Advert
Adım Ayşe’yse Suçlusu Ben miyim?
Ayşe POLAT

Adım Ayşe’yse Suçlusu Ben miyim?

Bu içerik 219 kez okundu.
Advert

 

Almanya’da doğup büyümek bir lüks değil. Asıl önemli olan ırkınız, cinsiniz, cinsiyetiniz. Bu politika her yerde olduğu gibi maalesef Almanya’da da böyle.

Eğer Türk’seniz, isminiz Türk ismi ise istediğiniz kadar notlarınız yüksek olsun, istediğiniz kadar başarılı bir öğrenci olun iş bulma konusu başta olmak üzere sürekli ikinci plandasınız. Bu yüzden çocuklarımızın çoğu ya istemediği bir meslek dalındalar ya da okumaktan yorulmuş olarak en basit işlere yönelmiş durumdalar.

O halde, ‘Adım Ayşe’yse Suçlusu Ben Miyim?’

Tabi ki hayır…

Yani anlatmak istediğim şu ki;

Anne ve babalar olarak çocuklarımıza verdiğimiz isimlerin Türk adı olup olmaması önemli değil, asıl önemli olan onlara vereceğimiz eğitim düzeyinin kalitesi.

Onlara sunacağımız destek, ellerinden tutup, ‘Ben senin her zaman yanındayım ve seninle hep beraber yürüyeceğim’  güvenini verebilmek.

Onlarla beraber tüm zorluklara göğüs germek ve onun her zaman yanında olduğumuzu hissettirmek bizim en büyük görevimiz. Çünkü çocuklarımız burada ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar, ne kadar zeki, başarılı öğrenciler olursa olsunlar maalesef iş bulma konusunda seçim hakkı ilk önce Alman vatandaşlarına veriliyor. Yani Almanlar fırsatı ilk önce kendi çocuklarına sunuyorlar.

Bizim de bu konuda kendimizi geri planda kalmaktan kurtarmamız, bütün olumsuzluklara rağmen, o toplumun gözüne soka soka kendimizi kabullendirmek ve siz ne yaparsanız yapın biz buradayız, bu toplumun birer parçasıyız diyerek kendimizi ve çocuklarımızı birer Türk vatandaşı olarak kabul ettirmek zorundayız.

Peki, Bunu Nasıl Yapacağız?

Her şeyden önce, kendimizi birer bilinçli ebeveyn haline getirerek çocuklarımıza yol gösterici olmalıyız. Ailelerin bu konuda bilinçlenmesi ve her zaman kendini geliştirmesi yeni kanun ve kuralları takip etmesi gerekiyor.

Çeşitli dernekler olsun, Konsolosluklar olsun bu konuda çok güzel çalışmalar yapıyorlar. Bizim de bunları takip ederek daha bilinçli hale gelmemiz bu sayede çocuklarımıza yararlı olmak için donanımlı hale gelmemiz gerekiyor. Düzenleyeceğimiz seminerler, toplantılar ve eğitim programları ile kendimizi eğitmemiz şart.

Alman toplumu bana ne kadar da ‘Sen yabancısın’ dese de, biz kendimizi bu toplumun bir parçası olduğumuzu göstererek, çocuklarımızın da bizim ve parçası olduğumuz bu toplumun geleceği olduğunu kabullendirerek bu işe başlamalıyız.  

Yani burada suç, benim adımın Ayşe olması değil, asıl suç kendimizi bilginin, eğitimin gelişmenin gerisine atmış olmamızdır.

Misafir değil, bu ailenin birer ferdiyiz

Bizler bu ülkeyi kendimize ikinci vatan olarak kabul etmişiz. Misafir değil, bu ailenin birer ferdiyiz. Kendimizi bu ülkede bir arada yaşadığımız bireylere bu toplumun bir parçası olduğumuzu kabul ettirmekten asla vazgeçmeyelim. İkinci sınıf insan muamelesi görmemize izin vermeyelim, bunu ortadan kaldırmak için nerede eksiklerimiz varsa ilk önce onları ortadan kaldırmakla işe başlayalım mesela.

Gramer konusunda mı zayıfız ya da Alman genel kültüründe mi? Öğrenelim o zaman. Bizim onlardan ne eksiğimiz var ki. Bu hiç de o kadar zor değil, biz istersek başaramayacağımız hiçbir şey yok.

Bunun için Ulu Önder Atatürk’ün gençliğe hitabında dile getirdiği eşsiz vecizesini hatırlamak yeterli ; ‘Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur’ .

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türk oyunları dünyanın vazgeçilmezi oldu
Türk oyunları dünyanın vazgeçilmezi oldu
Alman ekonomisi sert bir Brexit için iyi hazırlanmış durumda
Alman ekonomisi sert bir Brexit için iyi hazırlanmış durumda