Harika Ufuk
Harika Ufuk
Giriş Tarihi : 07-01-2016 22:51

HOŞGÖRÜ

Sevgi köprüsünden geçenler bilir, Kalpten kalbe giden yoldur hoşgörü. Dostluk pınarından içenler bilir, Tadına doyulmaz baldır hoşgörü.

Savaşa, kavgaya, kine elveda, Kubbede kalacak güzellik seda, Güvercin uçuran mavi semada, Dostlukta, barışta seldir hoşgörü.

Ne olursa olsun unvanı, sanı, Öteki demeden sevmek insanı, Hayatın en özel, en güzel yanı, Bülbülce şakıyan dildir hoşgörü.

Para, mal mülk, şöhret, güzellik yalan, Faydalı eserler geride kalan, Âlemin gamını, derdini alan Âşığın sazında teldir hoşgörü.

Ailede birlik her işin başı, Anlayışsız olmak gözlerin yaşı, Sevgi, saygı, huzur temelin taşı, Yüreklerde açan güldür hoşgörü.

Anne- baba evin esas direği, Büyüklere saygı dinin gereği, Çocuklara ilgi, sevgi ereği, Şefkatle okşayan eldir hoşgörü.

Vatansever nesil millette inanç, Sağlam bir aile evlatta güvenç, Yetişmiş yavrular babada kıvanç, Yarına uzanan daldır hoşgörü.

Allah sevgisinin içten yakışı, Peygamber yolundan ümmet akışı, Yavrusunu seven anne bakışı, Soğuktan koruyan şaldır hoşgörü.

Mevlana’dan çağrı: Kim olursan gel, Yunus’un gönlünden çağlayan bir sel, Bektaş’tan öğüttür: Dil, el ile bel, Erenlerden esen yeldir hoşgörü.

Güzel hasletlere ulaşan tek tek, Yetime, öksüze, garibe destek, Gurbete düşene olmayan köstek, Gönül mektubunda puldur hoşgörü.

Harika der: Dünya, kahrın çekilmez, Namerdin suyundan bir tas içilmez, Onur önem taşır, asla geçilmez. Hayatta en güzel haldir hoşgörü.

HARİKA UFUK 08.04.2013 ADANA

TC Ufuk Harika

SENSİN TÜRKİYE’M Eşin benzerin yok aziz vatanım, Benim için cennet sensin Türkiye’m. Hayatıma bin bir anlam katanım, Tükenmeyen servet, sensin Türkiye’m.

Sevenlerin sevdan ile tutuşur, Ormanında renkli kuşlar ötüşür, Toprağında türlü nimet yetişir, Harmanda bereket sensin Türkiye’m.

Ulu dağlarının dumanı, sisi, Yamaçlarda sergen çiçeğin süsü, Gülün açılması, bülbülün sesi, Âlemdeki ziynet sensin Türkiye’m.

Havan tertemizdir, suyun güzeldir, Düğünün, derneğin, toyun güzeldir, İnsanların merttir, huyun güzeldir. Sıladaki hasret sensin Türkiye’m.

Tarihe destandır altın çağların, Mümbit toprakların, yeşil bağların, Zengindir denizin, dolu ağların, İlelebet rağbet sensin Türkiye’m.

Ta Orta Asya’ya uzanır yurdun, İmparatorluklar, devletler kurdun, Dosta hep dost oldun, haini vurdun, Bileğimde kuvvet sensin Türkiye’m.

İnsanlığa örnek nişanelerin, Seni candan sever mestanelerin, Dillere destandır efsanelerin, Şirin ile Ferhat sensin Türkiye’m.

Alpaslan düşmanı getirdi dize, Malazgirt zaferi taç ülkemize, Anadolu artık yurt oldu bize, Başarıda hikmet sensin Türkiye’m.

Mevlana’yla kalpten kalbe coşarak, Hacı Bektaş ile dosta koşarak, Yunus ile sevgi dolup taşarak, Ahi evren, sanat sensin Türkiye’m.

Fatih, İstanbul’u ülkeme kattı, Kanuni, yüzlerce zaferi tattı, Barbaros’la haçlı sulara battı, Dünyada cesaret sensin Türkiye’m.

