BİYOGRAFİ
Giriş Tarihi : 08-10-2015 09:28   Güncelleme : 08-10-2015 09:28

Atatürk'ü Gören Gözler

Tokat'ta Atatürk Evinde Atatürk'ü Gören Beyefendi Osman Dedeoğlu

Atatürk'ü Gören Gözler

 

                   Yedinci Yeşilırmak Şiir Şöleni için davet edildiğim bu güzel ilimiz Tokat’a ilk gelişimdi. İlk gün şöleni düzenleyen arkadaşlar grup halinde bu şirin ilimizdeki önemli pek çok yeri gezdirdiler. İkinci gün herkes yavaş yavaş dönmeye başladı. Bizim otobüsümüz akşam saatlerinde olduğu için Tokatlı şair, yazar, Kümbet Dergisinin Genel Yayın Yönetmeni, değerli meslektaşım Hasan Akar bizlere ev sahipliği yaptı. Soma’dan şair arkadaşımız Mehmet Metin Baş’ın da otobüsü bizimkinden önce hareket ediyordu ama akşama kadar vaktimiz vardı. Hasan Bey, özel arabasıyla bizi gezdirdi. Zaman zaman eşi Emine Akar Hanım da bizlere eşlik etti.  Tokat’ı gezerken özellikle Atatürk evini görmek istediğimi söyledim. Sağ olsun Hasan Akar Kardeşim beni kırmadı, Atatürk’ün Tokat’a geldiğinde kaldığı eve götürmeyi seve seve kabul etti. Kızım Sena da çok mutlu oldu. Mehmet Metin Baş Kardeşim de…

 

 Atatürk'ün Tokat'a altı defa geldiğini ilk gelişinin 26 Haziran 1919 tarihi olduğunu biliyordum. 28 Ekim 1919 tarihinde ikinci gelişinde Mustafa Kemal Paşa sabahleyin ihtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti'ne uğrayıp görüşmelerde bulunduktan sonra Sivas'a hareket etmiş. Üçüncüsünde 20 Kasım 1919’da Ahmet Fevzi Paşa başkanlığındaki bir heyet ile Tokat'a gelmiş. Tokat’a dördüncü gelmesinde ise 11 Mart 1920 - 16 Mart 1920’de İstanbul'un İngiliz’ler tarafından işgali ve yapılanları protesto için Tokat' ta büyük gösterilerle mitingler yapılmış. Beşinci gelişi 18 Mart 1920’de olmuş. Gazi Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un işgali üzerine Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toparlanması gerektiğini bildirmiş ve Tokat' tan meclise seçilenler belli olmuş. Atatürk’ümüzün İlk beş ziyareti cumhuriyetin ilanından öncesine; Kurtuluş Savaşımızı başlaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması dönemine rastlıyor.  Son gelişi ise 21 Kasım 1931’de Cumhurbaşkanı olarak saat 14.00’te Sivas'tan Tokat' a gelerek Belediye’yi ziyaret etmiş.

 

 

       Atatürk sevdalısı biri olarak bu evde Atatürk’ün bir zamanlar nefes aldığı, oturup kalktığı yerleri göreceğim için sevincimden içim içime sığmıyordu. Dar bir sokağa girdik. Buranın adı Devegörmez imiş. Bu isim bende merak uyandırmıştı ama sokağın darlığını görünce bu ismi koyanlara hak verdim. On metre kadar ilerledikten sonra Hasan Akar Bey, arabayı sağa park etti. İki arabanın yan yana zor geçebileceği kadar dar bir sokaktı. Kahverengi boyalı büyük tahta bir kapı tam karşımdaydı. Pirinç tabelada ise Atatürk’ün Tokat’a geldiğinde kaldığı ev olduğu yazıyordu. Eyvah, o da ne? Tadilat varmış. İşçiler bizim içeri girmemize izin vermediler. O kadar üzüldüm ki anlatamam. İşçileri ikna etmeye çalıştıysam da gezmemizin mümkün olmayacağı şeklinde kati cevap aldım.

 

 

         Kendi aramızda konuşmaya başladık. Yapacağımız bir şey yoktu. Geri dönecektik. İşte tam o sırada adeta sihirli bir gelişme oldu. Elindeki bastona dayanarak ağır ağır yürüyen kasketli, yaşlı bir amca tam karşımızda durdu. Konuşmalarımıza tanık olmuştu. “Ben Atatürk’ü gördüm.” diyince çok heyecanlandım. Atatürk’ün dokunduğu eşyalardan daha önemliydi onu gören kişinin sözleri… O günleri yaşayan canlı bir tanık bulduğum için çok mutlu oldum.

 

“Acaba kendinizi tanıtır mısınız? Atatürk’ü nasıl gördüğünüzü, onunla ilgili anılarınızı anlatır mısınız?” dedim. Anlatmaya başladı:

 

“Adım Osman Dedeoğlu… Seksen sekiz yaşındayım.  Atatürk’ü gördüğümde sanıyorum ki beş- altı yaşlarındaydım.  Burası Mustafa Vasfi Süsoy’un eviydi. Atatürk, Tokat’a geldiğinde hep bu evde kalırmış. Onu ilk gördüğümde bu evin kapısında sandalyede oturuyordu ve yanındakilerle sohbet ediyordu.  Son gördüğümde de eşi Latife Hanım ile beraberdi. Bu evde tartışmaları oldu. Çok üzüldük. Tartışmalarının sebebini merak ettik ama öğrenemedik. Duyduğumuza göre bu tartışmadan sonra boşanmaya karar vermişler. Latife hanım Atatürk’ten pasaport istemiş. Ayrılacakları için Atatürk’e bir suikast düzenlenirse kendini suçlayacaklarını düşünüyormuş. Nitekim Latife Hanım, Atatürk öldükten sonra yurda dönmüş.

         Biz buralarda büyüdük. Buraları iyi bilirim çocukluğumdan beri… Benim babamın evi o zamanlar Kışla Mahallesi’ndeydi. Annemin evi de Devegörmez’deydi. Aşağıda o zamanlar yol yokmuş. Aşağıya yol açılınca bu yola ‘Devegörmez’ demişler. Ben burada yıllar önce sekiz yıl bakkallık yaptım. “ dedi.

 

 

       Atatürk’ün evini gezememiştik ama beş altı yaşlarında bir çocukken Atatürk’ü gören bir amcayla tanışmıştık. Çok mutlu olduk. Osman Dedeoğlu ile bol bol fotoğraf çektirdik. Telefon numaralarımızı verdik. Osman Amca ev telefonunun numarasını verdi. Cep telefonu kullanmıyormuş. Camiye namaza yetişeceği için sohbeti uzatmadık. Osman Amca’nın hayır dualarını alarak oradan ayrıldık. Dilerim Tokat’a tekrar gelirim ve Atatürk’ün evini gezebilirim. Bakarsınız Osman Amca ile tekrar karşılaşırım, kim bilir?

 

 

HARİKA UFUK