Advert
Suriye, Savaş ve Kültürel Değerlerin Yok Oluşu
H-Karşıyakalı

Suriye, Savaş ve Kültürel Değerlerin Yok Oluşu

Bu içerik 598 kez okundu.
Advert

Savaştan en çok çocuklar, kadınlar ve genel olarakta yoksul insanlar zarar görür, yaşamlarında onulmaz yaralar açar, onları yaşamsal düzeyde etkiler. Bir savaşın haklı yada haksız yanını tartışmak başka bir şey, bu yanını görmek, buradan bakmak başka bir şey. Sonuçta savaş dediğimiz gerçek, politikanın başka araçlarla, özellikle de askeri araçlarla yürütülmesinden başka bir şey değildir. Politika bir çıkarı, bir sınıfı temsil ediyorsa, savaşı yürütenlerinde onda bir çıkarı söz konusudur. Haklısı haksızı da burada gizlidir. Ama savaşın sonuçlarının en çok kadınları, çocukları ve yoksul, savunmasız insanları vurduğu ve etkilediği de bir o kadar gerçektir.

Bir başka acı gerçek daha var ki, o da savaşın en savunmasız yerde duran, en korunaksız halde olan tarihi mekanlar, yapılar, kültürel değerlerdir. Savaşı yürütenlerin hiç düşünmedikleri, hesap etmedikleri bir durumdur. Belki küçük bir ayrıntı gibi gözüküyor. Ancak, gerçeklerde ayrıntılarda gizlidir.

Savaş, savaş durumu ve yol açtığı sonuçlara bakılırsa tarihi, kültürel yapıların, değerlerin en çok tahrip olduğu görülür. Savaş yaşamış tüm toplumlarda, ülkelerde bunu görmek olasıdır. Yakın zamanın en çarpıcı örneği Irak’tır. Bağdat gibi bir kentin tüm kültürel değerleri, yapıları, tarihi mekanları işgal sürecinde yok edildi. Yakıldı, yıkıldı, yağmalandı.

Bugün bu acı gerçeği Suriye’de yaşanırken görmekteyiz. İki yılı aşkın bir zamandır süren iç savaş kışkırtması sürecinde on binlerce insanın yaşamını yitirdiği yazılıp çiziliyor. Bu elbette önemli. Aynı süreçte 3 milyona yakın bina yerle bir oldu. Suriye’nin 2 milyar değerinde tarihi eserleri ülke dışına kaçırıldı. UNESCO’ya göre 10 müze savaştan olumsuz etkilendi. Bunların 4 tanesi ağır hasar gördü. Biriyse tamamen yıkıldı. Son iki yıl içinde Suriye’de bulunan 36 müzeden 22 tanesinden tarihi eserler kaçırılarak başka yerlere götürüldü, talan edildi, yağmalandı ya da pazarlandı. Halep Emevi Camii, Hazreti Ömer Camii, Dera’nın Busra eş-Şam beldesinde Aziz Sergius Linus ve Bacchus Katedrali, Humus’ta Halid bin Velid Camisi ile Ummu’z-Zunnar Kilisesi ve Şam’daki Hızır Havrası iç savaş kışkırtması ve saldırılarında zarar gördü. Yine İdlib, Dura Europos ve Palmyra müzeleri ve arkeolojik alanlar seri şekilde savaş sırasında talan oldu. Ülkenin UNESCO Dünya Mirası listesindeki 6 alanı Halep Antik Kenti, Bosra Antik Kenti, Şam Antik Kenti, Crac des Chevaliers ve Qal’at Salah El-Din kaleleri ile Çölün Gelini lakaplı antik şehir Palmira; roket, tank ve hafif silahlar nedeniyle ağır hasar gördü. Son olarak Ortadoğu’nun en büyük mozaik koleksiyonunu bulunduğu İdlib’deki Alma Arra Müze’si hasar aldı. 10 kilometre uzunluğu ile ünlü Halep El Medine Çarşısı da yıkık ve harabeye dönmüş durumda. Bu listeyi çoğaltmak olasıdır. Bunlar o ülkenin tarihi zenginlikleri, tarihi ve kültürel yapısı, değerleri, insanlığında ortak mirasıdır.

Suriye toplumunu oluşturan farklı inançtan insanların ibadet yerleri, tarihi Camileri, Türbeleri, Kiliseleri, en kutsal alanları, tarihi yapıları, kültürleri savaşın yarattığı yağma, talan ve yıkımla yok deliyor. Yok edilen, yakılan, yıkılan, bombalanan, silahlarla taranan, talan edilen taş yapılar, duvarlar değil, içinde taşıdığı kültürel değer ve zenginliktir. Suriyelilerin siyasal olduğu kadar tarihi, tarihi olduğu kadar kültürleridir. Suriye’nin insani hazinesidir. İnsanlığında ortak mirası olan bir hazine. Savaşla, işgalle yerle bir edilen dünya üzerindeki her bir tarihi ve kültürel hazine sadece o ülkeyi ve yurttaşlarını değil, bütün bir dünyanın insanlarını ilgilendirir. İnsanlık bu türden yıkımlara, talana, yağma ve yok etme saldırılarına karşı ilgili, duyarlı ve sorumlu olmalıdır.

Suriye’de iç savaş hala sürüyor. Tarihi ve kültürel dokusundaki tahribatlar, yıkımlar ve talan ve yağmalarda. Yerinden yurdundan edilen insanlar yanında, ölen insanları yanında bu coğrafyanın kültürel ve tarihi değerleri, yapıları da yerinden yurdundan edildiği gibi, yok ediliyor. Bununla birlikte yaşanan, yaşatılan kültürel, ahlaki, toplumsal çürüme ve yozlaşmada işin cabası.

Tüm bir insanlık ailesi bu gelişmelere sessiz, ilgisiz, tepkisiz kalmamalı. Bilmiyorum, görmedim, duymadım dememeli. Yağma ve talan savaşlarına, işgal ve yayılmacı savaşlara, halkları, inançları birbirine düşmanlaştıran, kula kulluğu dayatan savaşlara dur demeli. Gökyüzü herkesin, yeryüzü de. Bu dünya herkese yeter. Yeter ki, bunun bilincinde, farkında olalım.

Sözün sonunda Reyhanlı halkının yaşadığı acıları, ölüm acısını paylaşıyor, saldırıyı nefretle kınıyorum. Bu bir halk katliamı, bu bir insanlığa saldırı, bu bir provakasyondur. Sadece Reyhanlı halkına yapılan bir vahşi saldırı değil, bütün bir insanlığa yapılan saldırıdır. İnsanlığın ölüm çığlığını duymak yetmez, bunu durdurmak için insanlığımızı her alanda göstermemiz gerekir. İnsanlık için savaşa dur de, savaşı durdur.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Efsane, Amansız Hastalığına Yenik Düştü
Efsane, Amansız Hastalığına Yenik Düştü
May'den 'anlaşmasız Brexit' açıklaması
May'den 'anlaşmasız Brexit' açıklaması