Advert
DÖRT DUVARIN BORCUNU BİTİRELİM Mİ? BİTİRMEYELİM Mİ?
Mehmet Dörtkaş

DÖRT DUVARIN BORCUNU BİTİRELİM Mİ? BİTİRMEYELİM Mİ?

Bu içerik 389 kez okundu.
Advert

Ben bu mesleğe başladığımdan beri müşterilerimize danışmanlık yaparken hep söylerim:" Nerde ikamet ediyorsak, bize orda bir dört duvar lazım."derim.

Ki o zamanlar emlak faizleri yüksek, yatırımlar genelde vatana yönelikti. Tabi kiralar da bugün kü kadar yüksek değildi.

Çoğu vatandaşımızın şimdiye göre daha çok imkani vardı emlak almak için. Tavsiyelerimize uyanlar da oldu uymayanlar da…

Şimdi bunları tartışmanın bir faydası yok; geçmişte  kaldı herşey.

Ama bence ders de almak lazım geçmişten; tarih tekerrür edermiş.

Ben halâ aynı fikirdeyim bu dört duvar konusunda.

Ama şimdi dikkatli bir hesap yapmak gerekiyor; şartlar eskiye göre farklı ve risiko yüksek!

Faizler uygun, emlaklar çok pahalı, kredi şartları zorlaştırıldı…

Finans konusunda eski ile yeniyi karşılaştırdığımızda taksit tutari olarak hemen hemen aynı; o zamanlar emlak fiyatlari uygundu faizler yüksekti; şimdi de tam tersi, bu sefer de bankalar şartları doğal olarak ağırlaştırdılar;mesala itfa (Tilgung) ödemesini yüksek tutmak istiyorlar.

Bu aslında banka için  kâr´dan zarar demektir; ne kadar çok itfa (Tilgung) ödemesi yaparsanız bankaların doğal olarak sizden kazanacağı faiz o kadar çok düşer!

Ve bunu bankalar müşterilerden istiyorlar;bunu bankalar bizim kara kaşımız için istemiyorlardır herhalde;

Birincisi; çünkü ilerde faiz yükselirse borcunuzun çoğu, yaptığınız bu yüksek taksitli anlaşmayla ödenmiş oluyor;fakat itfa (Tilgung) ödemesi Bauspar´a yapılmadıysa veya kredi anlaşmasının yanında faiz garantisi veren bir Bauspar yoksa Taksit ödemeleri yüksek olacaktır.

Yani anlayacagınız faizden kar´ı azaltıyorlar ama risikoyu da azaltıyorlar!

İkincisi; aslında benim en çok önem verdiğim kısım:

 Mukaveleniz en az on sene ve yüksek taksitli olduğu için bu arada başka ek kredi veya başka emlaklar için kredi alma imkanı olmuyor. Sayısal olarak kendinize güvenseniz bile kredi kanununa göre ikinci bir krediyi alamıyorsunuz; zaten bankaların da hedefi bu, yüksek taksit olsunki başka bir kredi alıp da yürüyen krediyi risikoya sokmamak!

Bizim vatandaşlarımıza bu pek uymuyor; biz aslında yatırım yapmayı seviyoruz; bir Alman gibi değiliz ki!

Bu düşük faizlerde neden başka emlaklar almayalım ki!

Veya iyi birikimimiz varsa niye daha güzel bir konut almayalım ki!

Evlatlarımız arkadan yetişiyor, neden onlara kendi konutlarını almayalım ki!

Zaten gurbete gelmemizin sebebi de bunlar değil mi ki?

Daha iyi bir hayat, evlatlarımıza daha güzel imkanlar sunmak, ki onların tekrar vatana dönme  olasiligi çok zayıf!

Yukarda söylediğim "dört duvar"asıl onlara lazım artık!

Yani imkanlar varsa ya da biraz imkanları zorlarsak, neden Almanya´daki fırsatları değerlendirmeyelim ki?

Tabi ki borcumuzu en kısa sürede bitirmeye çalışalım, ama bunu yaparken başka fırsatları kaçırma yalım, borcumuz bize engel değil tam tersi yolumuzu açsın…

Bütün gelirimizi borca endekslemeyelim bence… Birikim de yapalım yanında…

Yani gücümüzü bi yoklayalım, özellikle de şu anda emlak sahibi olanlar!

Ya da kendine güvendigi halde bankalarından ret cevabı alanlar!

Danışın… Sadece bir danışmana değil, birkaç uzman danışmana danışın…

Gücünüzü bi ölçün bakalım…

imkanınızın sınırını bi görün…

Fatih Sultan Mehmet´in dedigi gibi; “imkanın sınırını görmek için, imkansızı denemek lazım.” sözü çok hoşuma gider!

Kalbinizin ferah kalması dileğiyle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Beşiktaş çok iyi bir takım"
Almanya'da koalisyon hükümeti kurma çabaları devam ediyor
Almanya'da koalisyon hükümeti kurma çabaları devam ediyor