DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Kudret Erdem
Kudret Erdem
Giriş Tarihi : 05-10-2020 20:15

AYRILIĞIN VE HÜZNÜN SEMBOL MEVSİMİ SONBAHAR...

 

 

Ayrılığın hüzne, hüznün sarıya, sarının ayrılığa dönüştüğü mevsimin adıdır ‘Sonbahar’. Her ayrılık, yeni bir başlangıçtır oysa.

 

Yeni bir sonbaharla birlikte yine hüznün kokusu iyiden iyiye hissedilmeye, yürekleri sızlatmaya ve güz yağmurları gibi gözleri buğulandırmaya başladı. Hüzün ve sonbahar öylesine iç içe yaşanılan bir duygu ki…

 

Sonbaharda yüreği burkulmayan, hüzünlenmeyen, gözleri uzaklara yatırıp da derin düşüncelere dalmayan insan yoktur, işte yine o vakit..

 

Bu gün Pazar, tek başıma tefekkürün en yoğun yaşandığı muhteşem güzellikler içinde bir yerde, yine ormanda yürüyorum.

 

Güneşin ısıtan son sıcaklığını sunduğu tatlı bir sonbahar gününde, yüreğim burkulsa da ağaçlardan sararıp düşen yaprakları hayranlıkla izliyorum.

 

O, yeşilden sarıya, turuncuya, bakır rengine dönen yaprakların birer gözyaşı gibi daldan sessizce süzülerek düşmemesini, bizi terk etmemesini isteriz.

 

Ama her şeyin sonu olduğu gibi onlarda terki diyar edecek ki yerine yenileri gelsin. Zamana hiç bir şey karşı duramıyor ki, mevsimler de dursun. Bakın bir yıl daha geçmek üzere ömürden. Bazen derin üzüntüler verdi yüreklere, bazen de sevinçten sevinçlere kanat açtırıp durdu.

 

Hiç bir şey tek düze gitmez ömürde öyle. Üzüntülerin ardı gâh bir sevinç, gözyaşının ardı gâh bir hüzün olur. Kimler geldi, kimler geçti. Kalan var mı bu Dünyada?

 

Dön bir bak maziye, ne deden kaldı ne de ninen. Hiç düşündünüz mü sonbaharda neden duygularımız hüzne döner? Sorarız birbirimize, neden kimimiz ayrılıktan, kimimiz yalnızlıktan hüzünleniriz. Ama asıl bizi hüzün dünyasına daldıran gözümüzdeki yaşı çoğaltan ne biliyor musunuz? Ölümü hatırlamak!..

 

Biliyoruz ki bir gün sonbaharlarımız gibi ecel de gelip kapımızı çalacak ve ormandaki ağacın dalından kopan yaprak gibi bizi de alıp ebedi âleme taşıyacak.

 

İşte o zaman dünyadaki sevdiklerimizden ayrılmak zor gelecek ve hüzünleneceğiz.

 

Hani derler ya, ‘Ölümün adı Eylül, kefenin adı Ekim, mezarın adı Kasım’dır.

 

Bu üç ay ölüm uçuşur rüzgârların kucağında ve sokaklarda. Ayrılık türkülerinin yakıldığı, bağların bozulduğu, hasretin ekildiği günlerdir sonbahardır.

 

Sizlere sağlıklı ve hüzünsüz bir sonbahar diliyorum.

 

TÜRKİYE’DE KADIN OLARAK YAŞAMAK ÇOK ZOR?

 

Ülkemizde insan olarak yaşamak çok zor, kadın olarak yaşamak ise çok ama çok daha zor.

 

Kadınlara uygulanan her saldırı, taciz ve öldürme olaylarından sonra atılan nutuklardan kamuoyu usandı. Artık meseleyi ortaya koyarak bu olayların önünün nasıl alınacağı üzerinde durulması gerek.

 

Dile kolay, son 15 yıl içinde 5000’den fazla kadın uygulanan şiddet ve saldırı sonunda öldürülmüş. Kadının doğumundan ölümüne kadar her şeyi sorun olan bu ülkede kadın olmak zordur, hatta suçtur.

 

Bir takım dindarlık kisvesine bürünmüş geri zekâlı orta çağ kalması tipler, sürekli kadınlarla uğraşıyor. Şuna bakın kadın, tırnağından, kaşından, gözünden, bacağından, saçından, her şeyiyle sorgulanır olmuş.

 

Kadının eli açık olmaz, yüzünü açması dine uygun değildir, kadın mini etek giyerse, tek başına minibüse binerse tecavüzü hak etmiştir. Saçının bir teli görünse cehennemlik, bir erkeğe dikkatlice baksa kâfirdir. Eli bir erkeğin eline değse abdesti bozulur, aynı otobüse kadınla binersen dinden imandan çıkarsın.

 

Kadınla yan yana oturursan kâfir olursun. Kadın çalışırsa, okursa fahişe olur. Kadın erkeksiz çarşıya çıkarsa başka erkeklerin onu taciz etmesi doğaldır. Kadın doktor olursa, erkek hastaya bakamaz. Kız çocuğu 8 yaşında evlenebilir ve kadın olur.

 

Kadın ve erkek eşit olmaz.  Kadın gülemez, hele ki kahkaha hiç atamaz. Kadın abdestli erkeğin önünden geçerse abdest bozulur.

 

Evet; İşte yıllardır bu saçmalıkları dinleyenler, bu ilkel kültürün tesiriyle büyüyenler kadını bir obje gibi gördüğü için acımadan öldürebiliyor. Çünkü onlar ve onlara yol gösteren yobazlar, kadını bir hayvandan daha değersiz hale getirdiler.

 

Artık bu ülkede dindarlık görüntüsü altında her gün televizyonlarda kadını yok sayan, kadını insan yerine koymayan din bezirgânlarını temizleme zamanı gelmedi mi?

 

Bütün; Bunları söylerken dini barışçıl ve sevgi üzerinden yaşayan ve ibadeti Allah ile kendi arasında gören, kadını baş tacı eden, bütün dindar insanları ailem ve çevrem de dâhil saygıyla selamlıyorum.

 

Kadını yok sayan, dindarlık anlayışına ve savunucularına saygı duymuyorum. Türkiye’de kadın düşmanlığı yapan din anlayışından, sosyal yaralardan kurtulmadıkça kadın ölümleri bitmeyecektir.

 

Saygılarımla.

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor513
  • 2Fenerbahçe511
  • 3Fatih Karagümrük58
  • 4Antalyaspor58
  • 5BB Erzurumspor47
  • 6Galatasaray57
  • 7Sivasspor47
  • 8Kasımpaşa57
  • 9Hatayspor47
  • 10Göztepe56
  • 11Konyaspor46
  • 12Kayserispor56
  • 13Çaykur Rizespor55
  • 14Trabzonspor55
  • 15Yeni Malatyaspor55
  • 16Denizlispor55
  • 17Gaziantep FK54
  • 18Beşiktaş44
  • 19Gençlerbirliği44
  • 20Başakşehir FK54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Frankfurt Başkonsolosluğunun
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Avrupa Olay Gazetesi 87.Sayı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA