Advert
AVRUPA‘DA  KAHVEHANELER...
Kudret Erdem

AVRUPA‘DA KAHVEHANELER...

Bu içerik 156 kez okundu.
Advert

 

Kahvehaneler, toplumsal paylaşımın gerçekleştiği ve geçmişin yâd edildiği kültürel mekanlar olarak Türk insanının yaşamında her zaman önemli bir yer tutmuştur.

Kahvehaneler, her dönemde Türk insanı için birer "kültür mekanı" olarak hizmet vermişlerdir. Geçmiş dönemlerdeki Türk kahvehaneleri, "görgü, kibarlık ve nezaket kurallarına uyulan sosyallik mekanları" olarak ele alınmaktadır. Ayrıca, kahvehaneler, "gerçekte, eğitim, ticaret ve sanat üzerine fikir alışverişi yapılan yer" olarak da görülmektedir.

Ama herşeyden çok bu mekanlarda konuşma kültürü yaşatılır. "Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbab ister kahve bahane" sözü Türk dünyasındaki sohbet geleneğinin önemini açıkca ortaya koymaktadır.

Kahvehaneler, önceleri "eğlence merkezi" olarak görülmüşlerdir. Ancak, daha sonraları bu mekanlarda yoğun olarak şairlerin şiir okudukları, edebi sohbetlerin yapıldığı, din adamlarının devam ettiği ve dinsel içerikli sohbetlerin yoğun olarak gerçekleştirildiği dikkat çekmektedir.

Kahvehanelerin belki de en dikkat çeken özelliği, "sosyalleştirici" bir fonksiyon görmeleridir. Bu mekanda bulunan ve burada aynı maddeyi tüketenler, farklı sosyal kesimlere mensup olsalar da, aynı konular üzerinde tartışabilmektedirler. Bu yönüyle kahvehanelerin, farklı sınıf ve anlayışta olanları bir araya getirmesi ve fikir alış-verişinde bulunulmasına imkan vermesinden dolayı, "diyalog ve hoşgörü merkezleri" olarak görülmesi olanaklı hale gelmektedir.

Bu mekanlara Hayat Mektebi, Halk Üniversitesi gibi isimler veren başka bir millet de bulamazsınız yer yüzünde...

Bu nedenle, biz Türkler dünyanın neresine gidersek gidelim, Türkiye‘de olduğu gibi kahvehanesiz edemeyiz.

Ülkemizde her mahallede olduğu gibi Almanya‘da özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadıkları kentlerde bu kültür yaşatılmakta; hemen hemen her köşede bulunan kıraathaneler, kahvehaneler, ya da Teestubeler bu kültürü yaşatan unsurlar olarak mutlaka gözünüze çarpmaktadır.

Almanya‘da sayılarının 10 binin üzerinde olduğu tahmin edilen, perdeleri genelde isli ve kapalı, jaluzileri indirilmiş veya camları içerisi görünmeyecek şekilde boyanmış çoğu Türk erkeklerin hemen hemen her gün uğradıkları bu mekanlarda neler yaşandığını sadece oraya gidenler bilir.

Kimileri maç seyretmek için, kimileri tavla,okey, batak, king vs. oynamak için tutar kahvehanelerin yolunu.  Kimisinin maksadı ise bedave gazete okumaktır. Orada hükümetler kurulur, hükümetler devrilir, bakanlar değiştirilir. Takımlara takdik verilir. Antrenör ve oyunculara sövülür.   Almanya ve Almanlar eleştirilir. Yapılan çapkınlıklar anlatılır...

Almanlar, Türk kahvehanelerini  eskiden beri uyumu zorlaştıran yerler olarak görseler de; Hasan Ağabeyin yeri, Kırmızı Köşk, Dostlar Kahvehanesi, Dadaşların Yeri, Bizim Kahve vs. gibi değişik adlar altında işletilen kahvehaneler gurbette olmanın yalnızlığını azaltan paylaşımlarla psikolojik tedavi merkezleri olarak denge rolü oynamaktadır aynı zamanda.

Göçün ilk yıllarına raslayan 70‘li 80‘li yıllarda Almanya‘da kahvehanelerin sayıları çok azdı. Bu günkü gibi işsizliğin, vakit öldürmenin ve aileyi ihmal etmenin aynası değildi, kahvehaneler. Tam tersine; memleket, siyaset ve dini konularının rahat bir şekilde tartışıldığı, kahve peykesinde aleme nizam verdikleri (kahvede oturanların ülke ve dünya meseleleri üzerinde görüş ileri sürmeleri ve çözüm üretmeleri) yerlerdi.

O zaman ki kahvehaneler, günümüzdeki gibi "tembelhane" değildi. Bunlar, "halk eğitim merkezleri" gibi fonksiyon üstlenmişlerdi. Büyüklerin nasihat yeri kahvehane iken, karşılıklı tartışmaların yapıldığı mekan da yine kahvehane olmaktaydı.

Türkiye‘de geçirilen tatilin ballandırılarak anlatıldığı kültür, sosyalleşme ve  iletişim merkezleri gibiydi kahvehaneler...  Okumuş, bilgili, kültürlü ve güngörmüş yaşlılara büyük itibar edilir, konuştukları can kulağıyla dinlenirdi..

Kahvelerde radyo sürekli açık tutulur TRT, Türkiye‘nin Sesi Radyosu ve Köln Radyosu hemen her

gün yayın saatleri geldiğinde adeta nefesler tutularak, büyük bir heyacanla dinlenirdi...

Şimdilerde ise kahvehanelerde bu yayınların adı bile anılmıyor.

Almanya‘daki Türk insanının 50 yıllık göç tarihinde her şey gibi kahvehaneler de değişimden payını aldılar.

Hey gidi günler hey...Kim ne derse desin Türkler kahvehanesiz yaşayamaz. ..

 

OKUR SORULARI  VE  CEVAPLARI.

Offenbach’dan Aynur ÇİÇEK

Bağ-Kur,dan 10 yıl karşılığında emekli olabilirmiyim?

SORU;

58 yaşında 3 çocuk annesi ev hanımıyım.Almanya‘da hiç çalışmadım. Borçlanarak emekli olmak için 5400 gün karşılığında Bağ-Kur‘a müracaat ettim. 18.800 Dolar hesap çıkardılar, bu parayı ödeyecek gücüm yok 3.600 gün üzerinden emekli olmam mümkün mü ?

CEVAP;

Merhaba Aynur Hanım. Bağ-Kur‘dan 5.400 gün üzerinden borçlanarak emekli olmanız mümkündür. Ancak sizin istediğiniz 3.600 gün karşılığında emekli olma imkanı sadece SSK‘da geçerli. Bunun için de Türkiye‘de sigortalılık başlangıcınızın olması gerekir. Benim size tavsiyem

Türkiye‘ye gidip SSK‘ya bağlı bir iş yerinde çalışarak bir başlangıç yapın. Daha sonra da 3.600 gün borçlanarak hemen emekli aylığını bağlatmanız mümkündür. En kolayı bu kısa yoldan gitmenizdir. (Önemli Not: Türkiye‘den borçlanarak emekli olmak isteyenlerin bu yılın (2017) sonuna kadar müracaat etmeleri gerekmektedir. 2018 yılından itibaren  günlük ödeyeceğiniz miktar zamlı olacaktır.

Obernburg‘dan  Osman SARI;

Müslüman olan bir kişiden kilise vergisi kesilir mi?

SORU;

54 yaşındayım. İlk defa işsizlik kasasına müracaat ettim. Muamelem bittikten sonra Arbeıtsamt‘dan gelen yazıda bana ödenecek işsizlik paramdan kilise vergisi kesildiğini

görünce şok oldum.  Öğrenmek istediğim, Müslüman olanlardan kilise vergisi kesilir mi?

CEVAP;

Sayın Osman Sarı. Kilise Vergisi, başka dine mensup olan bir  kişiden çalıştığı sürece değil,

yalnızca yardım aldığı zamanlarda kesiliyor. Bu kesinti hiç bir dine mensup olmayanlardan da alınıyor. Konu daha önce Anayasa Mahkemesine kadar gitmiş, mahkeme verdiği kararda, “Çalışanların çoğu kiliseye mensup olduğu sürece, işsiz olanlardan (devletten yardım alanlar…) din ayrımı yapmaksızın kilise vergisi kesilebilir“ yorumu yer vermiştir. Günün birinde kiliseye vergi verenlerin sayısı, vermeyenlerden daha az olursa, bu konu tekrar gündeme gelebilir. Şu an için hukuken yapılacak fazla bir şey bulunmamaktadır.

Sulsbach‘dan Hamide SÖNMEZ

Arbeitsamt‘a Başvuruyu Geç Yaptım Diye Paramı Kesiyorlar.

SORU;

Ben 7 aydan beri işsizim ve işsizlik parası alıyorum. İki hafta önce Arbeitsamt bana bir işyeri gösterdi oraya gidip iş başvurusunda bulunmamı talep etti. Doğrusu işyerini pek gözüm tutmadığı için başvuruda bulunmadım. 4 hafta geçirdikten sonra bana verilen kartı tekrar Arbeitsamt’a gönderdim. Arbeitsamt bu gecikmeden dolayı üç hafta para ödemedi, buna hakları var mı?

CEVAP;

Merhaba Hamide Hanım. İşsizlik parası alabilmenizin koşullarından en önemlisi, işsizlik parası talebinde bulunan kişinin iş piyasasına, yeni bir işte çalışmaya hazır olmasıdır. Siz de işsizlik parası aldığınız için yeni bir işte çalışmaya hazır olmanız gerekir. Size sunulan işyerine geçerli mazeret göstermeden derhal başvuru yapmadığınız ve iş piyasasına hazır bulunmadığınızı belirtmiş olduğunuzdan Arbeitsamt size böyle bir ceza verebilir. Bu durumda verilen cezayı kabul etmekten başka yapabileceğiniz bir şey yok.

 

Lampertheim‘den  Abdurrahman TAŞKESMEZ

Çinli Bir Bayanla Evlenmek İstiyorum.

SORU;

Almanya‘da işci olarak çalışmaktayım. Oturma ve çalışma müsadelerim süresiz. Eşim iki yıl önce vefat etti.  Çinlibir bayanla evlenmek istiyorum. Evleneceğim bayanın on yaşında bir de çocuğu var. Evlenirsem eşimi Almanya‘ya getirebilir miyim ? Eşim Almanya‘ya geldiğinde çalışabilir mi? Bu işlemlerin yasal şartları nelerdir?

CEVAP;

Merhabalar Abdurrahman Bey. Sınırsız oturma ve çalışma hakkınız varsa, aile birleşiminden yararlanma hakkınız da var demektir. Getireceğiniz bayan ve çocuğun Almanya‘da kazanç bakımından geçimlerini sağlayabileceğinizi, yeterli büyüklükte konutunuzun olduğunu garanti ediyorsanız o zaman evleneceğiniz bayanın  çocuğuyla birlikte gelmesi mümkün. Tabi bağlı bulunduğunuz ‘Yabancılar Dairesi‘ Çinli bayanla hangi dilde anlaştığınızı, dolayısıyla sahte evlilik olup olmadığını da araştırabilir. Göç Yasası geregi, gelen bayan sizin çalışma izin statünüze tabi olacağından  bu durumda bir  problem çıkmayacaktır. (Danışmanın Notu: Sayın Taşkesmez, eğer Çince bilmiyorsanız bu çıkmaz sokağa girmeyin derim)

 

Kudret Erdem

Sosyal Danışman ve Gazeteci

64807-Dieburg,Markt 1

Email.Kudret.erdem@web.de

Tel.06071 / 24398

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Arkadaşlarını kazada kaybettiler yeni cihaz ürettiler
Arkadaşlarını kazada kaybettiler yeni cihaz ürettiler
Hollanda'da Denk Partisi'nin AP seçimleri liste başı adayı açıklandı
Hollanda'da Denk Partisi'nin AP seçimleri liste başı adayı açıklandı