Birçok dile çevrilen ve Türk edebiyatının en çok okunan romanları arasında gösterilen "Kürk Mantolu Madonna" eseri, tiyatro, drama ve dansı bir araya getiren anlatımıyla Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında SAMDOB tarafından sahneye taşınıyor.
Rejisörlüğünü Cenk Bıyık'ın üstlendiği iki perdelik eserin bestesi Kıvanç Fındıklı'ya ait. Sahne uyarlaması ve librettosu Ayşe Ceylan imzasını taşıyan eserin orkestra şefliğini Kutay Maktay üstleniyor.
Başkemancılığını Canan Ünal'ın yapacağı eserin koreografisi Arkın Zirek ve Can Tunalı, dekor tasarımı Orhan Açıkgöz, kostüm tasarımı Gülnur Çağlayan Tuluk, dijital tasarımı Aisha Hajiyeva, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz, video projeksiyon tasarımı ise Murat Turgut imzasını taşıyor.
Eserde, Raif Efendi'nin Berlin'de Maria Puder ile yaşadığı derin ilişki üzerinden aşk, yalnızlık ve geç kalmışlık temaları ele alınıyor. Hikaye, anlatıcı Rasim'in aktardığı defter ve sahnede tanık olarak konumlandırılan Sabahattin Ali üzerinden seyirciye aktarılıyor.
Son provaları tamamlanan eser, Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi'nde yarın saat 20.00'deki dünya prömiyerinin ardından 21 Haziran'da yeniden sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
- "Sabahattin Ali'nin ruhuna sadık kalmayı arzu ettim"
Rejisör Cenk Bıyık, AA muhabirine, eserde sanatçı, orkestra ve teknik ekip olmak üzere 100'ü aşkın kişinin görev aldığını söyledi.
Eser için 3 ay çalıştıklarını aktaran Bıyık, romanın son yıllarda Almanya, İngiltere ve ABD başta olmak üzere birçok ülkede yeniden ilgi gördüğünü ve çok satanlar listelerinde yer aldığını dile getirdi.
Eseri sahneye taşırken çok dikkatli ve özenli çalıştıklarını vurgulayan Bıyık, "Ayşe Ceylan'ın metni romana çok sadık kalan, aynı zamanda güncel bir metin. İşin içine Sabahattin Ali'yi de dahil ettik. Aslında sadece onun yazdığı romanı değil, romanın içindeki Sabahattin Ali'yi de görüyoruz. O da sahnede bu hikayeye tanıklık ediyor." dedi.
Dünya prömiyerine hazır olduklarını belirten Bıyık, eserin Samsun Kültür Yolu Festivali'nin açılışında sanatseverlerle buluşacağını, festivale yakışır bir eser ortaya koyduklarını kaydetti.
Ayşe Ceylan ise romanı uzun süre önce okuduğunu, eser için çalışma süreci başladığında metni bu kez sahneye uyarlama gözüyle yeniden ele aldığına dikkati çekerek, "Romana sadık kalmak istedim. Çünkü Sabahattin Ali'nin eserde çok derinlikli bir bakış açısı var. Onu bozmak istemedim. Olaya daha katmanlı yaklaşarak, ilk kez belki de bir eserin librettosu, müzikleri, rejisi ve koreografisi iç içe geçmiş bir yapı olarak sahneye koyuyoruz." dedi.
Ceylan, eserde Raif Efendi'nin Almanya'ya gitmesi, Berlin'de Maria Puder ile tanışması ve Türkiye'ye dönüş sürecinin işlendiğini, Sabahattin Ali'nin de hikayede hem dış göz hem de yazar olarak konumlandırıldığını anlattı.
Türk edebiyatının klasikleşen eserlerinden birini sahneye uyarlamanın sorumluluk gerektirdiğinin altını çizen Ceylan, şunları kaydetti:
"Benim tek bir amacım vardı, bu romanı hiç okumayan biri sahneye koyduğumuz eseri izlediğinde hızlandırılmış bir 'Kürk Mantolu Madonna' izlesin ve belki de çok merak edip gidip romanı alsın, okusun. Eseri bilen insan da bir hayal kırıklığı yaşamaksızın '2 saate böyle bir roman ancak böyle sığdırılabilirdi' duygusuyla buradan ayrılsın. Sabahattin Ali'nin ruhuna sadık kalarak bunu yapmayı çok arzu ettim. İnşallah da öyle olmuştur."
- "Dans, müzik, tiyatro, drama, iç içe"
Besteci Kıvanç Fındıklı da Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Vekili Barış Salcan ile gerçekleştirilen toplantılarda eserin gündeme geldiğini, bestesini yapmasının istenmesinin kendisini mutlu ettiğini söyledi.
Sanatseverlerin ruha hitap edecek her şeyi eserde dinleyeceklerini dile getiren Fındıklı, "Dans, müzik, tiyatro, drama, iç içe. Kesinlikle hiçbirini birbirinden ayırt edebileceğimiz bir durum yok bu eserde. İzleyen herkesin buradan mutlaka ağlayarak çıkacağını düşünüyorum. Çünkü biz her provadan sonra gözlerimiz dolu olarak ayrılıyoruz." ifadelerini kullandı.
Eserde 20'nin üzerindeki müzik arasında özellikle final bölümünün kendisi için ayrı yere sahip olduğunu belirten Fındıklı, yakın zamanda annesini kaybetmesi nedeniyle bu bölümün kendisinde özel bir karşılık bulduğunu anlattı.
Koreograflardan Arkın Zirek ise eserde 15 kişilik bale ekibinin yer aldığına işaret ederek, dansçıların yalnızca belirli bölümlerde icra yapan bir ekip olarak değil, eserin anlatısını destekleyen canlı tablolar şeklinde sahnede bulunduğunu söyledi.
Eserde dijital görsellerden de yararlandıklarını aktaran Zirek, "Sahne önünde bir hayalet perdemiz var. Orada belli dönemleri dijital tablolarla canlandırıyoruz. Bu, hem dekor açısından elimizi kolaylaştırıyor hem de Kürk Mantolu Madonna'nın uluslararası sahnelerde taşınabilir ve ulaşılabilir olması açısından önemli bir hazırlık sağlıyor. Ayrıca LED ekranda da Sabahattin Ali'nin iç dünyasını yansıtıyoruz." diye konuştu.
"Maria Puder" rolüne hayat veren Sezen Alanbay da karakterinin gelgitleri bulunan, oyunculuk açısından zorlayıcı bir kadın olduğunu, Cenk Bıyık ve Ayşe Ceylan ile verimli bir çalışma dönemi geçirdiklerini vurgulayarak, "Özellikle böyle bir rolü oynamak benim için gerçekten zordu ama üstesinden geldiğime inanıyorum. Dilerim seyircilerimiz de çok memnun kalırlar." dedi.
Muhabir:Erkut Kargın / AA