Kurt, Hessen’de uygulanan eğitim politikalarının Türkçe derslerine olan ilgiyi azaltmayı hedeflediğini ifade ederek, Türkçe ana dili derslerinin sınıf geçmede etkili olmaması, derslere katılımın zorunlu tutulmayıp gönüllülük esasına dayandırılması, ders saatlerinin çoğu zaman öğleden sonraya bırakılması ve emekli olan Türkçe öğretmenlerinin yerine yeni atamaların yapılmaması gibi uygulamaları eleştirdi.
Ayrıca eyalette okutulan yabancı diller listesinin genişletilmesi sürecinde Arapça, Portekizce, Çince ve Lehçe gibi dillerin listeye alınmasına rağmen, Türk sivil toplum kuruluşlarının yoğun girişimlerine karşın Türkçenin yıllarca dışarıda bırakıldığını hatırlatan Kurt, artan baskılar sonucunda Türkçenin yalnızca birkaç okulda pilot uygulama kapsamında okutulmasına izin verildiğini söyledi.
Gießen Üniversitesindeki Türkoloji Bölümünün kapatılması kararının da aynı yaklaşımın bir sonucu olduğunu belirten Kurt, bunun yalnızca akademik bir karar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Türkoloji Bölümünün kapatılmasının, Türk dilinin ve kültürünün akademik alandaki görünürlüğüne zarar vereceğini dile getirdi.
Dr. Hüseyin Kurt, Türk toplumu ve sivil toplum kuruluşlarının Ayşe Asar’ın başlattığı imza kampanyasına güçlü destek vermesi gerektiğini belirterek, bunun yanında farklı platformlarda da girişimlerin artırılmasının önemine dikkat çekti. Kurt, çatı kuruluşların ve konu uzmanlarının katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenlenmesini önererek, Türkçenin geleceği için toplumsal farkındalığın artırılması ve ortak bir eylem planı oluşturulması çağrısında bulundu.
Kurt, açıklamasının sonunda başta Milletvekili Ayşe Asar olmak üzere Türkçenin geleceği için emek veren herkese teşekkür etti















