KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 29-11-2019 00:13

Yaşadığım şey anlatmaya değer mi bilmiyorum.

Aşk mıydı değil miydi onu da bilmiyorum. Ergenlik hezeyanları diyelim adına. Yaşadıklarını yaşayamadıklarınla ölçüştürdüğün yıllar işte bilirsin...

Yaşadığım şey anlatmaya değer mi bilmiyorum.


İnsanlara verdiğin değerin kendi kıymetini belirlediğini çok sonra anlarsın.
Ve bilirsin; bazı insanları değer verdikçe tanıdığını, bazı insanlarınsa tanıdıkça değerlendiğini.
Ama en iyi insanların kendi kusurlarını örtmek için başkalarını yama olarak kullandığını öğrenirsin.
Yaşın kadar tecrüben vardır ama tecrübenin işe yaramadığı tek yerin aşk olduğunu tecrübe edecek yere daha ulaşmamışsındır.
Ve aşk kapını çalar bir gün. Belki daha önce de kalbinden vurulmuşsundur ama hiçbiri o kadar tatlı öldürmemiştir seni. İşin kötüsü seversin de o ölümü.
Hayat öyledir çünkü; kimi daha iyi olmak, kimi daha iyi ölmek için yaşar.
Sevdiğini seçtiğini sanırsın ama seçtiğini sevmişsindir aslında.
Çok sonra farkına varırsın.
Fotoğraflarını saklarsın uzun zaman. Ne atabilirsin ne bakabilirsin.
Onlar çekmecende, ‘O’ içinde durur.
Ne git diyebilirsin yaraladığı kalbinden ne de yaranı sarabilirsin.
Yüreğine bir diken gibi batıp durmasını izlersin.
Ayakların gitmek, kalbin durmak ister. Ne gidebilir ne de durabilirsin.
Ne yârden geçebilirsin ne serden. Çıkarıp atamazsın onu acıttığı yerden, vazgeçemezsin katilinden.
Varlığına sığınamadığının yokluğuna sığmaya çalışırsın.
Zaman kanatarak akar. Aklın başına gelir çok sonra. Akılsız günlerine gülüp geçersin.
Biraz eksilmiş ama çokça büyümüşsündür. Sana aşkı bir armağan gibi sunan hayat, unutturur aşk diye sarıldığın tüm yanılgıları.
Yine geçer zaman; bu kez kanatmadan...
Belki yeteri kadar unutamamışsındır onu ama fazla izi de kalmamıştır sende.
Geriye dönüp baktığında sadece anımsarsın. Hatırlarsın demiyorum bak! Anımsarsın...
Ne çok üzmüş ne de çok sevindirmiştir seni.
Sadece acı acı gülümsetip geçmiştir hayatının ona ayırdığın aralığından; verilmese de gocunulmayacak bir selam gibi...
Silik bir ize, hatırlanmayacak bir resme bakar gibi bakmışsındır gözlerine.
Unutacağını bildiğin bir şarkı gibi dinlemişsindir sözlerini.
Ve çok uzun yollar olmuştur ona gitmeyeli. Ama kimse ölmemiştir sonunda.
İşte bu yüzden hatırlamazsın; yalnızca anımsarsın.
‘Şimdi seni anım sarsın’ der, yaşarsın.--

 

Kahraman Tazeoğlu