Ülkemin timsali ay ile yıldız, Örnektir cihana ana, oğul, kız, Şimşekte bulunmaz Türklerdeki hız, Yaradan’dan rahmet sensin Türkiye’m.

Türk Bayrağı dalga dalga şanıyla Mehmetçik renk vermiş şehit kanıyla, Kutsaldır vatanım dört bir yanıyla, Atatürk’e hürmet sensin Türkiye’m.

Ateşle çevrilse hep sağın, solun, Şefkatlidir elin, güçlüdür kolun, Mutlu yarınlara açıktır yolun, Doğruluk, adalet sensin Türkiye’m.

Kendinle, herkesle oldun barışık, Hep seni anlattı binlerce âşık, Türkü, mani, ninni, hikâye, koşuk, Erenlerden himmet sensin Türkiye’m.

Harika Türkçe’yle yıkanmış dilim, Heybemdeki nakış, evimde kilim, Cömertlik, güzellik, bilgelik, ilim, Kalemdeki kudret sensin Türkiye’m.

HARİKA UFUK ADANA 4 NİSAN 2013 SAAT: 15.00

 

KASIMLAR AĞLAR ATATÜRK’E

İnsanlar, doğarlar, büyürler, bazen zamanlı bazen zamansız terk ederler dünyayı. Gelir, geçer ama geri döner her mevsim çünkü ölümsüzdür mevsimler… Hayatlar uzun veya kısa da olsa değişmez hiçbiri… Her yıl yeniden aynı sırayla karşımıza çıkarlar. Huyları da değişmez asla.

Kış; hep soğuktur. İliklerimize kadar işleyen soğuklar, yağmurlar, karlar, tipiler, boranlar ile gelir. Soğuklar, insanları ayırmaz aksine bir ocak başında toplanmalarını sağlar. Çıtır çıtır yanıp üzerinde kestane pişirilen sobaların yerini yavaş yavaş kaloriferler, elektrik sobaları, klimalar alsa da işte bu ısıdır ailenin sıcaklığını ve bağlarını güçlendiren…

Hemen arkasından gelen ilkbaharla doğa güzelleşir, ağaçlar ve ruhlar çiçek açar. Yemyeşil kırlarda açan bin bir renkli çiçekler, ötüşen kuşlar yaşamımızı da süsler, çevremizi de… Sebepsiz sevinçlerimiz olur. Her bahar tazelenen aşklar veya yeniden doğan aşklar… İlkbahar; neşedir, canlılıktır, umuttur, doğanın yeniden dirilişidir.

Yaz; özellikle öğrencilerin ve yıl boyu yoğun çalışanların iple çektiği tatildir, denizdir, dinlenmedir. Baharda çiçek açan ağaçların meyveye durma zamanıdır. Tatil, güneş ve denizi çağrıştırsa da sarı sıcaklarda pamuk toplayanların umudur. Yazın çalışıp para kazanarak kışı rahat geçirmektir amaç… Kimilerime ekmeği, kimilerine tatili çağrıştırsa da güzeldir yaz mevsimi.

Yaz biter, sonbahar gelir. Havalar serinler, yağmurlar başlar, göçmen kuşlar terk ederler serinleyen ülkeleri… Sanki doğa hastalanmıştır, yapraklar sararıp dökülmeye başlar, rüzgârlar savururken yaprakları doğanın hüznü insanlara da yansır. Kimse bilmez sonbaharın neden bu kadar hüzünlü bir mevsim olduğunu. Ben biliyorum, sebebini öğrendim 10 Kasım anlattı bana her şeyi…

Sonbahar perişan olurken ilkbahar delişmen genç kızlar gibi süslü püslü, şen şakrak ve hatta kıvrak bir şekilde her yıl hoplaya zıplaya gelir. Mini mini kuzularla çoğalarak, bin bir çeşit çiçeklerlerle, kelebeklerin kanat çırpışlarıyla neşe içinde ve kuş cıvıltıları eşliğinde muhteşem bir orkestranın şefi gibi mağrurdur. Kış, insanları ocak başında topladığı için gururludur. Sevincine şöminede çıtırdayan odunların iştirakiyle mutluluğu ikiye katlanmıştır. Yaz; insanların tatil için iple çektiği güneş, kum, deniz ve bazılarına da sılayı çağrıştırdığı için huzurludur.

