Rhein-Main bölgesinde kalp yetmezliği, Kuzey ve Orta Hessen’e kıyasla yarı yarıya daha az görülüyor.
“Dünya Kalp Günü”nde karışık bir tablo: Sağlık Atlası, Hessen’de kalp yetmezliği konusunda belirgin bölgesel ve sosyal farklılıklar ortaya koyuyor.
Özetle en önemli noktalar:
2024 yılında Hessen’de toplamda yaklaşık 205 bin kişi kalp yetmezliği ile yaşıyordu. Bu, 30 yaş ve üzeri nüfusta yüzde 4,71’lik prevalansa (hastalık sıklığı) karşılık geliyor. Bu oranla Hessen, tüm federal eyaletler arasında 13. sırada yer alıyor. Kalp yetmezliği Frankfurt’ta yüzde 3,69 ile özellikle nadir görülürken, bunu yüzde 3,82 ile Main-Taunus İlçesi izledi.2024 yılında 200 binden fazla Hessenli kalp yetmezliğinden etkilendi. Bu durum, AOK Hessen ve AOK Bilimsel Enstitüsü (WIdO) tarafından 29 Eylül 2026’daki Dünya Kalp Günü öncesinde yayımlanan güncel **“Almanya Sağlık Atlası”**nda ortaya konuyor. Rapor, Hessen’in diğer federal eyaletlerin çoğuna kıyasla önemli ölçüde daha iyi bir tablo ortaya koyduğunu gösteriyor. Ayrıca bir bölgenin sosyal ve maddi durumunun, hastalığın görülme sıklığıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Kronik kalp yetmezliği, halk arasında “kalp zayıflığı” olarak da adlandırılıyor ve kardiyovasküler sistemin en yaygın sağlık sorunlarından birini oluşturuyor. Genellikle özellikle koroner kalp hastalığı ve hipertansiyon gibi diğer hastalıkların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Toplamda 2024 yılında Hessen’de yaklaşık 205 bin kişi kalp yetmezliği ile yaşıyordu.
Bu, 30 yaş ve üzeri nüfusta yüzde 4,71’lik bir prevalansa, yani hastalık yaygınlığına karşılık geliyor. Bu veriyle Hessen, tüm federal eyaletler arasında 13. sırada yer alıyor. Yalnızca Berlin, Bremen ve Hamburg’da prevalans daha düşük. Buna karşılık Saksonya-Anhalt ve Thüringen’de prevalans neredeyse iki kat daha yüksek.
Yaşam yeri ve sosyal durum önemli
Bir bölgenin sosyal ve maddi durumu da kalp yetmezliği sıklığıyla bağlantılı. Sağlık Atlası’na göre ekonomik ve sosyal açıdan özellikle dezavantajlı (“yoksun”) bölgelerde, en iyi maddi ve sosyal koşullara sahip bölgelere kıyasla daha yüksek kalp yetmezliği prevalansı görülüyor.
Bölgelerdeki nüfusun farklı yaş ve cinsiyet dağılımlarının dikkate alındığı “adil” karşılaştırmada da kalp yetmezliği ile sosyoekonomik durum arasındaki ilişki büyük ölçüde devam ediyor.
Ayrıca Sağlık Atlası’ndaki analizler, kalp yetmezliği sıklığı ile sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet gibi önlenebilir risk faktörleri arasında belirgin bağlantılar olduğunu gösteriyor.
Rhein-Main Bölgesi özellikle düşük değerlere sahip
Hessen eyaleti için yapılan “adil” karşılaştırmada belirgin bölgesel farklılıklar ortaya çıkıyor. Vogelsberg ilçesinde yüzde 6,68, Hersfeld-Rotenburg ilçesinde yüzde 6,72, Werra-Meißner İlçesi’nde yüzde 6,69 ve Waldeck-Frankenberg İlçesi’nde yüzde 6,63 oranlarıyla 2024 yılında Hessen ortalamasının oldukça üzerinde değerler kaydedildi.
Buna karşılık Rhein-Main Bölgesi’ndeki şehir ve ilçelerde belirgin şekilde daha düşük değerler görüldü. Prevalans en düşük seviyede Frankfurt’ta yüzde 3,69 olarak kaydedildi. Bunu yüzde 3,82 ile Main-Taunus İlçesi ve yüzde 3,87 ile Hochtaunus İlçesi izledi. Darmstadt’ta da prevalans yüzde 3,96 ile nispeten düşük seviyede kaldı.
Cinsiyet de sıklığı belirleyen bir faktör
Kalp yetmezliği genç yaşlarda nispeten nadir görülüyor. Ancak yaş ilerledikçe sıklığı belirgin şekilde artıyor. 90 yaş ve üzeri yaş grubunda Hessen’de kalp yetmezliği olan erkeklerin oranı yüzde 31, kadınlarda ise yüzde 27 olarak kaydedildi.
Cinsiyetler arasındaki bu farkın, erkeklerin kalp yetmezliği gelişme riskini artıran koroner kalp hastalığı veya kalp krizi gibi ön hastalıklardan daha sık etkilenmeleriyle ilişkilendirilebileceği belirtiliyor.
AOK Hessen, “Cinsiyetler arasındaki farkların olası nedenleri arasında biyolojik faktörler ve erkeklerle kadınlarda risk faktörlerinin farklı dağılımı yer almaktadır” değerlendirmesinde bulunuyor.
Örneğin sigara kullanımı, üzerinde etkide bulunulabilen önemli bir risk faktörü. AOK Hessen’e göre, “Sigara içmek, kardiyovasküler hastalıklar için önemli bir risk faktörüdür. Geçtiğimiz on yıllarda erkeklerde sigara içenlerin oranı kadınlara kıyasla her zaman belirgin şekilde daha yüksek olmuştur. Ayrıca yüksek tansiyon erkeklerde genellikle orta yaşlarda ortaya çıkarken, kadınlarda ise daha ileri yaşlarda görülme eğilimindedir.”