RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 25-05-2017 23:31   Güncelleme : 25-05-2017 23:57

Türkiye Gündemi, Yeni Anayasa, Uyum süreci ve Türkiye’yi neler bekliyor?

Röportaj konuğumuz, AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu.

Türkiye Gündemi, Yeni Anayasa, Uyum süreci ve Türkiye’yi neler bekliyor?

 

 Anayasa değişikliği ve Türkiye gündemi değerlendirmesinde merak ettiklerimizi sorduk; Görünen çalışmalar, görünmeyen çalışmalar!

Referandum süreci sonrasında yapılacak çalışmalarla ilgili detaylı bilgiler aldığımız Uslu, "Referandum sonrasında öncelikle 6 ay içinde uyum yasaları çıkartacağız. Çalışmalarımıza Hakim ve Savcılar Kurulu üyelerinin belirlenmesiyle başlamış durumdayız. Yapılan düzenleme ile adı değiştirilen ve üye sayısı 22’den 13’e düşürülen Hakim ve Savcılar Kurulunun 7 üyesini Türkiye Büyük Millet Meclisi, 4 üyesini de Cumhurbaşkanımız seçerken 2 doğal üyeden oluştu. Bunlar bilinen görünen çalışmalar. Diğer yandan görünmeyen çalışmalarda gündemimizde. Bu görünmeyen çalışmalar ise Dünya da ve Türkiye de bütün şirketlerin rekabet ortamına sağlıklı uyum sağlayabilmesi için atılımlarında hızlı karar alma süreçleri iyileştiriyor. Bizde buna uyumlu olarak hem Devletimizin karar alma süreçlerini hızlandırıp hem de yatırımcı ve girişimciyi desteklemeye devam edeceğiz.  Türkiye kendi üzerinde oynanan oyunları bozabilmek için hızlı karar alabilmesi ve terörle mücadeleyi etkin bir biçimde devam etmesi gerekiyor" dedi.

 TBMM İdare Amiri Uslu, değiştirilen Anayasanın devleti hantallaştırdığına, bürokrasinin geç ve yavaş hareket ettiğine dikkat çekerken, mevcut düzende zaman zaman Cumhurbaşkanı ve Başbakanların çoğu zaman ters düşüp krizlere yol açtığının altını çizdi.

 Uslu, “Mevcut Anayasada Cumhurbaşkanı hesap vermiyordu oysa yaptığımız yeni Anayasa değişikliği ile hem halka, hem de yargıya hesap vermek durumunda. Yeni düzenleme son derece çağdaş bir yaklaşım. Mevcut düzende Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığı, yazılıp, çizilip, söyleniyordu. 16 Nisan’da yaptığımız Anayasa değişikliği ve uyum süreci gerek Türkiye’ye gerek Dünya’ya bunların bir senaryo olduğunu demokrasiden uzaklaşılmadığını hızlı karar alınması gerektiği ve rahatsızlığın kaynağının da bu olduğu bilinmektedir” dedi.

Kuvvetler Ayrılığı

Yapılan referandum ile Parlamentonun daha etkin ve saygın hale getirildiğini söyleyen Uslu, Anayasadaki kuvvetler ayrılığı ilkesinin çok net şekilde belirlendiğini söyledi.

Uslu sözlerine şöyle devam etti; bu yakın zamanda bazı muhalefet partililerin Ak Parti içinde çatlak yaratmak maksadıyla Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2019 yılı içerisinde nasıl cereyan edeceğini bildiklerini ve bundan dolayı toplumun değerlerini savunan en azından onlarla çatışmayacak ve kendi siyasi görüşlerinden ziyade yelpazenin en sonundaki görüşten bile olsa aday arayışına girdiler ve şimdilerde telaffuz etmeye başladılar" dedi.

Uslu bunu somutlaştırarak bir örnek verdi;  "işte yakın süreçteki Deniz Baykal’ın açıklamalarını hatırlıyorsunuz. Yani bundan böyle hiç kimse ben uzlaşmadan kendi adayımla seçime gideceğim, kendi adayımla mutlaka kazanacağım yaklaşımında olamaz ve olmamalıdır" dedi. Sözlerinin devamında ise özellikle uzlaşmanın önemine değinen Uslu, "tam tersine halkı temsil edecek bir isim üzerinde uzlaşılmalıdır. Bu Anayasa başından sonuna kadar uzlaşmayı öngören ve öte yandan zorunlu kılan düzenlemeleriyle öne çıkan yeni ve özgün bir yaklaşımdır” dedi.

Bu yeni düzenlemelerden ilk öncelik verilen örnekte ise HSK 7 üyesi Ak Parti ile mecliste bulunan partililerden birisi olmak üzere uzlaşma yapıldı. HSK gibi bütün bunların Cumhurbaşkanlığı ve yeni Anayasayla Türkiye’nin bir uzlaşmaya dayalı mekanizma ürettiğine değinen Uslu, bundan da en çok nedense kimi yabancıların rahatsız olduğunun altını çizdi.

 Çelişki yaşıyorlar!

Ak Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, "Yabancılar kendi içlerinde çok ciddi bir çelişki yaşıyor, sınır ötesinden Türkiye’nin içişlerine karışıyorlar. Hem Kara propaganda yapıp hem de Demokrasi diyorlar. Hâlbuki kendi içlerindeki monarşiyi, artan yabancı düşmanlığı ile yükselen ırkçılığı ve bunların yol açtığı çatışmayı görmüyorlar" bizim gerçekten demokrasi değerlerine önem verdiğimizi ve halkın yanında, halkla beraber olduğumuzu göremiyorlar.

Başkanlık sistemine neden bu kadar tepki! Başkanlık sisteminde dünya genelinde neden bu kadar rahatsızlık yaşadık? Sorusuna karşın Sayın Uslu, sözlerine şöyle devam etti; "Dünya genelinde birçok örneği var. ABD, Hollanda, İngiltere, Belçika, İsveç, vs. ayrıca Körfez ve Birleşik Arap Emirlikleri, bunlardan rahatsızlık duyulmuyorsa bizlerden neden rahatsızlık duyuluyor. Ben Sisi’nin darbesinden rahatsız olan tek bir Batılı ülke duymadım. Bilakis herkes yardım yarışına girdi.”

 Neden? Dediğimizde somut açıklamalarda bulunan Uslu; "çünkü artık AB kan kaybediyor ve Türkiye, Orta Doğudan Afrika'ya kadar gücünü yükselerek etkinliğini artırıyor ve bu dış mihraklara korku veriyor, rahatsız ediyor" diyerek örnekler verdi. Yakın süreçte ABD Büyükelçisinin Hürriyet gazetesi ziyaretinde Ahmet Hakan’a anlattığı sözlerin altını çizdi. İşte o büyükelçinin sözleri diyerek devam etti. "Rejimin niteliği bizi hiç ilgilendirmiyor. Önemli olan o rejimin temsil ya da tepe noktasındaki insanların bize yalakalık yapıp yapmadığı ‘’ aynen ifadenin böyle olduğunu sözlerine kattı. Türkiye’nin kendi ayaklarının üzerinde durduğuna Türkiye’yi savunan, etkin aile yaşantısına, değerlere önem veren Türkiye’nin bütünlüğüne, varlığına, bayrağına sahip çıkan güçlü bir Cumhurbaşkanımızın olduğuna bununda yabancı devletlere rahatsızlık verdiğine değindi. Ve kimi Batılı ülkeler sıcak savaşta canını, evini, toprağını kaybeden ve kaybettiren rejimlerde Esed’ten rahatsızlık duymadıklarını belirtti ve sözlerinin devamında somut örnekleriyle devam etti: Ortadoğu'daki kötülüklere örnek verecek olursak işte yanımızda ki Suriye örneği. Neden Esed rejimine ses çıkartılmıyor? Bunları anlayabiliriz  "çünkü gücümüzü siyasi ve milli duruşumuzu hazmedemiyorlar" diyerek bize demokrasi dersi vermeye çalışıyorlar diye demokrasiye vurgu yaptı. Demokrasiden, yasalardan bahsederek bizim içişlerimize karışan devletlerle Türkiye’nin bir NATO üyesi Devleti olduğuna ve NATO üye Devletlerinin görevini unuttuklarını, yerine getirmediklerini hatırlattı. Bu üye Devletlerin sınır ihlali olduğunda birlikte hareket edileceğine ve ortak karar alıp üye Devletlerin sınırlarının korunmasında birlikte hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, NATO görev ve sorumluluğunu unuttu işine geldiği gibi davranmaya başladı. Bize yaptığı yanaşma muamelesi kendi kuruluş amacından uzaklaşmış olması kabul edilemez.

 OHAL uzatılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Polis Devleti mi? Uslu, "polis devleti değiliz lakin ihtiyacımız dâhilinde Türkiye’nin güvenliğini sağlamak zorundayız ve OHAL'i de bu sebeple uzatırız." diyerek sözlerine örneklerle devam ederek "Fransa 6.kez OHAL'i uzattı, Hollanda OHAL ilan etti, Almanya Hamburg’da olan olaylardan dolayı OHAL'i ilan etti. Tüm bu devletlerin OHAL’i ilan ettiklerinde sorun çıkmıyor da biz kendi içimizde güvenliğimiz için OHAL i ilan edersek, uzatırsak mı? Söz konusu oluyor" dedi. Uslu, sözlerinin devamında ise evrensel değerlere, insan haklarına, özgürlüklere değindi ve Türkiye olarak bu evrensel değerlere, insan haklarına, temel özgürlüklere saygı duyduklarını ve bu değerleri savunduklarının altını çizdi. Öte yandan da bu Devletlerin insan haklarına, evrensel değerlere, temel özgürlüklere ne kadar duyarlılıkla uyduklarını sorgulamak gerektiğinin önemine değindi.

Uslu, “Kaldı ki, OHAL bizde Devletin kendi hukukunu koruyor oysa Batı’daki uygulamalara bakıldığında halkın ve gündelik sivil rutine müdahale ediliyor. 

 AB birliği sürecinde ki Türkiye’nin, üyeliğinin askıya alınmasının nedenlerine de kısa değinen Uslu, "AB artık yavaş yavaş kan kaybetmeye başladı. Yükselen, güçlenen Türkiye o ülkelere korku yarattığı gibi sınırlarımızda ki sıcak savaş nedeniyle bu sınırlardaki Irak ve Suriye gibi devletlerle iyi komşuluk yapmamızı da istemiyorlar" dedi.

 Avrupa Olay gazetesine teşekkür ederek son bir mesaj veren Uslu, "Kara propagandalara uyulmaması, hızlı karar alama, uyum süreciyle, yeni yapılanmayla Türkiye’nin yanında olunması gerektiğini sözlerine kattı. Tüm okurlara saygı ve selamlarını iletti"

Hülya ÖZKOYUNCU-KKTC Avrupa Olay Gazetesi Medya Danışmanı