Advert
PAYLAŞMAK
Selma Acar

PAYLAŞMAK

Bu içerik 405 kez okundu.
Advert

Paylaşmak nedir sahiden? Neyin anlamıdır o?  Nasıl yapılır tanımı? Ben paylaşmanın tadını paylaştığım insanın yüzündeki tebessümden alıyorum. Paylaşmanın tadını bir kere aldın mı artık o senin hayat felsefen haline gelir. Yalnız karşıdaki insanın çıkarcı olmaması gerekiyor. Yoksa bütün bu anın büyüsü bozulur hayal kırıklığına uğrarsın.

Fedakârlıktır paylaşmak… Bazen bir eşyayı paylaşırsın bazen de derdini, mutluluğunu… Bütün bunları içinde insan sevgisi olmadan yapamazsın. En başta Allah’ın rızasını gözetmek tabii en önemlisi de bu. Yaptığın şeyleri Allah rızası için yapıyorsan, mutlaka O herşeyi hakkıyla gören ve bilendir. O’nun için yapılan herşey güzeldir. Bunun adına kısaca iyilik diyoruz. Iyi olmak varsa mayanda. Bunu layıkıyla değerlendirmek lazım diye düşünüyorum.

İnsan sevgisini de paylaşır. Paylaşmak bir nevi dost kazanmaktır. En sevdiğin eşyayı paylaşmak, onun zahirde senin olmadığını kabul etmektir. Dünyada herşey insanoğlu için birer emanet değil mi? Bizim olmayan şeylere bizimmiş gibi hükmetmek ne derece doğru olabilir?

Paylaşmayı bilen insan cimri olmayan insandır. Cimrilik de Allah’ın sevmediği huylardandır. Allah’a yakınlaşmanın yolu tecellisine sahip çıkmak en çok da dua etmektir. Onu zikretmektir. Şah damarımızdan da yakın bize. Bunu hissedebiliyor muyuz acaba? Bu dünya geçici asıl sevgili, asıl dost Yüce Allah. O bize merhamet ediyor, onca yaptığımız şeye rağmen. Kullarını bilmiyor mu sanki, ama yine de şans veriyor bizlere. Bizim imtihanımız da bu işte. Onun istediklerini yaparsak asıl saadete ulaşacağız.

Peki neden bu kadar zor bunu yapmak?  Bilemiyorum. Bu soruyu sorarım kendime hep. Cevap nefis! Nefsimize hâkim olamıyoruz. Hep bizi olmadık yerlerde dürtüyor ve insanca hareket etmemize mani olabiliyor. Onun mayası bencillik, kibir, azgınlık… Kibir ise cennete girmemize engel olacak yegâne şey…  İblis de kibri yüzünden kovulmadı mı? Peki biz hiç mi ders almadık?  Alamadık mı?  İşimize mi gelmedi yoksa?

Hakikaten insanoğlu aciz ve cahil. Rabbimiz bunu Kur’an da söylüyor zaten…  Bize yol göstersin diye indirdiği o yüce kitabı daha elimize aldığımızda huzur buluyoruz. Öyle bir tesiri var bende. Peki içindekiler bize doğru yolu göstermek için yazılmışken biz neden doğru yolu görmek istemiyoruz? İnsan tecrübe etmeden öğrenmiyor doğruyu yanlışı. İlla ki başına birşey gelecek. Sütten ağzı yanacak.  Yoksa sütün sıcak olduğunu bilmesine rağmen içip de yanmaz. Adeta yanmayı bile bile istiyoruz.

Kainattaki herşey belli bir uyum içerisinde çalışıyor. Her şey O’nun idaresinde. Düşünebilen insanlar için çok fazla şey var görülecek. Allah’ü Zülcelal kâinatın heryerine kendi imzasını atmış. Görebilene ne mutlu…  Gözlerdeki perde kalkıp da hakettiğini görebilen insana ne mutlu!  Allah bizleri salih kullardan eylesin.

SELMA

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Beşiktaş çok iyi bir takım"
Almanya'da koalisyon hükümeti kurma çabaları devam ediyor
Almanya'da koalisyon hükümeti kurma çabaları devam ediyor