya çirkin ya da sıradan hepsini bir bütün içinde ele alın.

Elde ettiğiniz bilgileri birkaç sayfalık veya daha fazla uzunca bir yazı yazın. Yerine göre komik, ciddi, hicivli, samimi olun. Sıkıştırılmış bir dil ve güçlü imgelerle yazınızı rahatlıkla yazın.

2. Her ailenin komik hikâyeleri vardır. Örneğin, televizyon almaya gidip de elinde bilgisayarla dönen bir kişiyi veya gülmekten içtiği süt burnundan çıkan bir kişi gibi. Kendi ailenizde yaşanan komik bir olayı alın ve bunu bölümler halinde yazın.

Okurun o atmosfere girmesini, o anı hissetmesini sağlayın. Hatta başarabiliyorsanız kahkahalarla gülmesine imkân oluşturun.

3. Eğer kitabınızı yayınlatmak konusunda kendinizi dizginleyemiyorsanız yazıcınızla ya da çevrenizdeki bir fotokopiciye giderek yazdıklarınızı kitaplaştırabilirsiniz. Bu yöntem, Rönesans Döneminde çok yaygın bir kitap yayınlatma tarzı idi.

Siz de bu tarz bir şekilde kitabınızı amatörce basıp bu arzunuzu dizginleyebilirsiniz. İnternette de bu konuda size yardımcı olacak birçok site bulabilirsiniz.

 

Hanifi Akın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Arda Turan, yine kadroya alınmadı
Arda Turan, yine kadroya alınmadı
"Almanya seçimden sonra da ajitasyona devam edebilir"