Sonbaharın hüznüne kimse ortak olmaz, sanki istemezler geldiğini. Üstelik hep suçlanır Atatürk’ü elimizden aldın diye. Oysa sonbahar yas tutar; büyük kurtarıcının ölüm gününü yüreğinin derinliğinde saklar. Kasım ayı sellere dönüşen yağmurlarıyla ağlar durur. Akarsular başını taştan taşa vurmaktayken kuşlar küser sonbahara “Seninle kalamayız, seninle olamayız.” Derler. Kimse anlamaz derdini kasımların… Ağaçlar saçlarını başlarını yolarken rüzgâr kamçılar acılarını…

Ben Atatürk’ümü çok severim. Sonbaharı da hatta kasımları da çok severim. Atamızı unutmaya, unutturmaya çalışanlara inat en çok direnen mevsimdir güz. Yetmiş dört yıldır gözyaşları dinmedi. Atatürk ölmedi ki ölemez ki! Ne demişti ulu önderimiz: “Benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

Sokrates’in sevdiğim bir sözü vardır: “İnsanların ruhları ölümsüzdür fakat dürüst insanların ruhları hem ölümsüz hem de ilahidir.” İşte bu nedenle sonbahara bırakalım ağlayıp sızlamayı. Bize düşen görevleri unutmayalım, unutturmayalım. Onun bin bir zorluk içinde kurduğu cumhuriyete sahip çıkalım. Kaybettikten sonra değerini anladıklarımızın kervanına yenilerini eklemeyelim. “Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin. “ diyor Atatürk. Başka bir konuşmasında ise: “ Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Benim sizden istediğim şey, yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman da, durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. “ sözleriyle Atatürk’ümüz dinlenmeden onun izinden gitmemiz gerektiğini vurgulamaktadır. “Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sözü kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim.” Sözlerini de politikayla ilgilenen kişilerin kulak ardı etmemesi gerektiğini düşünüyorum.

“Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet, bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur; çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim. “ sözlerini de hepimiz rehber edinmeliyiz. Atatürk; büyüktür, önderdir, unutulması mümkün olmayan kurtarıcıdır. Milletinin gönlünde bu kadar taht kurmuş başka biri yoktur bence…

O halde mevsimleri ve günleri suçlamak yerine önce kendimizi eleştirelim. Bırakalım sonbahar ağlasın, bırakalım sonbahar yasını tutsun Atatürk’ümüzün… Bizler ağlamayalım; öncelikle düşünelim. Atatürk’ü her 10 Kasım’da saygıyla anmanın yanı sıra 74 yıl içinde onu ne kadar anladığımızı muhakeme edelim. Onun ilkelerine ve devrimlerine sahip çıkalım. Cumhuriyet nimettir, onu öpüp başımıza koyalım. Her yıl 10 Kasım’da birbirimize daha çok kenetlenelim. Çoğalarak ulu önderimizin izinden dinlenmeden yola devam edelim. Ne mutlu bizlere ki Mustafa Kemal gibi bir meşalemiz var. Onun açtığı yolda yürümenin gururuyla sesleniyorum: Ne mutlu Atatürk’ü anlayanlara! Ne mutlu Atatürk’ün açtığı aydınlık yolda ilerleyenlere! Atam, dünya durdukça izindeyiz.

HARİKA UFUK ADANA 9 KASIM 2012 SABAH

OSMANİYE GÜZELLEMESİ

Türkiye’min güzide insanlarında gurur, İhtişamlı ve mağrur duruştur Osmaniye. Zengin-fakir fark etmez yuvalardaki huzur, Misafire sofrayı kuruştur Osmaniye.

İlçelerin içinde meşhur Bahçe’nin suyu, Kadirli bambaşkadır, güzeldir bütün huyu, Orta Asya’dan gelen Türkmenlerdendir soyu, Gönülden zenginliği seriştir Osmaniye.

Kaplıcasıyla ünlü Haruniye yöresi, Hastaların şifası, dertlilerin çaresi, Düziçi okulları eğitimin haresi, Cehaleti yurdumdan sürüştür Osmaniye.

