Advert
Anılar Bohçası ile Anılar Turu
H-Karşıyakalı

Anılar Bohçası ile Anılar Turu

Bu içerik 31220 kez okundu.
Advert

 

"Dünümüz, Bugünümüz, Yarınımız"

24 yıl geçmiş ilk buluşmanın üzerinden. 24 yıl olmuş Anılara ilk çentik atılmasına. 24 yıl yaşamış insan içindeki anılar. Birike birike 24 yıllık bir dem olmuş anılar. "Anılar hep genç kalır" diyor adı aklıma gelmeyen bir şair mi, bir yazar mı? bilmiyorum. Kim demişse doğru demiş gerçekten. 

Anıları genç kılan aşktır, bir amansız sevdadır, kabına sığmayan sevgidir, ilmik ilmik her soluk alışta, izine her rastlandığında dokunan özlemdir. Şaire dersek "bir inancın yüceliği, bir kavganın güzelliği" der anıları genç kılan. Tüm yaşanmışlıklarımızla, yaşama yaşanan eklediklerimizle Merhaba diyen bir sesin duyulması, bir mesajın gelmesi, bir gülücüğün gözlerde ışıması ile duyulan heyecan, uyanan merak, yüreğin derin derin sevgiyle depreşmesidir anıların genç kalması, hiç yaşlanmaması. 

24 yıllık bir dostluğun, arkadaşlığın, yarenliğin, yoldaşlığın türkü tadında, şiir tadında özlem diliyle yürekten paylaşılması anıları genç kılan. Hesapsız, kitapsız girmek yürürken kol kola. Elini omuzda hissetmek, başını omzuna yaslayabilmek, derdin alıp dermanı olabilmektir anıları genç kılan. 

"Düşü gerçek kılmalı" deriz ya hani çoklukla, "hayalden gerçeğe yürüyeceksin" diye nasihat ederiz ya hani, işte öyle birşey oldu yine bu güzelim ömrümüzde. Düşlerinden kalkarak hayallerinin peşine düşen bir grup güzel insan, Anılara değer veren yürekleri kıpır kıpır insanlar bir davet çağrısı yapmış. Hemde "dostların arasında güneşin sofrasında" buluşalım misali. 24 koca yılı arkalarına alarak bir Anılar Turu düzenleyelim, buluşup her şeyden uzak, anılarla yolculuğa çıkalım demişler. Herşeyden uzak derken, 24 yılı içine alan bir "Anılar Bohçası" ile çıkmak istemişler. 

Beni de davet etmişler. Onlara eşlik etmemi istemişler. Sağolsunlar, var olsunlar, anılar diyarı olsun ömürlerinde. Yazıştık, olur mu, olur. Süpriz olsun diye çıktım yola. Sevincimi, heyecanımı, merakımı, özlemini çekip, efkarımı savurduklarımı çıkın edip herkes gibi, bende düş yorgunu olmayanların arasına katıldım. 

Giderken bir hoş oldum. Çok değişik duygularla boğuşan oldum desem yalan olmaz. Genç kalsa da anılar, oldukça uzun bir zamanda yolculuk ederek Anıl Turu yapmak kolay değil. Ben yaşanan tüm güzel şeylere değer verir, anlam yüklerim kendimce. Yaşamın romantik yanı burada gizlidir. Rosa Lüksemburg'un dediği gibi "Anılara gözlerimizi kapadığımız an hepimiz ölürüz" yoksa. Anılara gözlerimizi kapamadan yaşamanın hem sırrı hemde gücüdür böylesi buluşmalar. Güzel olduğu kadar anlamlı, önemli olduğu kadar değerlidir. 

Beş Avrupa ülkesinden ve bir de Türkiye'den olmak üzere altı ülkeden insanlar gelmişti "bu davet bizim, bu hasret bizim" diyerek. Gelmek aristeyipte gelemeyen, hiç ulaşılamıyan, adları unutulmaya uğramış insanlar da olmuş. "Herşeye rağmen" denilirse Kırk dokuz insan gelip buluştu. 99'la başladıkları yolculuğun ilk adımını 24 yıl sonra 49 ile yeni bir başlangıç yaptılar. Yürek çattı 49'u birden "bu daha başlangıç" diyerek. 

Tarihi bir buluşma, tarihsel değeri ve önemi olan bir buluşma oldu. Anılar yüklü bir buluşma oldu. Kimse "eteklerindeki taşı dökmedi", anılarını paylaştı, anılarını tazeledi. Efkar vardı, hüzün vardı, duygu vardı, sevgisi, sevinci vardı. İlle de heyecan vardı. Özlem vardı, umut vardı. Eksilene sitem vardı, eksiklere selam vardı. Yüreğini yoran vardı. Dilini yüreğinin sesi, duygusunu inancına, kavgasını yaşamına katık eden vardı. Dalıp dalıp giden, gülüp gülüp konuşan vardı gündüzünde gecesinde. Özenle hazırlık yapılmış, "hiç bir şey eksik kalmasin" çabası vardı. En güzeli de tepeden tırnağa özlenmişlik vardı. 24 yıllık yaşanmışlıkların panoraması beyaz perdeden izlenmesiyle birlikte her renkten tam bir "Anılar Cümbüşü" vardı. "Bir yanardağ kalbidir Erkut", "Aç Ağa" Sefer gibi, adına türküler Yakılan, adına şiirler yazılanları da unutmadan türküler, şarkılar söylendi, şiirler okundu. Anılar yadedildi.

Baştan sona her anı gözlemledim. Hiç bir anı kaçırmamaya çalıştım. Yaş hanemizde artan yıllara inat, ağaran, dökülen saçlara inat, yaşlanmayan yürekle, umutla baktım hep. "Dünümüz, Bugünümüz, Yarınımız " demişler davet ederken. Dün bugündü, bugün de yarını kurmak düşü ışıdı. Herkes memnun kaldı, herkes mutlu oldu. Herkes birbirinden güç aldı. Birbirinin bir parça yüreğine dokundu. Herkes kendini kattı. Nostalji değil, romantizm yaşandı. Kutsiye Bozoklar bir şiirinde "Sıkı tut korkunun soluğunu avuçlarında. Bak yiğitlik sevdaya bir adımlık yol. Yaşamak direnmektir yangın yüreklim, Biz ki, yaşamaktan hiç korkmamışız. Ve yalnız bizlere hastır yaşadım diyebilmek" diyor ya hani, işte bize has olanca yaşamak güzelliği. 

Heyecanlı, sevinçli her buluşmanın birde hüzünlü ayrılık anı vardır. Ayrılıklar hep hüzünlüdür. İşte gelip çattı yine o an. Elveda değil, Hoşça kalın dostlarım derken ve yolculukta yalnız düşünce payına tüm yaşanmışlıklarımıza gülümseyerek bakar bakar hüzünler dolar içine. Bir yanın eksik kalır. 

Emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız. Davetinize Teşekkürler, onure ettiniz. Yeniden görüşmek umuduyla. "Biz bitti demeden, hiç bir şey bitmez!" 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Türkiye, Almanya ve Avrupa’nın entegre bir parçasıdır"
Siemens CEO'su Joe Kaeser,
Siemens CEO'su Joe Kaeser, "Çöldeki Davos"a katılmayacak