Advert
Hasretin Gücü Olmak
H-Karşıyakalı

Hasretin Gücü Olmak

Bu içerik 852 kez okundu.
Advert

 

Bir yılı daha geride bıraktı ömrümüz. Bir yıl daha yaşlandı. En zor yıllardan birine tanıklık etti ömrümüz. Yaşamak için ne çok öldük öldük dirildik. Ne çok acılara tutundu yürğeğimiz. Hasretlikleri kor bir ateş gibi düştü içimize yitirdiklerimizin. Gün oldu Geceyi gündüz, gündüzü geceye kavuşturmakta ne çok zorlandık değil mi? An oldu ağlamayı unuttuk gözlerimizde. Gün oldu Aylin bebek şahsında sahile vurdu insanlık, gün oldu Miray bebek şahsında insanlık öldürüldü sokak ortasında. Bir yanımızda insanlar öldürülürken, bir yanımızda insanlık ölür oldu. Vicdanlarımız kanatıldı çoğu kez. Ölüler üşüdü sokak ortasında, ölümler üşüdü yaz sıcağında, yüreklerimiz üşüdü. Haziran’da Amed’di günün adı, Temmuz da Suruç, Ekim’de Ankara oldu. Sonra kent kent dolaştı zulüm, yasaksız sokak adı oldu zulmün.

Ne çok ölüyor insanlarımız yaşamak uğruna. Ne çok acı çekiyor insanlarımız sadece ve sadece kendisi olmak için. Kendisi olduğu için, kendisi adına konuştuğu, yazdığı, düş kurduğu, hasret büyütüp, umutlu salıncaklar kurduğu için yarınlara, hiç gitmez oluyor sokağından zulüm, sokağından ölüm. Yorgun, yılgın hayatlara inat, sağır dilsiz yüreklere inat, her mevsimde ölüyor insanlarımız yaşamak için. An demiyor, gün demiyor, yıl demiyor, ne de çok vakitsiz ölümler çalıyor kapısını insanlarımızın. Barış güvencinleri öldürüldü sokak ortasında, Barış elçisi vuruldu sokak ortasında. Biri batısında memleketin, birisi de doğusunda. Biri Hrant’tı, birisi de Tahir. Birisi Agos’u savunup yazarken, birisi de Dört Ayaklı Minerayi savunup konuşurken vuruldu. Doğdukları toprağa aktı kanları. Her birisi bir yarısıydı kalbimizin. Her birisi bir atar damarıydı bu kadim halkların. Sınırların ötesinden gelip sınırların ötesine geçti savaş. Kanlı ve kirli bir savaş. Zulüm getirip zulüm ekiyor taşına toprağına bu savaş. Halkına ölüm kusuyor, halkına zulüm.

Zulmü rüzgarlara savuracak gücü bekliyor günler. Dayanmak ve direnmek kavlinden sıyrılıp gelecek o büyük tahammül gücünü bekliyor. Üreten gücü, yaratan gücü, değişen ve değiştiren gücü bekliyor. Umudun gücü, hasretin gücü, rüzgarların gücüdür değiştirecek olan beklenen günde. “Umutsuz olmamak gerekir” diyor içimizdeki ses. “Uyanacak ve gelecek vakti geldiğinde o güç” diyor. Bunun için birilerimiz ışık olmalıyız, birilerimiz ses. Birilerimiz türkü söylemeli, birilerimiz şiir yazmalı, kitap okumalıyız. Birilerimiz yüreğini katmalı, birilerimiz gönlünü vermeli. Birilerimiz omuzuna yaslanacak duvar olmalı, birilerimiz arayıp bulmalıyız sahipsiz mezar da olsa. Birilerimiz şu meydanlarda gümbür gümbür ses olmalı, birilerimiz güç olmalı. Kısacası yumruk olmalıyız yüreğimizle kimi zaman, kimi zaman yürek olmalıyız yumruğumuzla. İlle de umutlu olmalıyız. Mutlu olmanın başka yolu yok.

Bir yılı daha geride bıraktı ömrümüz. Bir yıl daha takvim yapraklarını çevirir oldu ömrümüzde. Özgürlüklere giden yolda bir adım, özlemlere kavuşmada bir kazanım, direngen yaşamamızın yaşanılır bir yılı olması dileğiyle yeni yılınız kutlu olsun. Savaşsız, sömürüsüz bir dünyada yaşamak, sınırların olmadığı bir dünya da yaşamak özleminde yaşanacak bir yıl olarak düşsün ömrümüze.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Türkiye, Almanya ve Avrupa’nın entegre bir parçasıdır"
Siemens CEO'su Joe Kaeser,
Siemens CEO'su Joe Kaeser, "Çöldeki Davos"a katılmayacak