Sumbas’ta kuruludur yiğitlerin otağı, Hasanbeyli cömerttir, bereketli toprağı, Ovası, ağaçları, hep yeşildir yaprağı, Cennet köşeleriyle yarıştır Osmaniye.

Eşsiz Toprakkale’yi, mekân tutmuş çok yılan, Efsanelere göre başlarıymış Şahmeran, Öldüğünü duysalar saldırırlarmış o an, Bin bir söylencesiyle vuruştur Osmaniye.

Asırlarca yaşayan uygarlıklar beşiği, Doğu Anadolu’nun batıdaki eşiği, Bayrağın sevdalısı, vatan, millet aşığı, Mertlerin diyarına varıştır Osmaniye.

Harami mekânıymış geçmişte Nur Dağları, İpek yolu geçidi söyler eski çağları, Garipleri doyurur bahçeleri, bağları, Şefkati, merhamete karıştır Osmaniye.

Raziyeler köyünden İmam Köse’nin kızı, Rahime Hatun idi kurtuluşun yıldızı, Yedi Ocak’ta pişman etmişti Fransız’ı, İşgalcilere hesap soruştur Osmaniye.

Kastabala antik kent, kuş cenneti Kırmıtlı, İki yüz çeşit kuşla burası renkli, kutlu, Güzellikleri gören insanlara ne mutlu, Dünyayı sevgi ile sarıştır Osmaniye.

Havası tertemizdir, yumuşaktır iklimi, Keçi kılından olur Karatepe kilimi, Aslantaş kitabesi aydınlatır ilimi. Geçmişten geleceği görüştür Osmaniye.

Harika Toroslarla Karatepe ormanı, Mübarek ekiniyle Çukurova harmanı, Mevsimler değişse de her dem gezme zamanı, Güzelliktir, sevinçtir, barıştır Osmaniye.

Harika Ufuk Adana 14.04.2013

Türkiye Sevdası isimli projeye kaynak oluşturmak için Türkiye genelinde geleneksel olarak tertiplenen 16. Hikmet Okuyar Ödüllü Şiir Yarışması’nda “Osmaniye Güzellemesi” isimli eseriyle 16 Mayıs 2013 tarihinde Türkiye birincisi oldu.

TC Ufuk Harika

AYDIN GÜZELLEMESİ

Kuzeyinde Manisa, İzmir Ege’nin dili; Meltem gibi okşayan yelleri var Aydın’ın. Güneyinde Muğla’yla doğusunda Denizli; Değerli nice komşu illeri var Aydın’ın.

Ömürleri uzatan sağlıklı havası var, Bereketli toprağı, Menderes ovası var, Bitkileri şifalı, her derde devası var, Bağlarında mis kokan gülleri var Aydın’ın.

Heredot âşık olmuş, bambaşka demiş iklim, Gökyüzü masmavidir, yeryüzü yeşil kilim, Dünyada benzersizdir, apayrıdır bu ilim, Defne dalları tutan elleri var Aydın’ın.

Tarım geçim kaynağı, üretimde incidir, Zeytin, incir, kestane ülkemde birincidir, Onu verimli kılan çiftçinin bilincidir. Dünya pazarlarında malları var Aydın’ın.

On dördüncü yüz yılda Aydın adını almış, Evliya Çelebi de buraya hayran kalmış, “Dağlarından akan yağ, ovalarından balmış.” Kibar, nazik, pek tatlı dilleri var Aydın’ın.

Yörük Ali Efe mert, kahramandır bilinir, Adını duyan korkar, yeryüzünden silinir, Heykelini görmeye koşa koşa gelinir. Saygı, sevgi, güzellik selleri var Aydın’ın.

Geçmişe meraklıysan örenlerinde ara, Apollon tapınağı, Karpuzlu, Mastaura… Kuşadası ve Didim turizmde bir numara, Tarihin çağlarında yılları var Aydın’ın.

Nazilli, Karacasu, İncirliova, Çine, Öyle bir yerleşmiş ki yüreğimin içine, Dünya’yı gezip görsen gitsen Asya’ya, Çin’e İnsanlara yön veren yolları var Aydın’ın.

