DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Kübra Keçeci
Kübra Keçeci
Giriş Tarihi : 19-05-2022 16:46

TÜRÜ, RENGİ FARKLI AMA DUYGUSU AYNI OLAN HİS; ACI…

 

Herkese Merhabalar;

Bu ayki yazımda sizlere, hayatı algılayışımızın kişiye etkisinden bahsetmek istiyorum. Daha doğrusu yolu acıdan, ateşin tam içinden geçenler ile ateşin yanından geçenlerin bakış açısının farklılığından…

Eminim duymuşsunuzdur, insanı acı olgunlaştırır derler ve ben bu söze çok inanırım. Ancak benim asıl değinmek istediğim, olgunlaştıran acının insanı değiştirmesi ve belki de değiştirmesi gerektiğine dair oluşu.

Hiç acı yaşamamış insan yoktur bu hayatta. Kimisi gülüşüne kimisi bakışına saklamış acılar gizler ama kesin olan bir şey vardır ki, o da herkesin küçük de büyük de olsa acıyı tattığıdır.

İnsan insanı acıtmasa bile, Dünya acıtırmış insanı. Benim bu yazıyı kaleme almama neden olan durum ise şu ki, herkesin yaşadığı acılar her ne kadar birbirinden farklılık gösterseler de, insan canının yanması her acı türünün ortak noktası…

Demek istediğim o ki, konu acı olunca kimin nereden olduğunun, nereye ait olduğunun ve kim olduğunun önemi kalmaksızın herkes aslında tek bir kişi oluyor, tek bir kişi haline bürünüyor; acıyla yoğrulmuş, acı çekmiş insan oluyor.

Yani kişinin hangi dili konuştuğu, hangi kültürden, hangi dinden olduğunun hiçbir önemi kalmıyor, hepsinin ortak dili acı oluyor, daha doğrusu olması gerekiyor; çünkü ne kadar türü farklı bile olsa hissettirdiği duygu aynı… Fark etmemesi gerekiyor diyorum, işte bu konunun hassas noktalarından bir tanesi az önce yukarıda da bahsettiğim gibi insanı değiştirmesi.

Bunu söylerken cümle içerisinde olumsuz bir kelime kullanmadığımdan, değişikliğin olumlu yönde olduğu veya olacağı gibi anlaşılması yüksek ihtimallerden. Dolayısıyla sorulacak soru şu; Acı insanı nasıl değiştiriyor? Ve Bu değişiklik hangi yönde oluyor?

Geçenlerde bir göçmenin seneler önce Arap ülkelerinin birinden savaş sebebiyle yürüyerek Almanya’ya gelişi, hem gelirken hem de geldikten sonra yaşadıklarını anlatışına şahit oldum. Yaşananların, daha doğrusu yaşatılanların ağırlığını dinlerken insan olarak içinizden bir şeyler kopup gidiyor. Daha üzücü olan ve benim burada asıl değinmek istediğim nokta ise, çare bulmak için geldiği yerde onu dinleyen birileri vardı ve ben buna gerçekten dinlemek diyebilir miyim bilemiyorum.

Zannediyorum o anda, dinleyenlerin değil onu yargılayanların olduğunu söylemek daha uygun olur. Bakışlarıyla, sorularıyla, aldığı cevaplardan tatmin olmayışlarıyla, olduğu gibi kabul etmeyişleri ile sadece yargılayanlar…

Üzüntüyle şahit olduğum bu olaydan sonra şunu düşünmeden edemiyor insan; karşısındaki kişiyi anlamaya çalışmadan dinleyen, sözleri, bakışları, duruşu, gülüşü ile yargılayan oradaki kişinin hayatında hiç acı çekmediğini söylememiz mümkün olur mu sizce?

Meslek yaşamımdan şunu söyleyebilirim ki, olamaz… Çünkü daha öncede belirttiğim gibi her insan evladı hayat döngüsü içerisinde büyük ya da küçük acıya denk gelir ve tüm bu yaşanılan acıların sonucunda insan belli bir bakış açısı kazanır hayata karşı.

Tuhaf olan nokta da burasıdır ya, kazandığı bakış açısı kişiyi ya doğruya ya da yanlışa sürükler ve bazısı yaşadığı acı sonucu ders alıp olumlu yönde değişirken, bazısı ise sinirlenir, öfkelenir, kendisine en olumsuz sonucu çıkararak olumsuz yönde değişir. Kendisine bu derece, bu konuda blokaj koyan birisinin başkasının yaşadığı acıyı anlaması ise mümkün olamaz.

Sözlerimi, psikolojide Gaffron Olgusu ilkesini anlatarak sonlandırmak istiyorum. Buna göre, bir şeyleri görmenin iki farklı yolu olduğu gözlemine dayanan bir algı ilkesidir ve iki görüş içerir.

Yan kenar görüşe göre; nesnelerin bakan kişiye en yakın kenarındaki ayrıntılar üzerinde yoğunlaşır ve kenar çizme egzersizlerinde yaşanana benzer analitik bir görüşten sorumludur.

Uzak kenar görüşü ise bulanıktır, çünkü nesneyi bakan kişiden ayırma üzerinde yoğunlaşır. Bu da nesnenin mekân içindeki yerinin belirlenmesine ve dolayısıyla uzanıp nesnenin yakalanmasına yardımcı olur.

Bu örnek her ne kadar bir nesne için olsa da, özellikle bu konunun içerisinde bu örneğe yer vermek istedim. Çünkü konu insan, özellikle insanın acısına dair olduğunda hareketlerimizden algılayışımız, kişiyi değerlendirişimiz sorumludur. Kişiyi bu örneğe göre uzak ya da yakın görüşten almak ve değerlendirmek bunun sonucunda onu anlayabilmek, biraz da olsa bu anlaşılmanın vereceği mutlulukla acısına el uzatabilmek ise her zaman insanın kendi elindedir.

Sağlıcakla kalın,

Psikolog

Kübra KEÇECİ

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Antalya Diş Kliniği
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA