Advert
SABRIN SELAMETİNDE ÖZLEMİN SICAKLIĞI
H-Karşıyakalı

SABRIN SELAMETİNDE ÖZLEMİN SICAKLIĞI

Bu içerik 714 kez okundu.
Advert

 

      Acısı sevinciyle bir yılı geride bıraktık. Dört yaşanmış mevsimi, 7 görülmüş iklimi, 365 gün 6 saati ile tamamlanan bir yıl geride kaldı. Kimi yaş koydu yaşının üstüne, kiminin eksildi ömründen…  Ayrılığını, hüznünü, damıta damıta birçok şeyin özlemini yaşatan bir yılı daha ömür ağacının dallarına dilek tutar gibi bağladık. Azıcık eskisek de çokça eksildiğimiz bir yıldı 2016. Kimimize bir Darbe Girişimi'ne tanıklığı yaşattı yıllar sonra, kimimize ikinci kez darbeyi içeride karşılamaya mahkûm etti. Benim gibi, kimimize daha fazlasını. Bugün de sıkıyönetimle tanışmayanlar OHAL ile tanıştı.

      Dünyamızda, bölgemizde, ülkemizde birbirinden bağımsız olmayan her biri birbirini bütünleyen önemli siyasal olayların gelişimine, çokça adres sormayan bombaların patlatılmasına, insanlığını üstüne üstüne adres sormayan kurşunların yağmasına damgasını vurdu geride kalan yıl. En çok gazeteci, yazar, çizer, aydın, akademisyen, vekiller, seçilmişler, memurlar, işinden, aşından, özgürlüğünden oldu bu yıl. En çok TV, Radyo, haber ajansı, basın bu yıl kapatıldı, kimi demokratik kurumların kapısına kilit vuruldu bu yıl. Yarısını içeride, yarısını dışarıda geçirdik biz. Her şeyin yarısı düşer gibi oldu payımıza. Şu dünyada da zorbalığın cümle zulmüne direnmek, yaşatılan acıların olanca şiddetine dayanmak ve gözyaşlarına boğulmadan “asla bir daha” demeden yaşamak inadından vazgeçmemek gibi…

     Yeni olmasına yeni de yılın adı, pek de yenilikler katamadık, veremedik yeni yıla. Darbe girişimi önlendi de OHAL darbesiyle, darbeci zihniyetten kurtulamadık. Darbeden ileri demokrasiye, büyük denecek yenilikleri görünür kılarak, bilince dönüştürerek emanet edemedik yeni yıla. Reina'da yaşanan katliamcı saldırıyla ilk mesajını ilk saatlerinde aldı yeni yıl. İnsanların yaşam tarzlarına yönelik kanlı saldırıyla yılbaşını da zehir ettiler. Zalimin zulmü işte, her tür laneti hak ediyor. Herkesin inancı kendine, herkesin yaşam tarzı kendine güzel…  Herkes birbirine bu anlamda saygı duymalı, hoşgörülü davranmalı. Berlin'de Weinnacht Markt’a (Noel pazarı), İstanbul'da Reina Eğlence Merkezi'ne saldırı insanlık dışı, insanlık suçu, kınamak, lanet okumak yetmiyor. Nerede, ne zaman, nasıl Bir şey olacağı belli olmayan, bir hale soktular güzelim dünyamızı. Kiminin kurşunları adres sormuyor, kiminin bombaları…  Yaşanan bu adressizlikte insan kıyımı, öldürülen her yerde emekçi insanlık...  Yok edilen insanca barış içinde emekçi kardeşliğiyle bir arada yaşam, özgürce düşünme, ifade etme, yazma, çizme hakkı.  Biraz daha eksildi insanlık. Artan acılar, elleri, yürekleri yakan ateş.

      Her yeni yıl, “Gelen, gideni aratır.” gibi oluyor. Çünkü her biri öncekinden kalan ne varsa yeniye taşıyor, sırtına yüklüyor. Ya çaresi ol, ya da çilesi belası gibisinden… Mesela bizim memlekette 2017'ye yeni yıla uzatılan OHAL, çıkartılan KHK'lar, Anayasa değişim taslağı, aranan adalet, yiten huzur, komşunun komşudan şüphesi, kalmayan iş güvencesi, açlık sınırının altında asgari ücret, kiralık işçi büroları (Köle İşçi Büroları demek belki daha doğru)…  Artan işsizlik, iğneden ipliğe gelen zam; yazana, çizene, itirazı olana, suça ortak olmak istemeyene, vekillere, seçilmişlere, sendikacıya kelepçe devredilen miras…  Öyle görülüyor ki güzelim dünyamızda, bir siyasal ikilimde memleketin her şey biraz daha eksilecek. Şair Orhan Veli'nin dediği gibi kaygısız olun, “Her şey sizin için insan kardeşlerim”. Ama bu bir kader değil, değişmeli kaderin. Hayatı üretesin. Makinelerin başına geçip düğmesine basan, bu çarkı çeviren, tekerleği döndüren, kapıları açan, uçağı yapan da süren de sensin. Adalet sende; vicdan, merhamet sende... Sen insansın, insanlık sende. Farkında olmak bütün mesele… Unutma, umut sende.

      Evet, içeride ve dışarıda güzelim ömrümüzün yaş hanesinde acısı sevinci, derdi çilesi, mahpusluğun hasretiyle duvardan duvara, telden tele el sallayıp “elveda” diyerekten bir yılın daha çetelesini tuttuk. Yüreklerimizde sevgi, gözlerimizde sevinç, ellerimizde umutlarla yeni yılın kapısından içeri adımlarımızı attık. Sevdiklerimize sevenlerimize hasretimizi; güzel ve mutlu günlere olan umudumuzu; özgürlüğe, barışa, kardeşliğe tutkumuza; savaşsız sömürüsüz bir dünya düşüyle yeni yıla emanet ediyoruz bir sıcacık merhabayla. Emanete sahip çıkmanın gücü, cesaretiyle yaşamak bizlere düşüyor yeni yılda.

      Ve bizler de yeni yılda daha çok öfkeli umutlar büyütecek, sabrın selametinde özlemin sıcaklığıyla ısınacağız. Daha kaç zemheri geçecek, kaç leylim bahar bilinmez. Ama tükenmez bu sevda, bitmez bu hayat kavgası emeğin. Şair Adnan Yücel'in dediği gibi: “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek…”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Efsane, Amansız Hastalığına Yenik Düştü
Efsane, Amansız Hastalığına Yenik Düştü
May'den 'anlaşmasız Brexit' açıklaması
May'den 'anlaşmasız Brexit' açıklaması