Advert
Serbest Meslek Sahiplerine Üvey Evlat Muamelesi
Mehmet Dörtkaş

Serbest Meslek Sahiplerine Üvey Evlat Muamelesi

Bu içerik 345 kez okundu.
Advert

       Kredi Ehliyeti… Gerçekten serbest meslek sahiplerinin kredi alma şansları bir sabit çalışana göre maalesef çok zor, hatta bazen de imkânsız! Bu yazımda neden böyle olduğunu anlatmaya çalışacağım.

        Aslında bunun sebebi biraz da serbest meslek sahibinin kendisidir: Kazancı ya da cirosu çok iyidir, ama bunu vergi denkleştirmesi (Steuererklärung) yaparken giderleri göz önünde bulundurmamıştır, çünkü avantaj olarak birçok giderini vergiden düşebiliyor. Tabii bunu düştüğü zaman da geriye kalan para, serbest meslek sahibinin esas kazancı oluyor. Bankaların da hesaplamalarında kullandıkları kısım da budur.

       Müşterilerimizden “Ben ayda su kadar para kazanıyorum.“ sözünü çok duyuyorum. Cironuz çok yüksek olabilir. Ancak giderler düşüldüğü zaman, (tabi vergiden de tasarruf sağladığımızı düşünerek ki bu gayet doğal hakkımızdır ama) sonunda kalan net kazanç azalıyor. Oysaki ciromuz gerçekte en az üç- dört misli! İşte burada Serbest meslek sahibi kişilerin muhasebecileri ile mutlaka sürekli irtibat halinde olmaları lazımdır. Güya vergiden tasarruf edelim derken daha kârlı olacak yatırım fırsatlarını kaçırmamalıyız!

        Vergi ve Muhasebe konusunda seminerlere katıldığım ve ben de bir Serbest Meslek sahibi olduğum için; bilgi ve tecrübelerimi seve seve paylaşabilirim. Mesela en zor kredi alan meslek dalı maalesef Gastronomi bölümüdür. Üstelik vatandaşlarımız da bu bölümde çok aktif şekilde çalışıyorlar! Mesela lokanta veya döner dükkânı işletmecisi olan vatandaşlarımızın sayısı oldukça fazla!

      Madem kazancımız iyi, bunu aylık birikimlerle, mesela “Bauspar“ gibi yapılacak mukavelelerle bankaların görebileceği şekilde ispat etmemiz lazım! “Bu sene X Euro kazandım,  ” veya “X Euro para biriktirdim.” Diyorsanız; “Hani nerede? “ derler. Bu soruyu “Kasada veya evde!” diye cevapladınız diyelim.  Problemin başlaması için düğmeye basıldı demektir! Birincisi bankalar bu paranın kaynağını sorar size; gelir-gider hesabınıza bakar! Siz belki bu kapitali müşterilerden aldığınız bahşişlerle biriktirdiniz ama bunu yetkililere ispatlamanız gerekebilir!

       İkincisi bu olay Vergi dairesine otomatik olarak banka tarafından bildirilir ve kontrol edilir! Belki bi sorun çıkmayacaktır ama bu size zaman kaybettirecektir! Mesela bu para bir hesapta aylık olarak biriktirilse daha farklı gözle bakılır! İmkânınıza göre, genelde benim de müşterilerime yaptığım gibi “Bauspar“ yapar birikim yapmasını sağlarım! İmkânı elverdiği ölçüde birikimini istediği miktarda yapabilir! Kötü zamanlarında bir telefonla birikimine aşağı çekebiliyor zaten! Bu arada da zaten kredi alma imkânını sorgulayabiliyorum, ne kadara kadar kredi alabilir veya almalı o hesabı müşterimin önüne koyuyorum!

