Frankfurt’ta Çanakkale Ruhu ve İstiklal Marşı’nın Anlamı Yaşatıldı

Frankfurt Türk Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı ve İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla vatandaşlar bir araya geldi.

KÜLTÜR - 23-03-2026 11:49 1106 kez okundu.

Frankfurt’ta Çanakkale Ruhu ve İstiklal Marşı’nın Anlamı Yaşatıldı
Advert

 

Yoğun katılımın olduğu programda Frankfurt Eğitim Ataşesi Doç. Dr. Fatih Muhammet Kılıç, selamlama konuşmasında bugün burada verilen derslerin aslında bir kimliği tanıtma çabası olduğunu ifade etti. Dilin sadece kelimelerden ibaret olmadığını, bir milletin varlığı anlama biçimi olduğunu vurgulayan Kılıç, yapılan çalışmanın yalnızca bir eğitim faaliyeti değil, aynı zamanda bir anlamı yaşatma gayreti olduğunu dile getirdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehitleri ve Mehmet Akif Ersoy’u rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla andığını belirten Kılıç, konuşmasına “diğerkâmlık” kavramıyla devam etti. Bu kavramın, gerektiğinde kendinden vazgeçebilmek anlamına geldiğini ifade ederek, insanın varlıkla kurduğu ilişkinin en yüksek mertebelerinden biri olduğunu söyledi. Bazı kelimelerin tesadüfen ortaya çıkmadığını, önce hayatta doğduğunu, sonra dile yerleştiğini belirten Kılıç, bu kavramın Türk tarihinde yalnızca bir kelime değil, yaşamın ve varoluşun bir parçası olduğunu vurguladı. İstiklal Marşı’nın kabulüyle milletin ayağa kalkarak hangi ruhla var olduğunu dünyaya ilan ettiğini ifade eden Kılıç, bunun sadece bir bağımsızlık şiiri değil, aynı zamanda bir fedakârlık metni olduğunu, milletin kendinden vazgeçebilen ruhunu yansıttığını söyledi.

 

Programda, Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinin ve Çanakkale ruhunun derinden hissedildiği anlar yaşandı. “Korkma! Gençliğin Ruhu Burada!” temasıyla düzenlenen etkinlikte, geçmişin mirası ile geleceğin teminatı olan gençlerin buluşturulmasından duyulan gurur dile getirildi. Programın hazırlanmasında emeği geçen komisyon başkanları Yunus Tutak ve Tuğçe Ünlü başta olmak üzere tüm öğretmenlere, destek veren velilere, Kur’an tilavetiyle programa katkı sunan din görevlisi Mustafa Barmak’a, Başkonsolos İlknur Akdevelioğlu ile Din Hizmetleri Ataşesi Burhan Selim’e teşekkür edildi. Gençliğin bu ruhu taşıdığı sürece istiklal meşalesinin sönmeyeceği ifade edildi.

Frankfurt Başkonsolosu İlknur Akdevelioğlu konuşmasında, Çanakkale Savaşı’nda devletin bekası için can veren tüm şehitleri anmak üzere böyle bir programda bulunmaktan büyük onur duyduğunu söyledi. Çanakkale’nin Türk tarihinin en büyük mücadelelerinden biri olduğunu vurgulayan Akdevelioğlu, düşman devletlerin Türkleri savaş dışı bırakmak amacıyla tarihin en büyük donanmalarından birini topladığını, ancak 18 Mart 1915’te başlayan çatışmalarda Türk ordusunun üstün stratejileri ve askerlerin fedakârlıkları sayesinde bu donanmanın geri çekilmek zorunda kaldığını ifade etti. Denizden başarı elde edemeyen düşman kuvvetlerinin, 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak savaşın seyrini karaya taşıdığını belirten Akdevelioğlu, Türk milletinin büyük direnişi sonucunda düşmanın geri çekilmek zorunda kaldığını söyledi. Savaşın hem karada hem de denizde büyük kayıplara yol açtığını, ancak “Çanakkale geçilmez” ruhunun tarihin akışını değiştirdiğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine zemin hazırladığını dile getirdi. Bu zaferin, uzun savaşlardan yorgun düşmüş millete umut verdiğini ve mazlum milletlere ilham olduğunu belirtti. Aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün askerî dehasını ortaya koyduğu bu savaşın, onun tarih sahnesine çıkışında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Atatürk’ün ilerleyen süreçte elde ettiği zaferlerle modern Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduğunu ve Türk milletinin barıştan yana olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini vurguladı. Çanakkale’de hayatını kaybeden Anzak askerlerine de değinerek Atatürk’ün Anzak annelerine yazdığı mektubun insanlık açısından taşıdığı önemi hatırlattı. Tüm şehitleri ve Mehmet Akif Ersoy’u saygı ve minnetle andığını belirten Akdevelioğlu, yurt dışında bu değerlerin yaşatılmasının büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin savaşın ve işgalin ne demek olduğunu çok iyi bildiğini, bu nedenle dünya barışının sağlanmasının Türk devletinin temel ilkelerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.

Türkçe öğretmeni Yunus Tutak konuşmasında, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanların dillerinde dua, kalplerinde tevekkül olduğunu belirterek bu destanın milletin sarsılmaz direnişiyle ve Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde hayat bulduğunu söyledi. Şehitlerin sadece kanlarıyla değil, dualar ve gözyaşlarıyla bu toprakları vatan yaptığını ifade eden Tutak, bugün huzur içinde yaşanıyorsa bunun onların emaneti olduğunu vurguladı. Vatanın kutsal bir emanet olduğunu belirterek, ona sahip çıkmanın sadece bir görev değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Tüm şehitleri dualarla andıklarını, onları unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını ifade etti.

Ahmet ve Işıl’ın sunduğu program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Fechenheim Camii din görevlisi Mustafa Barmak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden etkinlikte günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Mehmet Akif Ersoy’un hayatını anlatan video gösterimi, öğrenciler tarafından okunan şiirler, oratoryo gösterileri ve müzik dinletileriyle program zenginleştirildi. “Bu Vatan Kimin”, “Bir Yolcuya” ve “Çanakkale Şehitlerine” gibi eserler öğrenciler tarafından seslendirilirken, çeşitli video gösterimleri ve performanslar da izleyicilerle buluşturuldu. Resim yarışmasına katılan eserlerin sunumu ve ödül töreninin ardından program sona erdi.

Hamide KÜCÜKLER / Frankfurt

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Nefise Necip’te Minik Yüreklerden Dev Performans

Nefise Necip’te Minik Yüreklerden Dev Performans

11-05-2026 - KÜLTÜR

Geleneksel Oyunlar Tırı Avrupa Yolunda

Geleneksel Oyunlar Tırı Avrupa Yolunda

01-05-2026 - KÜLTÜR