DÜNYA
Giriş Tarihi : 19-02-2022 15:53   Güncelleme : 19-02-2022 15:55

“Irkçılık bir insanlık hastalığıdır”

Avrupa’da giderek yükselen ırkçılığın milyonlarca Müslüman’ın yaşadığı Almanya için de önemli bir tehlike oluşturmaya devam ettiği bilinen bir gerçektir. Irkçılğın en çok zarar verdiği Almanya’nın bunu en iyi anlayan ülke olması gerekirken, ülkenin gündeminden hiç düşmemesi yabancıların, göçmenlerin, ve Müslümanların haklı olarak endişelerinin artmasına sebeb olmaktadır. Ülkenin tarihinde ırkçı hareketlerin tüm Avrupa’da milyonlarca insanın hayatına malolacak şekilde bir dünya ateşine dönüşmesi tehlikesinin farkına varamayanların Almanya’nın yakın tarihini tekrar tekrar okumasını öneriyoruz.

“Irkçılık bir insanlık hastalığıdır”

 

 

Hanau Saldırısı yaşandığında “ "Irkçılık bir zehirdir, nefret bir zehirdir” diyen dönemin siyasi lideri Angela Merkel tehlikeye en üst düzeyde dikkat çekip, "Bu ülkede yaşayan bizler her birlikte ırkçılığa ve nefrete karşı duracağız" dese de Kassel Valisi Walter Lübcke ırkçılar tarafından katledilmiş çok sayıda cami ve sinagog ırkçılar tarafından kundaklanmıştır. Onyıllar boyunca devam eden ırkçı saldırılar milyonlarca Müslüman‘ın yaşadığı Almanya’da devam ediyor ve Mölln, Solingen, Ludwigshafen ve Hanau Sildsilesine ucu devlete kadar uzanan NSU saldırılarınını da koyunca bu ülkede bir ırkçı kültür yapılanmasının da giderek belleklerde bir siyasi ideoloji haline geldiğini görmekteyiz.

 

Irkçılık öncelikle bir kültürel kodlamadır ve sadece polisisiye tedbirler ile önlenmesi de mümkün değildir. Saldırılar bireysel olarak yakalanıp vicdanların kabul etmediği cezalar alsalar da bir kültürel tedavinin Almanya|da eğitim, din ve sosyolojik olarak uygulanması gerekmektedir. Müslümanları eşit vatandaş olarak görmeyen bir toplum onların inançlarınş da işçi, kaçak, sığınmacı veya en alttakilerin dini olarak görmektedir. Almanya kendi ülkesindeki Müslümanlar ile geniş çaplı bir yüzleşmeye girip Müslümanları yasal ve sosyo-kültürel anlamda kabullenmedikçe ırkçı hareketler yaptıkları ile övünerek sayıları artmaya devam edecktir. Her seçimde oy oranları artan ırkçı odakların yarın Almanya sokaklarını İkinci Dünya Savaşı öncesi döneme çevirdiklerinde  Almanya’da yaşayan hepimiz, belkide insanlık geçmişten ders almadan bir defa daha kaybetmiş olacaktır.

 

Bu vesile ile Hanau kurbanlarının aziz hatıraları önünde derin bir saygı ile eğilerek katilleri ve ideolojik yoldaşlarını bir defa daha lanetleyerek ırkçılığın bir insanlık hastalığı olduğunu buradan ilan ediyoruz.

Sait Özcan

KONAD- Sosyal ve Siyasal Araştırmalar Merkezi Başkanı

 

 

 

 

 

Ökkeş TOYÖkkeş TOY