       Sevgili serbest meslek sahibi olanlar, biz biraz üvey evlat gibiyiz bankalarda! Her zaman bu kriterlerle karsılaşacağız. O yüzden bizim ön hazırlığımızın tam olması gerekir. Unutmayalım ki bazen bu hazırlık bir- iki yıl sürebiliyor. Danışalım; kredi almanın belli bir zamanı var mı? Kredi almadaki kriterler nelerdir?... Gibi soruları bir öğrenelim ki; fırsat yakaladigimizda hazırlıklı olalım.

       Genelde karsılaştığımız sorunlar; vatandaş bir emlak bulmuştur, şartları kendine göre uygundur, ama son iki yıllık vergi denkleştirmesini yapmamıştır. Bunu banka olarak talep edeceğiz ama emlak o kadar durur mu bilemem!  Genelde de bu sorunu sıkça yaşıyoruz, evraklar hazırlanana kadar emlaklar veya fırsatlar kaçıyor. Müşteri ilk defa kredi alma başvurusu yapmıştır, nerden bilsin ki hangi evraklar lazım olacak, bu evrakları nerden isteyecek! Yani güzel bir fırsat yakalamış olan bir müşteri, hiçbir hazırlığı olmadığı için bu fırsatı kaçırma riskini daima taşıyacaktır.

 

        Ben kredi olayını, biraz da araba ehliyetini almaya benzetiyorum: Önce hazırlık yapılır öğrenilir, sürücü kursu ehliyet alabilmesi için belirlenmiş kriterlerin yerine getirilmesini sağlar ve ona göre hazırlarlar, sonra sınava sokarlar! Sınavı kazananınca; belli bir ehliyeti alınca ömür boyu araba kullanma hakkımız oluyor, hatta herhangi bir özel aracı da kullanabiliyoruz, tabii ehliyetimizin sınıfına göre! Kamyon veya tır kullanmak için onun şartlarına göre sınava tutuluyorsunuz! Yani müşterinin isteğine göre hazırlık yapılır ve o kişi sınava sokulur!

        İşte serbest meslek sahiplerinin kredi alması da bu “Ehliyet“ alma olayına çok benziyor. Kişinin durumuna göre kredi sınıfı belirlenir ama tabi bunu uzman birine danışırsa öğrenebilir. Sözgelimi istediği kredi miktarı bir tır ehliyetine eş değerde ise doğal olarak serbest meslek sahibinin ona göre hazırlığının ve imkânının olması lazımdır. Yani önce normal bir B sınıf ehliyetini bir alalım, herhangi bir aracı kullanmaya hak kazanalım, tecrübelenelim ki; kamyon veya tır ehliyeti almamız kolay olsun!

      Müşterilerimizin çoğunun bilmediği gibi, birinci emlağı aldıktan sonra ikinci, üçüncü emlağı almak inanın birincisinden daha kolaydır. Hem müşterilerimiz de tecrübe kazanıyorlar birinci emlakta! Hem de sınavı geçmiş birisi olarak bir ehliyetle iki veya daha fazla araç kullanabiliyoruz değil mi? İyi bir tespit oldu bu, tabii detayları mutlaka bir uzmanla yüz yüze görüşmenizde fayda var!

        İyi bir uzman sizin Kredi Ehliyetinizin sınıfını belirleyecektir. Ya da bir üst sınıfa nasıl geçebileceğinizi size anlatacaktır. Maalesef her şey yazıya dökülmüyor, ben prensip olarak hep yüz yüze görüşmeyi arzu ederim. Yüz yüze görüşüldüğünde daha detaylı konuşabiliyorsunuz; tartışabiliyor ve birlikte çözümler üretebiliyorsunuz.

       Sözün sonuna geldik. Kredi Ehliyeti için mutlaka bir uzmana danışalım. Kazasız belasız günler dilerim. Saygılarımla…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Beşiktaş çok iyi bir takım"
Almanya'da koalisyon hükümeti kurma çabaları devam ediyor
Almanya'da koalisyon hükümeti kurma çabaları devam ediyor