Advert
ENGELLERİ BİRLİKTE KALDIRALIM…
Ayşe Zor

ENGELLERİ BİRLİKTE KALDIRALIM…

Bu içerik 85 kez okundu.
Advert

 

Merhaba Dostlar;

Uzun zamandır sizlerden ayrı kaldık. Bu sefer tatlı bir telaş bu ayrılığı sebebi oldu. Hep bizim minik yavrumuz olarak kalacağını düşündüğümüz oğlum evliliğe doğru ilk adımını attı. Kır düğünü tadında bir nişan töreni ile yavrularımızın yüzüklerini taktık.

Görme engelli bir anne baba olarak bu telaşımızı endişeye dönüştüren korkuyla epey zor zamanlar yaşadığımızı itiraf etmelim sizlere. Ama müstakbel gelinimiz ve ailesi gösterdikleri anlayış, büyük destek, içtenlik ve samimiyet ile bütün engelleri kaldırmamıza yardımcı oldular. Sanki çok uzun yıllardır birbirimizi tanıyormuşuz gibi samimi yaklaştılar bizlere.

Oğlumuz ile önceden tanışan dünürlerimiz bizim hakkımızda bilgi sahip oldukları günden bu yana görme engelimiz hakkında tek bir kelime bile olumsuz ifade sarf etmemişler. Hatta bu duruma hiç değinmemişler bile.

Bu anlayışı toplumun tük kesimlerine yaya bilsek, bu açıdan bakabilsek. Bizlerin de bu toplumun engelsiz fertlerinden hiçbir farkımız olmadığını anlatabilsek insanlara inanıyorum ki hepimiz daha mutlu insanlar haline geleceğiz.

03 Aralık tarihi ‘Dünya Engelliler Günü’, 07-14 Ocak tarihleri arası da ‘Beyaz Baston Görme Engelliler Günü’ olarak kutlanıyor. Dünyada ve ülkemizde farkındalık yaratmak adına kutlanan bu günlerde dilek hep aynı, Bir şeyleri düzeltmek, herkesin için durumları eşitlemek… Peki bu çabalar sorunların çözümü için yeterli oluyor mu?

Ülkemizde engellilerle ilgili sayısal anlamda ciddi bir istatistik yapılmış değil. En yetkili kişi bile yaptığı konuşmada ‘Ülkemizde yaklaşık olarak 10 milyon engelli var’ diyerek kestirme ifadeler kullanıyor.

Konuyu daha detaylı ele alarak, ülkemizde ne kadar engelli var, bunun kaçı görme engelli, kaçı ortopedik, kaçı zihinsel engelli ve bu insanların ne tür sorunlarının olduğunun bir tespiti yapılmalı.

Her alanda eşitsizlikler yaşandığı muhakkak ama işyerlerinde engellilerin karşılaştıkları sorunlar ayrı bir araştırma konusu bence. İş üretmek istersiniz araç vermezler, yardımcı istersiniz vermezler. Hatta ve hatta sizin üniversiteyi bitirdiğinize bile ihtimal vermezler. Fikirleriniz beğenilebilir ama uygulamaya gelince iş, koşturma gerekliliği bahane edilerek engelsiz bir çalışana bu görev devredilir.

Bu kadar engel arasında insanın kendini, insanlar arasındaki yaşam hakkını kullanamaması bir diğer acı. Engellilerin sosyalleşmeleri için daha çok sokağa çıkmaları, alışveriş merkezlerine gitmeleri, tiyatro, sinema gibi etkinliklerde bulunmaları gerekmektedir.

Engelli kişiler daha çok sokağa çıksın deniyor da ancak ulaşımda birtakım sorunlar yaşanılmaktadır. Engelli kartları sadece belediye otobüslerinde geçerli olmaktadır. Dolmuşlara binmek istenildiğine ise, engelli bir kişi minibüse binerken doğal olarak ağır hareket etmekte, tabi böyle olunca da (minibüsler belli süreler çerçevesinde dakikayla çalışmaktalar) şoförler de zamanında son durağa yetişebilmek için engelli kişiyi almak istememekte, görmezlikten gelip hiç durmadan gitmektedir.

Görme engelliler dışarıya çıktıklarında beyaz baston kullanmaktadırlar. Bu bastonlar bizlerin adeta simgesidir. Karşıdan gelen bir kişi beyaz bastonlu birini gördüğünde onun görme engelli olduğunu anlar. Bu bastonlara herkes istediği zaman ulaşamamaktadır. İstenirse bu tür sorunların çözüleceğine inanıyorum, inanmak istiyorum….             

 

Sosyal Hizmet Uzmanı

AYŞE ZOR  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akıllı telefon bağımlılığı akademik başarıyı düşürüyor
Akıllı telefon bağımlılığı akademik başarıyı düşürüyor
Almanya'da ırkçılar sığınmacı çocukların vasiliğini üstlenmek istiyor
Almanya'da ırkçılar sığınmacı çocukların vasiliğini üstlenmek istiyor