Müslüm Taş
Müslüm Taş
Giriş Tarihi : 10-06-2016 11:38

Yarım Kalmış İki Yaşamın Kısa Hikayesi

 

Gecenin karartılarında gezdiğim sokaklarda soğuk dayanılmaz hal aldı. Tam tersi üşüyen yüreğimin gezdiği soğuk donuk geceler yüreğimdeki yangına yenik düşüyor. Öylesi bir yangın ki kalbinde ısınan duyguların damarlarından bütün vücuduna sızıp hücreleri ısıtması. Aynı bir binanın kaloriferi gibi kazan dairesinde yanan odunun kömürün suyu ısıtıp bütün peteklerde dolaşarak odaları ısıtması.


Yüreğim yanıyordu, bu yangın vücudumu ısıtan yangındı parçalayan değil. Ayrılığın hediyesi de değildi. Beklide yıllarca sürecek bir mutluluğun yangını. Adımlarımın soğuk sokakta hızlandığının farkına varmam uzun sürmedi telefondaki titrek ses kalorifer kazanına kömür atan kapıcı gibi duygularımı tetikliyordu, artan kalp atışlarımın sesini karanlık sokağın sessiz sakinleri duymasın diye yalvarıyordum tanrıya. Gecenin karanlık yüzünün yüreğimdeki ateşi söndüreceği korkusuna kapılmamak mümkün değildi. Karanlık sokağın karanlık yüzleri çağırırcasına manav Rüstem’in kapalı kepenklerinin önündeki boş tahta kasa yığınları arasında elinde şarap şişeleri iki gencin yüzlerine bakmaktan korktuğum halde kaş altından dikildiğim iki genç yüz bana binlerce düşünce yükleyiveriyordu.

Yüreğimin derinliklerinde hissettiğim sızı beni birkaç sokak ilerdeki kafenin sıcak sobasının önünde bekleyen heyecanlı sevgili değildi.

Öyle bir ateş ekleniyor ki yüreğimde yanan aşk ateşine. Evet, işte bu ateş parçalıyor bütün bedenimi. Yüzlerine baktığımda pırıl pırıl bir gelecek ile donanmış gencecik yürekler topluma vatana faydalı birer pırıltıydı, beni o karanlık sokaktan alıp götüren. Üniversite sıralarında o iki genç kucaklıyordu geleceği, yaşam dolu bir hikâyenin bütün güzelliklerini hak ediyorlardı gözlerinde gördüğüm gizli pırıltıda. Kim bilir hangi yıkılmış ailenin kırıntıları ya da hangi sokak düzeneğindeki arkadaş çarkları onları o yaşam dolu hikâyenin kenarına iti vermişti. Gencecik bedenleri ile

Yalnızca o güzel yaşam hikâyesini onlar mı kaybediyordu, yoksa bütün toplum mu onları kaybettiği için güzel bir yaşamdan uzaklaşıyordu. Hepimiz kaybediyoruz topluma hizmet edecek iki yüreği kaybettiğimiz için.

Yavaşlayan adımlarımı fark etmiş olmalılar karanlık sokakta kararmakta olan iki pırıl pırıl yüz, soğuktan ellerine yapışan şarap şişesini önlerine duran meyve kasasının üzerinden kavrayarak bana dönüyorlar oturdukları diğer kasayı sürükleyerek. Ciğerlerine çektikleri kalın sigaranın dumanından arta kalın dumanı yüzüme doğru üflerken adımlarım hızlanıyor. Yüreğimin bir yanında yanan ateşin yüreğimi parçalaması, diğer yanında yanan ateşin ise yüreğimi ısıtması beni buruk bir heyecanla sevgilinin beklediği kafenin bulunduğu sokağa kadar sürüklemişti.

Karanlık sokağı karanlık yüzüyle baş başa bırakıp kafenin kapısını yavaşça aralıyorum ama o karanlık sokakta heba olan iki güzel yaşam hayatımın her anında bir soru işreti bırakacaktı.

Gözlerime dikilip dudaklarıma kondurduğu öpücükle yüreğimi ısıtan o ateş in kucağındaydım. Bana sarılıp, beni karanlıktan koruyan parkemi çıkartıp daha önce ayırdığı sobanın en sıcak köşesine oturduk. Masamıza gelen garsondan Orta Avrupa nezaketi ile ıhlamur istemesi. Orta Avrupa ülkelerinde buluşma noktası olarak kullanılan ıhlamur ağaçlarının maneviyatını bilmemden olmalı yüreğim deki o tarifi imkânsız duyguların güzelliğini kat be katladı.

Dışarıda yaşanan karanlık, sessizlik o an onunla bitmişti. Bütün duygular gözlerin içinde tasarlanıp dudaklardan çıkan kelimelerin yoğunluğu ile karanlık sokağın sessizliğini çok gerilerde bırakmıştı. Bazen sessizlik ile bölünen sohbet, yerini göğsüme dayadığı kulağına sevgimi fısıldayan kalbimin atışlarına bırakıyordu.

Bitmesini istemediğimiz bir gecenin o büyülü saatleri geride kalırken tarih kokan o köşe başındaki kafe bir sevda destanının ilk sayfalarını yazmıştı. Mutlulukların ekildiği sevda dolu yüreğimizde gece karanlığında başlayan bu sevda destanının yıllar sonra güneşle öpüşen bir sonbahar güneşinin ışıkları altında ölümün sıcak acısıyla noktalanması yaşadığımız güzel günlerin acıya gebe kaçınılmaz sonu olduğunu kabullenmek kadar acı ne olabilir diki.

Keşke bu destanın yazarını bulup ölümün yüreğimi parçalayan ateşini söndürmesini isteye bilmem mümkün olsaydı. Elinde şarap şişesi sarılan kalın sigaranın dumanını yüreğime üfüren o iki genç yüreği hak ettikleri güzel yaşama yazdırmaya ikna edebilseydim.



Yarım kalmış iki yaşam

Aşkın ve parçalanmış ailelerden kopan karanlığa gebe bırakılan genç yüreklerin kısa destanı


Müslüm Taş

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 İstanbul Başakşehir 36 18
  • 3 Trabzonspor 35 18
  • 4 Fenerbahçe 34 18
  • 5 Alanyaspor 32 18
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 19
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 21 19
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 18
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Frankfurt Başkonsolosluğunun
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Avrupa Olay Gazetesi 87.Sayı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA