Höcke'nin Türklerin Sayısını Azaltma Çağrısı Demokratik Almanya'ya Yönelik Bir Meydan Okumadır!

AfD'nin Thüringen Eyalet Başkanı Björn Höcke'nin Ben Berndt'in "Ungeskriptet" adlı podcast programında Türkleri hedef alan açıklamaları, Almanya'da yaşayan milyonlarca insanı aşağılayan, dışlayan ve bu ülkeye aidiyetlerini sorgulayan tehlikeli bir dünya görüşünün yansımasıdır.

GÜNCEL - 09-06-2026 13:01 136 kez okundu.

Höcke'nin Türklerin Sayısını Azaltma Çağrısı Demokratik Almanya'ya Yönelik Bir Meydan Okumadır!
Advert



Yaklaşık dört saat süren röportaj boyunca Höcke, Almanya'ya göçün tamamen durdurulmasını savunmuş, Türklerin "kültürel asimilasyon göstermediğini" öne sürmüş ve Almanya'daki Türk nüfusunun "önemli ölçüde azaltılması gerektiğini" söyleyerek bir kez daha "remigrasyon" (tersine göç) çağrısında bulunmuştur.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, bir siyasetçinin milyonlarca insanın sayısının "azaltılmasından" söz etmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirterek, "Daha da vahimi, bunun normal bir siyasi öneri gibi sunulmasıdır." diye vurguladı.

Karaahmetoğlu, bu açıklamaların Almanya'da yaşayan milyonlarca insanın bu ülkeye ait olmadığını açıkça söyleyen, onları istenmeyen insanlar kategorisine yerleştiren ve toplumu kökenlere göre bölmeye çalışan bir anlayışı temsil ettiğine dikkat çekerek, "Kökeni açıkça ırklara indirgeyen bu kafatasçı anlayışın modern Almanya'da yeri yoktur." dedi.

Karaahmetoğlu şu ifadelere yer verdi:
"Programda hazırlanmış tek taraflı sorularla aşırı sağın köpürtülmesi, başta Türkler olmak üzere azınlıkların bu ülkede ayrımcılığa uğradıklarından şüpheye yer vermeyecek şekilde emin olmalarına neden olmaktadır. Azınlık grupların entegre olmasını mı istiyorsunuz? Öncelikle onları dışlamayı ve ayrıştırmayı bırakıp bu ülkenin bir göç ülkesi olduğunu ve gerek sosyal gerekse ekonomik hayatta göçmenlere ihtiyaç duyulduğunu kabul etmek zorundasınız. Neden biliyor musunuz? Çünkü bu ülkenin ayakta kalabilmesinin ve devamlılığının tek anahtarı budur."

Bu yıl Türkiye ile Almanya arasında imzalanan iş gücü alımı anlaşmasının 65. yılı olduğuna dikkat çeken Federal Milletvekili ayrıca, "Almanya'nın refahı, bu ülkeye emek veren insanların katkılarıyla inşa edilmiştir. 65 yıldır bu toplumun bir parçası olan Türkler ve diğer göçmen kökenli insanlar; bu ülkenin doktorları, öğretmenleri, işçileri, girişimcileri, sanatçıları, polisleri ve milletvekilleridir. Vergi ödeyen, sorumluluk üstlenen ve Almanya'nın geleceğini şekillendiren insanlardır." diye ekledi.

Karaahmetoğlu, son dönemlerde göçmen kökenli bazı seçmenlerin de AfD'ye yöneldiğine ilişkin haberlere dikkat çekti ve "AfD'nin kamuoyuna yansıyan bir yüzü var: Ülkenin sorunlarıyla ilgileniyormuş gibi görünen, sadece ağır suç vakaları üzerinden göçmenleri ve mültecileri hedef gösteren bir anlayış. Ancak partinin gerçek yüzü çok daha karanlık. Björn Höcke gibi yıllardır bu ülkede yaşayan, ekonomiye katkı sağlayan göçmenleri dahi açıkça sınır dışı etmeye kalkan radikal aşırı sağcılar, AfD'nin etnik kimlik ve kan bağı üzerinden 'Alman olmayı' tanımlayan ırkçı çizgisini ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.

"Biz demokratik Almanya'yı savunacağız." diyen Karaahmetoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hiç kimsenin kökeni nedeniyle aidiyetinin sorgulanmasına izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin milyonlarca insanı siyasi hesaplar uğruna hedef göstermesine sessiz kalmayacağız. Türk kökenli insanlar bu ülkenin geçici misafirleri değil, Almanya'nın ayrılmaz bir parçasıdır."
 

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Trabzon'da

Trabzon'da "Türkiye-Almanya Danışma Günleri" başladı

09-06-2026 - GÜNCEL

Nürnberg'de Atatürk Kupası Temmuz'da düzenlenecek

Nürnberg'de Atatürk Kupası Temmuz'da düzenlenecek

09-06-2026 - GÜNCEL