DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Sevgi ERDOĞAN AKYÜZ
Sevgi ERDOĞAN AKYÜZ
Giriş Tarihi : 12-01-2020 14:16

İpek Yolu'nda bir mola...

 

Geçen hafta sizlerle çorbanın hikayesine dokunmuştuk.

Sıcacık bir mutluluk olarak herkesin içini ısıtsın diye, özellikle kış aylarında, şehrin belli noktalarında küçük küçük çorba stantları kurulabilir diye de eklemiştik.

Aslında hiç de zor değil çorba pişirmek; dünyanın en kolay işi aslında sıcak su, biraz tuz, biraz sebze, biraz et, hepsi bu kadar.

Çorba insanlık tarihi kadar eski bir sofra geleneği, tüm insanlığı birleştirebilecek kadar da güçlü bir kültür.

Türk kültüründe de ikinci yüzyıla kadar uzanıyor; bilinen ilk yoğurtlu, hamurlu, kesme çorbası olarak.

1330 yılında incelenen bir Çince yemek kitabında çorbaya rastlanırken, Hindistan'da ‘Tutmaj’ olarak biliniyor.

Hitit döneminde buğday, soğan, bezelye, nohut, mercimek et le karıştırılarak sulu bir yemek şeklinde yapılırken, Antik Yunan'da ise ağırlıklı olarak bezelye, börülce ve yine etle birlikte karşımıza çıkıyor.

Osmanlı döneminde de çorbanın yeri muazzam; saray mutfağının baş tacı ve olmazsa olamazı.

Ekşili badem çorbası, kestaneli turunç çorbası, ekşili saray usulü bıldırcın çorbası, bunlardan bazıları…

Hiç duymuş muydunuz, saray mutfağının 1000'nin üzerinde çorba tarifi olduğunu. Fakat ne yazık ki bu tariflerin çoğu arşivler de yok ve kayıp.

Çorbanın iyileştirici gücü de bir gerçek. Ne zaman kendimizi halsiz ya da hasta hissetsek, bir yerimiz ağrısa, aklımıza hemen çorba gelir.

Bir anlamda ilaç kadar önemli yani çorba. İşin ilginç yanı çorbanın bize, vücudumuza iyi geldiği psikolojik gibi algılansa da, Amerika'da Nebraska Üniversitesi'nde yapılan birçok laboratuvar çalışmaları, tavuk suyu çorbasının soğuk algınlığına & gribe, kemik suyunun da eklem ağrılarına iyi geldiği kanıtlanmış.

Uzun yaşamları ile bilinen Japonya'nın OKİNAVA Adası sakinlerinin, her gün yemekten önce ya da yatmadan önce mutlaka çorba içtikleri de bir gerçek.

Çorba gerçekten ruhu dinlendiren, vücudunuzu ısıtan bir iştah açıcı aynı zamanda.

Diğer bir deyişle çorba varsa her şey tamam.

Çorba İngilizce'de ‘SOUP’ yani "iyi beslenme" anlamına gelir, Farsça’ da "tuzlu haşlama" olarak bilinir yani ‘shorba’dan gelir.

Kaynaklara göre çorba kültürü on bin yıl öncesine kadar dayanıyor.

Orta Çağ’da da otların ve etlerin suda kaynatılarak çorba yapıldığını görüyoruz.

Her ülkenin her yörenin kendine has tarifleri var elbette.

Fransızlar'ın meşhur soğan çorbası, Almanlar'ın kremalı kuşkonmaz çorbası, Belçikalılar'ın Brüksel çorbası, Çekler'in Gulaj (Gulaş) çorbası, Japonlar'ın ahtapot ve yosun çorbası, Yunanlılar'ın ekşili terbiyeli balık çorbası, İpek Yolu'ndaki pek çok ülkenin, Özbekler'in mantı çorbası, Türkmenistan, Kazakistan'ın ağırlıklı et çorbası en meşhurlarıdır.

Biz Türklerin de paça çorbası, işkembe ya da düğün çorbası, mercimek, tarhana, mahluta tabi ki çorba deyince olmazsa olmalarımız.

Hepsi ayrı lezzet, hepsi ayrı hikaye.

Çorba bana göre aslında bir tas mutluluk da demek.

Türk beslenme kültüründe de köklü bir geçmişe sahip çorba ve çok yaygın mutfak kültürlerimizden biri.

En zor oluşan ve en zor değişen kültürlerden birisi de beslenme kültürü aslında.

Anadolu kültüründe folklorik önemi çok büyük olan çorba, batıda sadece bir iştah açıcı iken, birçok Asya ülkesinde başlı başına bir öğün.

Türk mutfağına bakıldığında Orta Asya'dan başlayıp, Avrupa'ya kadar kat ettiği izleri kolayca görülebilir.

600 yüz yıl hüküm sürmüş Osmanlı döneminde de fethedilen topraklardan, o yöreye ait lezzetlerden etkilenmiş ve beraberinde saraya taşınmıştır.

Türk mutfağının sadece kendine ait 7000'nin üzerine yemek tarifi bulunuyor, ne yazık ki bunların çoğu kayıp ve arşivlerde de olmadığından günümüzde bilinmiyor.

Bu da demek oluyor ki, tüm Avrupa ülkeleri bir araya gelse, 7000 yemek tarifine ulaşmak imkansız demek oluyor.

Çorbanın tarihi bir anlamda İnsanlığın ateşi bulmasıyla başlıyor; ilk çağlardan bu yana, belki de ilk insandan bu yana.

Kısacası çorba için yüzlerce tarifi ile eşsiz bir lezzet, tarifsiz bir mutluluk ve emsalsiz bir sağlıklı gıda diyebiliriz.

Diyorum ki; sık sık çorba yapalım, değişik tarifler deneyelim, yaparken de çevremize, özellikle de ihtiyaç sahiplerine ulaşalım & paylaşalım.

Çünkü sevgi ile gönülden paylaşmak kadar güzeli yok ve tabi ki, mutluluklar sadece ve sadece paylaştıkça çoğalıyor.

Mutlu bir hafta sonu dileğiyle, sevgiyle kalın...

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3162
  • 3Sivasspor3154
  • 4Beşiktaş3153
  • 5Galatasaray3152
  • 6Alanyaspor3151
  • 7Fenerbahçe3150
  • 8Gaziantep FK3141
  • 9Göztepe3139
  • 10Antalyaspor3138
  • 11Kasımpaşa3136
  • 12Gençlerbirliği3133
  • 13Yeni Malatyaspor3132
  • 14Denizlispor3132
  • 15Çaykur Rizespor3132
  • 16Kayserispor3131
  • 17Konyaspor3130
  • 18MKE Ankaragücü3126
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Frankfurt Başkonsolosluğunun
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Avrupa Olay Gazetesi 87.Sayı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA