TDK yönetiminden Yadel Oktay Coşkun’un organizasyonunu üstlendiği etkinlikte, Dernek Başkanı Veli Abudak açılış konuşmasında yönetim kurulu adına katılımcıları sevgi ve saygıyla selamlayarak, milletimizin onur ve gurur günü olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı hep birlikte kutlamak üzere bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi minnet ve rahmetle andı.
Cumhuriyet’in 103 yıl önce “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle kurulduğunu vurgulayan Abudak, Cumhuriyet’in çağdaşlaşmanın, demokrasinin ve bir arada barış içinde yaşama iradesinin en güçlü teminatı olduğunu belirtti. Cumhuriyet’in geçmişten devralınan büyük bir gurur kaynağı olmasının yanı sıra geleceğe karşı önemli bir sorumluluk da taşıdığını ifade eden Abudak, bu emaneti korumanın, geliştirmenin ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmanın herkesin ortak görevi olduğunu dile getirdi.
Frankfurt Başkonsolosu İlknur Akdevelioğlu, selamlama konuşmasında böylesine anlamlı ve güzel bir organizasyonda katılımcılarla bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Etkinliği düzenleyen Türk-Alman Kulübü’ne, emeği geçenlere ve programa katılan tüm davetlilere teşekkür etti.
29 Ekim’in yalnızca bir yönetim biçiminin ilan edildiği tarih olmadığını vurgulayan Akdevelioğlu, Cumhuriyet’in milletimizin bağımsızlık iradesinin, çağdaşlaşma idealinin ve kendi geleceğini belirleme kararlılığının en güçlü ifadesi olduğunu belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in, 103 yıldır millete ortak bir tarih, ortak bir gurur ve geleceğe yönelik ortak bir sorumluluk kazandırdığını dile getirdi. Cumhuriyet’in temelinde insanı merkeze alan, eğitimi, bilimi, kültürü ve toplumsal ilerlemeyi esas alan bir anlayışın bulunduğuna dikkat çeken Akdevelioğlu, bu değerleri yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın herkesin ortak görevi olduğunu ifade etti. Almanya’da yaşayan vatandaşlarımızın ve çocuklarının iki ülke arasında yalnızca gönül köprüsü kurmakla kalmadığını, aynı zamanda bilgi, kültür, ticaret, sanat ve dostluk alanlarında da önemli bağlar oluşturduğunu belirten Akdevelioğlu, köklerinden güç alan, yaşadığı ülkeye değer katan ve her iki ülkenin geleceğinde söz sahibi olan nesillerin yetişmesinin önemini vurguladı. Cumhuriyet’in nice yüzyıllar boyunca birlik ve beraberlik içinde, demokrasi, hukuk, refah ve ilerleme yolunda güçlenerek varlığını sürdürmesi temennisinde bulunan Akdevelioğlu, konuşmasını sevgi ve saygı dilekleriyle tamamlayarak “Yaşasın Cumhuriyet!” dedi.
TÖDER Başkanı Yücel Tuna da konuşmasında, bu anlamlı akşamda katılımcıları bir araya getiren Türk-Alman Kulübü’ne teşekkür etti. 29 Ekim 1923’ün, milletimizin kendi geleceğine sahip çıktığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği tarihî bir dönüm noktası olduğunu belirten Tuna, Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık, özgür düşünce, hukuk, demokrasi ve eğitimle güçlenen ortak bir yaşam idealini temsil ettiğini ifade etti. Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bu büyük kazanım için emek veren herkesi saygı ve minnetle andı. Almanya’da yaşayan Türk toplumu ve eğitimciler olarak çocukların hem Türkçeyi ve kendi kültürlerini öğrenmelerini hem de yaşadıkları toplumda başarılı, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini vurgulayan Tuna, eğitimin Cumhuriyet’in temel değerlerini yaşatmanın ve geleceğe aktarmanın en güçlü yollarından biri olduğunu söyledi. Cumhuriyet’in geçmişten devralınan bir miras olduğu kadar, hep birlikte üstlenilen ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Tuna, bu mirasın demokrasiye, bilime, eşitliğe ve insan onuruna bağlı kalınarak yaşatılabileceğini belirterek katılımcıların Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.
Etkinliğin kültür ve sanat bölümünde müzik öğretmeni ve piyanist Utku Asan ile Gülce Biçe’nin öncülüğünde müzik öğrencileri sahne aldı. Klasik müziğin tanınmış ve sevilen eserlerinden örnekler sunan öğrenciler, performanslarıyla programa ayrı bir renk kattı. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen müzik dinletisi, Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu sanatın evrensel diliyle buluşturarak etkinliğe anlamlı bir katkı sağladı.