EĞİTİM
Giriş Tarihi : 29-11-2019 00:08

EL ALEME DEĞİL AİLE DANIŞMANINA BAŞVURUN

Günümüzde evlilikler neden kısa sürüyor?

EL ALEME DEĞİL AİLE DANIŞMANINA BAŞVURUN

 

 

İstatistiki veriler son yıllarda boşanma oranlarının evlenme oranlarını aştığını gösteriyor. Özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar, ‘İyi günde kötü günde’ diyerek başladıkları evliliklerini çok daha kolay bitirebiliyor.

“Günümüz evlilikler en çok hangi sebeple sona eriyor?

Dava başlıklarına baktığımızda ilk sebebin eşler arasındaki iletişimsizlik olduğunu görüyoruz. Yaşanan bütün sorunların en çok etkileneni çocuklar olmaktadır. Her ne kadar ayrılınca çocuğuma bakarım deseler de çocukların ruhsal ve sosyal yaşamı çok etkilenmektedir.

Çocuklar için en önemli değer aile sevgisidir. Temelinde aile sevgisi bulunan çocuk, gelecekte her yerde bu sevgi çerçevesinde hayatına devam edecektir. Aksi takdirde sokakta sahipsiz ve sorunlu çocukların arasına katılması maalesef ki kaçınılmaz olacaktır.

Artık herkes okuyor, ekonomik özgürlüğü de var, eşler kötü davranış ya da anlaşamıyorsa hemen ayrılık yoluna gidebiliyor. Çünkü eşler birbirlerine karşı bir mecburiyet hissetmiyorlar, bu nedenle artık çocuk için kimse de ilişkisine devam etmiyor. Üstelik bunun en çok çocuğa zarar vereceğini de iyi biliyorlar.

Olayın başına döndüğümüzde evlilik gerçekleşinceye kadar geçen süreçte kalpten geçenler ve sonra sahip olunanlar, çoğu insanın isteyip de ulaşamadığı değerler değil midir?

Hayatın doğal bir parçası olarak görülüp yaşanıyor evlilik. Hayatta var olup devam edebilmenin rotası da evlilik. Birey, insan, adam, kadın olmanın yolu da bir gün evlenmekten, aile kurmaktan, çoluk çocuğa karışmaktan geçiyor.

Toplumsal söylem ve kurallar bu anlamda çok net aslında. Sağlıklı olmak, birey olmak, ‘hayırlı bir evlat’ olmak, mutlu olmak, normal olmak için evlilik en önemli aşamalardan biri. Yani evlendiğiniz zaman, bunların hepsi olabilmek için önemli bir adım atmış oluyorsunuz. Biraz ileri gidersek, sağlıklı, normal, mutlu bir birey olmanın zorunlu yollarından biri evlilik gibi yansıtılıyor bile diyebiliriz.

Peki o zaman insanlar zorla mı evleniyor? Zorla evlendirmenin türlü çeşidini gördüğümüz bir coğrafyada, bu soru elbette çok ironik. Ancak evliliklerin genelde böyle bir zorlama üzerinden gerçekleşmediğini neyse ki söyleyebiliriz. Ama zaten, ortada zorla yaptırılan bir durum olmamasına rağmen, her şey son derece doğal algılanıyor, aksi zaten mümkün ve söz konusu değilmiş gibi yaşanıyor. Yani evlilikte reel bir seçimden söz etmektense, hayatın gidişatı içerisinde, başa gelen olağan ve aksi mümkün mü değil mi pek bilinmeyen bir evresi gibi söz edebiliyoruz belki de.

Tüm bunlara bakınca, her yıl yüzbinlerce insanın evlilik kurumuyla haşır neşir oluşu gayet doğal gözüküyor, öyle değil mi?

Demek ki yüzbinlerce insan bir dolu faktör ve hikâye ile bağlantılı olarak evliliğe bulaşıyor. Burada değindiklerimiz elbette en genel geçer olanlar. İnsanların hikayelerini birebir dinlediğimizde ise, hikayeler çeşitleniyor.

İnsanların eş seçimlerini nasıl yaptıkları, neye göre eş seçtikleri de önemli bir soru aslında. Ama sürecin nasıl yaşandığına bakarsak, belki soruyu başka türlü sormak gerekir. İnsanlar, evlenme kararı aldıktan sonra buna uygun bir eş seçmiyorlar genellikle. İyi ki de seçmiyorlar. Genellikle hali hazırda öyle ya da böyle devam eden bir ilişki ve bir ‘romantik partner’ var mevcutta. Süreç genellikle, bu ilişkinin evrelerinin ne olduğu, bu ilişkinin evlilik aşamasına gelip gelmeyeceği ve evet bu partnerin ‘uygun eş’ olup olmadığı soruları üzerinden yaşanıyor.

Burada nelere bakıyor insanlar? Önce ilişkilerini irdeliyorlar bol bol. Nereden gelip nereye gittiğini, geleceğini nasıl gördüklerini, bugüne kadar hangi ihtiyaçları tatmin ettiğini, ne kadar doyum sağladığını, ne kadar ‘yolunda’ gittiğini, vb sorguluyorlar. Bununla çoğunlukla eş zamanlı olarak da mevcut partneri sorguluyorlar. Kendileri için ne kadar uygun olduğunu, ne kadar sevdiklerini ve sevildiklerini, benzerlik ve farklılıklarını, artılarını ve eksilerini inceliyorlar.

Son olarak tüm sorun yaşayan çiftlere, sorunlarını kendi aralarında konuşarak çözemiyorlarsa yakınlarında bulunan bir uzmandan yardım alabilirler, evliliği kurmak çok zor ve zahmetli iken yıkmak çok kolay hale gelen bu dönemde artık, el aleme değil bir Aile Danışmanına müracaat etmenizi tavsiye ediyorum.

Burada unutulan en önemli değerlerden bir tanesi de Şükür’dür. Allah'a olan inancımızı da her zaman gözden geçirmemiz lazım. İmanımız ne kadar güçlü olursa evliliklerimizde o kadar güçlü ve sağlam olur.

Rabbim tüm çiftlere sağlıklı, huzurlu, mutlu, uzun birlikte yaşayacakları bir ömür nasip etsin inşallah.

Dadel Aile Danışmanı

Mehmet Deniz Fansa