Berhan Baba-Umut Ulus/ (NÜRNBERG)
Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinliğin açılış konuşmasını, Nürnberg/Kuzey Bavyera ADD Başkanı Süleyman Akgün yaptı.Akgün, konuşmasında dünyada artan savaşlar, ekonomik krizler ve Almanya’da yükselen ırkçılıktan duydukları endişeyi dile getirerek, Türkiye’de hukuksuzluklar ve yanlış dış politika uygulamalarına karşı örgütlü mücadele çağrısında bulundu. Akgün, “Ulus devletimize, laik cumhuriyetimize, ulusal birlik ve bütünlüğümüze, özgürlüğümüze ve dil birliğimize sahip çıkıyoruz” dedi.
Konferansın konuşmacısı emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise, dünya tarihindeki güç dengelerinin büyük ölçüde deniz hakimiyeti üzerinden şekillendiğini savundu. Küresel ticaret yolları, deniz yetki alanları ve büyük güçler arasındaki rekabetin jeopolitiğin temel unsurları olduğunu belirten Gürdeniz, ABD, Çin, İngiltere ve Almanya örnekleri üzerinden tarihsel değerlendirmelerde bulundu.

Dünya ticaretinin büyük bölümünün denizler üzerinden gerçekleştiğine dikkat çeken Gürdeniz, stratejik boğazlar ve deniz geçiş noktalarının uluslararası siyasette kritik önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin jeopolitik konumuna da değinen Gürdeniz, ülkenin denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumasının önemine işaret ederek, “Mavi Vatan” doktrininin Türkiye açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Karadeniz, Türk Boğazları, Montrö Sözleşmesi, Kıbrıs ve Mavi Vatan doktrininin Türkiye’nin güvenliği açısından hayati önemde olduğunu belirten Gürdeniz, Karadeniz’in Anadolu Yarımadası için stratejik bir savunma alanı olduğunu söyledi. Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu üzerinden taşınan cephane ve lojistiğin savaşın kaderini etkilediğini anımsatan Gürdeniz, Karadeniz’in güvenlik mimarisinin zayıflatılmasının Türkiye açısından ciddi riskler doğuracağını ifade eden Gürdeniz, NATO’nun Karadeniz’de artan etkinliğine ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Türk Boğazları rejimi ve Montrö Sözleşmesi’nin Türkiye’nin egemenliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirten Gürdeniz, Kanal İstanbul projesini jeopolitik, ekolojik ve sosyolojik boyutlarıyla eleştirdi. Kanal İstanbul’un nüfus yoğunluğu ve olası tahliye senaryoları açısından ciddi sorunlar yaratabileceğini, ayrıca Türkiye’nin stratejik dengelerini de etkileyebileceğini söyledi.
Kıbrıs konusuna da değinen Gürdeniz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Türk askerî varlığının korunmasının hayati önemde olduğunu belirtti. Kıbrıs’ta Türk ordusunun geri çekilmesini öngören her yaklaşımın, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki güvenliği açısından büyük risk taşıdığını ifade etti.
Türkiye’nin deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve doğal kaynaklar üzerindeki haklarının korunması gerektiğini vurgulayan Gürdeniz, Mavi Vatan kavramının Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını savunan stratejik bir yaklaşım olduğunu söyledi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ve çevre denizlerde haklarından taviz vermemesi gerektiğini belirten Gürdeniz, deniz jeopolitiğinin ideolojilerin üstünde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Orta Doğu’daki gelişmeler, Suriye’nin kuzeyindeki yapılanmalar, Kıbrıs, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Akdeniz eksenindeki gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gürdeniz, Türkiye’nin ulusal bütünlüğünün korunmasının temel öncelik olması gerektiğini dile getirerek, İran kaybederse Türkiye kaybeder dedi.
Konuşmasında küresel güç dengelerine de değinen Gürdeniz, Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısının reforma ihtiyaç duyduğunu, Avrupa ülkelerinin ekonomik ve askerî kapasitesinde zayıflamalar yaşandığını savundu. ABD’nin küresel etkisinin sorgulandığını, Avrupa’nın ise enerji, savunma ve ekonomik bağımlılıklar nedeniyle kırılgan bir süreçten geçtiğini söyledi.

Almanya’daki Türk toplumuna da seslenen Gürdeniz, Türklerin Almanya ekonomisine önemli katkı sunduğunu belirterek, moral bozucu söylemlere itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti. Almanya’nın ekonomik ve siyasi açıdan zorlu bir döneme girebileceğini savunan Gürdeniz, buna rağmen Türk toplumunun disiplinli, örgütlü ve güçlü duruşunu sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana en büyük kazanımlarından birinin uzun süredir büyük bir savaşa girmemiş olması olduğunu belirten Gürdeniz, devletin birliğinin ve ülkenin jeopolitik bütünlüğünün korunmasının her şeyin üstünde tutulması gerektiğini belirterek, yaşasın Mustafa Kemal, yaşasın Cumhuriyet dedi.
Konferans, katılımcıların yoğun ilgisi ve soru-cevap bölümüyle sona erdi.
















