Programa, Türkiye Cumhuriyeti Köln Başkonsolosluğu Ataşeleri Rukiye Sancar ve Ferhat Sayın, DİTİB Köln Bölge Birliği Başkanı Adem Onur’un yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, koruyucu aileler ve çok sayıda davetli katıldı.
Konukların girişte çiçeklerle karşılandığı program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'nın Koruyucu Aile Günü dolayısıyla hazırladığı video mesaj katılımcılara izletildi.
"Koruyucu aileler güçlü toplumun en önemli yapı taşlarından biridir"
Video mesajında koruyucu ailelere teşekkür eden Bakan Göktaş, çocuklara sevgi dolu bir yuva sunan ailelerin toplumun geleceğini inşa ettiğini belirterek koruyucu aileliğin önemine dikkat çekti.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi sayesinde koruyucu aile hizmetlerinin uluslararası alanda örnek gösterilen bir modele dönüştüğünü ifade ederek, daha fazla ailenin bu iyilik hareketine katılmasını temenni etti.
“Güçlü aile, güçlü toplumları oluşturur”
DİTİB Köln Bölge Birliği Başkanı Adem Onur’un selamlama konuşmasının ardından Köln Başkonsolosluğu Ataşesi Ferhat Sayın, ailenin milletin en köklü kurumu, devletin ise en sağlam temeli olduğunu belirterek güçlü ailelerin güçlü toplumları oluşturduğunu söyledi.
Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin çocuklara sahip çıkma anlayışının bugün koruyucu aile sistemiyle yaşatıldığını ifade eden Sayın, Almanya'da yaşayan Türk toplumunun güçlü aile yapısıyla bulunduğu ülkeye önemli katkılar sunduğunu vurguladı.
Koruyucu aile olmanın yalnızca bir çocuğun hayatına dokunmak değil, aynı zamanda toplumun geleceğine yatırım yapmak anlamına geldiğini belirten Sayın, daha fazla ailenin bu anlamlı sorumluluğu üstlenmesini temenni etti.
"Koruyucu ailelik, bir çocuğun geleceğini yeniden inşa etmektir"
Programın organizasyonunu gerçekleştiren Köln Başkonsolosluğu Ataşesi Rukiye Sancar ise yaptığı kapsamlı sunumda, Koruyucu Aile Günü'nün 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edildiğini hatırlattı.
Sancar, 2012 yılında Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Gönül Elçileri Projesi sayesinde koruyucu aile konusunda toplumsal farkındalığın önemli ölçüde arttığını belirterek, bugüne kadar binlerce çocuğun sevgi dolu aile ortamına kavuştuğunu söyledi.
Koruyucu aileliğin yalnızca barınma ve bakım hizmeti olmadığını vurgulayan Sancar, psikolog Abraham Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisine değinerek şunları söyledi:
"Bir çocuk için güven, sevgi, aidiyet duygusu ve değer görmek en temel ihtiyaçlardandır. Koruyucu aileler çocuklara yalnızca bir ev değil; güven, umut ve geleceğe yeniden inanma fırsatı sunmaktadır. Koruyucu aile olmak, aslında bir çocuğun hayatını yeniden inşa etmektir."
Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarına da çağrıda bulunan Sancar, koruyucu aile hizmetlerinin daha fazla tanınması ve yaygınlaşması için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Duygusal anların yaşandığı panel
Konuşmaların ardından "Bir Yuva, Bir Umut: Koruyucu Aile Deneyim Paylaşım Paneli" gerçekleştirildi.
Panelde koruyucu aileler, koruyucu aile olmaya nasıl karar verdiklerini, çocuklarla kurdukları ilk bağı, yaşadıkları zorlukları ve bu sürecin ailelerine kattığı manevi değerleri samimi bir dille anlattı. Zaman zaman duygu dolu anların yaşandığı panelde katılımcılar, koruyucu aile olmanın bir çocuğun hayatını değiştirdiği kadar kendi hayatlarını da değiştirdiğini ifade etti.
Program, panelistlere teşekkür edilmesi, katılımcılarla birlikte çekilen toplu hatıra fotoğrafı ve koruyucu ailelerin bir araya geldiği sohbet bölümüyle sona erdi.