Advert
Advert
İŞ AŞKI
Selma Acar

İŞ AŞKI

Bu içerik 2032 kez okundu.
Advert

 

 

İş yaşamında mesleğini hakkıyla yapabilmek kadar sevmek de çok önem taşır. İnsanın mesleğini sevmeden verimli ve de mutlu çalışabileceğini sanmıyorum. Mesleğini sevmeden icra eden bir insan, bunu ancak vazife bilinci ile mecburiyet gibi hissederek yerine getirir ki o da her zaman sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.

 

Bir doktoru ele alalım. Doktorluk insana şans eseri verilen bir ünvan değildir. Mutlaka bir emek ve uzun yıllar çalışıp didinmenin ardından bu ünvanı hak edebiliyor. Yani bu durumda kendi iradesi ile bu mesleği seçmiş oluyor. Peki mesleğini sevmeyen doktorlar bile isteye bu işe girmişken neden sonradan fikir değiştirip doktorluktan soğuyorlar ki? Bir çok kişisel veya toplumsal sebebi olabilir bunun tabi.Fakat bazen sevmediği mesleği seçerek işe başlamak bazen de çalıştıkça soğumak neden kamuya olumsuz yansımak zorunda? Bunu önlemenin bir yolu yok mu acaba? Örnek verdiğimiz mesleklerden biri olan doktorlukta bu durumun sonuçları çok ciddi sorunlara yol açıyor.İşini sevmeyen doktorlar insan sağlığını tehlikeye atıyorlar. Hastalar bazen yanlış tedavi görüyor, bazen kötü muameleye maruz kalıyor, sırf ilgisizlik yüzünden… Bunlar hep üzülerek karşılaştığım olaylar. Bir de işini severek yapan doktorlar ile karşılaştığınızda işin boyutu öyle değişiyor ki! Sağlığınızı ona teslim ederken güven içinde hissediyorsunuz. Artık doktorunuz sağlığınızı gözü kapalı emanet edebileceğiniz sadık bir dost haline geliyor. İnsan dostuna nasıl güvenir de rahat ederse, mesleğini seven doktoruyla iletişim kurarken de öyle hisseder.

 

Doktorlarla örneklendirdiğim meslek aşkı başka iş alanlarında da kendini gösterir. Nereye gidersek gidelim, hangi sektör olursa olsun, işini severek yapan biri ile sevmeyen biri arasında çok fark oluyor. Bunu iletişim kurduğumuzda çok net hissederiz.Peki bunların yaşanmasını önlemek için ne yapmalı? Bu konuda iş yaşamına atılmak üzere çalışan gençlerimizin ebeveynlerine büyük görev düşüyor. Çocuğuna iyi bir hayat kazanması için gereken desteği vermeli, üzerindeki baskıyı azaltmalıdır. Hangi iş alanında yeteneği olduğunu da keşfederse eğer onun üzerinde çalışmasına yardımcı olarak çocuğuna cesaret vermelidir. Temeli atmak çok önemli, seçim yaparken çok dikkatli olmalı, meslek dallarını yeterince anlayıp ona göre hareket etmelidir. Daha sonra işini icra ederken eğer sevmediğini fark ederse işte bu da büyük şanssızlık olur. Seçimlerimize dikkat etmeliyiz. Özellikle de hayatımızı birinci dereceden etkileyecek kararlar alırken ince eleyip sık dokumalıyız. Geleceğin bizlere neler getireceğini önceden bilemeyiz ama eli boş durarak da beklemek olmayacağı için tedbirimizi alacağız.

 

Unutmayalım ki seçimleri biz yapıyorsak sonuçlarına da ilk başta biz katlanmak zorundayız.Kendi aldığımız bir karar yüzünden mutsuz oluyorsak bunun müsebbibi yalnız ve yalnızca kendi şahsımızdır.Başkalarını suçlamak yerine Yüce Allah’ın verdiği bu güzel aklı ve iradeyi kullanıp O’nun da izni ile doğru yolu seçmeye çalışmalıyız. Atalarımızın da dediği gibi “Her koyun kendi bacağından asılır.” başka koyunun bacağından asıldığını gördünüz mü hiç…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
On sene sonra faizler yükselirse ne olacak?
On sene sonra faizler yükselirse ne olacak?
İtalya'nın kabul etmediği göçmenler İspanya'ya ulaştı
İtalya'nın kabul etmediği göçmenler İspanya'ya ulaştı