Advert
ŞİİRLERİM VE ÖYKÜLERİ
Harika Ufuk

ŞİİRLERİM VE ÖYKÜLERİ

Bu içerik 499 kez okundu.
Advert

 

CAN ÇİÇEĞİM
 

Dalarken gözlerim uzun yollara,
Gönlümün dermanı şimdi nerdesin?
Hasret koydun beni saran kollara,
Kalbimin fermanı şimdi nerdesin?

Seninle mehtapta gezdim gezeli,
Gecelere küstüm dünya güzeli,
Bağlıyım gönülden sevdam ezeli,
Canımın cananı şimdi nerdesin?

Harika aşkımın üstüne yemin,
Yaz güneşi gibi yakıyor demin,
Senden koku almış gülle yasemin,
Ömrümün her anı şimdi nerdesin?

 

       Ayşe ile Mehmet birbirlerini çok seven iki gençtir. Ailelerinden gizli mektuplaşmaktadırlar, herkes uyuduktan sonra köyden uzakta büyük çınarın altında buluşup mehtapta el ele gezmektedirler. Günler günleri, haftalar haftaları kovalar. İkisi de evlenmeye can atmaktadırlar.

         Ancak güneydoğuda bir köyde yaşayan bu gençlerin aileleri arasında kan davası vardır. Mehmet Ayşe’ye kavuşmak için elinden geleni yapmaktadır. Önce annesiyle sonra babasıyla konuşur ve Ayşe ile evlenmek istediğini kesin bir dille anlatır. “Eğer ‘yok’ derseniz buralardan çekip giderim, izimi bile bulamazsınız.” der.

           Mehmet’in ailesi bu duruma çok üzülür. Muhtardan rica ederler. Kan davasından vazgeçmek istediklerini, onların kızını gelin alırlarsa bu işin tatlıya bağlanacağını söylerler.  Köy muhtarının da araya girmesiyle iki aile barıştırılır. Ayşe’ye dünür giderler, kızı babası Mustafa Ağa’dan isterler. Mustafa Ağa aile meclisini toplar, erkek kardeşleri, erkek evlatları ve diğer evli kızlarının kocalarıyla konuşarak kızı Mehmet’e vermeye karar verirler.

       Düğün evine bayrak dikilir. Kurbanlar kesilir; düğün yemekleri pişirilir; davullar, zurnalar çalınır. Komşu köylerden gelen davetlilerin de katılımlarıyla muhteşem bir düğün yapılır. Aileler de çok sevinçlidirler. Hem kan davası bitmiştir hem de birbirine âşık iki genç hayallerindeki yuvayı kurmuşlardır. Herkes çok mutludur.

         Ayşe çok geçmeden hamile kalır ve nur topu gibi bir kız doğurur. Mehmet bahçeye bir fidan ile yanına yasemin çiçeği eker ve kızının adını “Yasemin” koyar. Bir yıl sonra Mehmet ile Ayşe’nin bir kızı daha olur. Mehmet bu kızına da “Gül” adını verir. Kızı için bahçeye bir çam fidanı ile gülfidanı diker.

         Ayşe’ye “Karıcığım, bahçemizdeki bu fidanlara ve çocuklarıma iyi bak, gurbete gidip biraz para kazanayım. Çocuklarımı büyük okullarda okutmak istiyorum.” der. Mehmet hayat koşullarının zorluğundan söz ederek babasından izin alır. Eşi Ayşe’yle iki yavrusunu annesine ve babasına emanet ederek para kazanmak için İstanbul’a gider. Ayşe fidanlara ve çocuklarına gözü gibi bakar. Kızları Gül ve Yasemin’i bağrına basıp koklar. Sanki Gül’de ve Yasemin’de Mehmet’in kokusu vardır.

        Kocası önceleri sık sık mektup yazar Ayşe’ye ama sonra mektuplar kesilir. Ayşe ondan uzun süre haber bekler fakat Mehmet’ten haber gelmez. Mehmet bir kavgaya karışıp hapse düşmüştür. Bu olayı gurur meselesi yaptığı için ailesinden saklamıştır. Ayşe çaresizlik içinde kocasını bekler, çok acı çeker. Mehmet hapisten çıkar. Ailesine yazdığı mektupta İstanbul’da hayal ettiği gibi bir hayat bulamadığını, köyüne döneceğini, eşini ve çocuklarını da çok özlediğini yazar.

          Biriktirdiği paralarla Mahmutpaşa’dan çocuklarına oyuncaklar, ayakkabılar, elbiseler satın alır. Ayşe’ye, annesine ve babasına da çam sakızı çoban armağanı çorap, mendil, iç çamaşırı hediyelerini paket ettirir, özenle valizine yerleştirir. İçi içine sığmamaktadır. Haziranın başında köyüne dönmek üzere sevinç içinde otobüse biner. Maalesef Mehmet’in bindiği otobüs Kayseri yolunda devrilir ve ölenler arasında Mehmet de vardır. Kocasının ölüm haberini Ayşe’den saklarlar. Cenazeyi almak için Mehmet’in babası ve ağabeyleri Kayseri’ye giderler. Kocasını özlemle bekleyen Ayşe de bu şiirdeki sözleri türkü yapıp söyler. Bu şiir Ayşe’nin Mehmet’e olan aşkının ve hasretinin şiiridir.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İngiliz parlamentosunda
İngiliz parlamentosunda "Kaşıkçı" oturumu
Nilüferden esinlenip yapay kalp kapakçığına
Nilüferden esinlenip yapay kalp kapakçığına "yüzey" geliştirdi