Bozdoğan’la Buharkent, Koçarlı, Sultanhisar, Germencik, Söke ve Köşk, Kuyucak, Yenipazar, On yedi ilçesiyle yurduma ışık saçar, Herkese örnek olan halleri var Aydın’ın.

Yiğitlerin, mertlerin, efelerin otağı, Yörüklerin diyarı, aslanların yatağı, Sanatla sanatçıyla bitmez kültür atağı, Evrene kucak açmış kolları var Aydın’ın.

HARİKA UFUK

Bu şiir Aydın Belediyesinin düzenlemiş olduğu Aydın konulu 1. Şiir yarışmasında 7 Eylül 2013’te Türkiye birincisi olmuştur.

TC Ufuk Harika

OSMANİYE GÜZELLEMESİ

Türkiye’min güzide insanlarında gurur,

İhtişamlı ve mağrur duruştur Osmaniye. Zengin-fakir fark etmez yuvalardaki huzur, Misafire sofrayı kuruştur Osmaniye.

İlçelerin içinde meşhur Bahçe’nin suyu, Kadirli bambaşkadır, güzeldir bütün huyu, Orta Asya’dan gelen Türkmenlerdendir soyu, Gönülden zenginliği seriştir Osmaniye.

Kaplıcasıyla ünlü Haruniye yöresi, Hastaların şifası, dertlilerin çaresi, Düziçi okulları eğitimin haresi, Cehaleti yurdumdan sürüştür Osmaniye.

Sumbas’ta kuruludur yiğitlerin otağı, Hasanbeyli cömerttir, bereketli toprağı, Ovası, ağaçları, hep yeşildir yaprağı, Cennet köşeleriyle yarıştır Osmaniye.

Eşsiz Toprakkale’yi, mekân tutmuş çok yılan, Efsanelere göre başlarıymış Şahmeran, Öldüğünü duysalar saldırırlarmış o an, Bin bir söylencesiyle vuruştur Osmaniye.

Asırlarca yaşayan uygarlıklar beşiği, Doğu Anadolu’nun batıdaki eşiği, Bayrağın sevdalısı, vatan, millet aşığı, Mertlerin diyarına varıştır Osmaniye.

Harami mekânıymış geçmişte Nur Dağları, İpek yolu geçidi söyler eski çağları, Garipleri doyurur bahçeleri, bağları, Şefkati, merhamete karıştır Osmaniye.

Raziyeler köyünden İmam Köse’nin kızı, Rahime Hatun idi kurtuluşun yıldızı, Yedi Ocak’ta pişman etmişti Fransız’ı, İşgalcilere hesap soruştur Osmaniye.

Kastabala antik kent, kuş cenneti Kırmıtlı, İki yüz çeşit kuşla burası renkli, kutlu, Güzellikleri gören insanlara ne mutlu, Dünyayı sevgi ile sarıştır Osmaniye.

Havası tertemizdir, yumuşaktır iklimi, Keçi kılından olur Karatepe kilimi, Aslantaş kitabesi aydınlatır ilimi. Geçmişten geleceği görüştür Osmaniye.

Harika Toroslarla Karatepe ormanı, Mübarek ekiniyle Çukurova harmanı, Mevsimler değişse de her dem gezme zamanı, Güzelliktir, sevinçtir, barıştır Osmaniye.

Harika Ufuk Adana 14.04.2013

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Galatasaray 69 34
  • 2 Medipol Başakşehir 67 34
  • 3 Beşiktaş 65 34
  • 4 Trabzonspor 63 34
  • 5 Yeni Malatyaspor 47 34
  • 6 Fenerbahçe 46 34
  • 7 Antalyaspor 45 34
  • 8 Atiker Konyaspor 44 34
  • 9 Alanyaspor 44 34
  • 10 Kayserispor 41 34
  • 11 Çaykur Rizespor 41 34
  • 12 Sivasspor 41 34
  • 13 MKE Ankaragücü 40 34
  • 14 Kasımpaşa 39 34
  • 15 Göztepe 38 34
  • 16 Bursaspor 37 34
  • 17 BB Erzurumspor 35 34
  • 18 Akhisarspor 27 34
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Frankfurt Başkonsolosluğunun
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Avrupa Olay Gazetesi 87.Sayı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA