Yaşadığımız çağda zaman hızla akıp gidiyor. Günler birbirini kovalıyor fakat sevgi yoksa zaman yalnızca geçiyor, hayat ise eksik kalıyor. Yazar, eserinde tam da bu gerçeğin altını çiziyor. Hayatı anlamlı kılmanın makam ya da servet değil sevgi olduğunu yalın ama etkileyici bir dille ortaya koyuyor.
Mutluluğun çoğu zaman uzağımızda olduğunu sanırız. Oysa Ökkeş Toy mutluluğun burnumuzun dibinde olduğunu küçük bir tebessümde, samimi bir selamda, içten bir duada, karşılıksız bir sevgide saklı bulunduğunu bize hatırlatıyor. Günlük hayatın telaşı içinde önemsemediğimiz küçücük güzelliklerin, insanın bütün yaşamını değiştirecek kadar büyük anlamlar taşıdığını anlatıyor.
Eserin en güçlü yönlerinden biri de sevgiyi yalnızca romantik bir duygu olarak ele alınmamasıdır. Sevginin bilimsel yönünü, psikolojik etkilerini, bireyin ruh sağlığına katkısını, aile ve toplum hayatındaki birleştirici gücünü, doğayla kurduğumuz ilişkiyi ve inanç dünyamızdaki yerini birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde okuyucuya sunuyor.
Bu yönüyle kitap, yalnızca bir duygu kitabı değil aynı zamanda insanı anlamaya çalışan düşünsel bir yolculuk
Ökkeş Toy, insanı olduğu gibi kabul etmenin, onu hiçbir ayrım gözetmeden sevebilmenin erdemini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Dua ile umudun, sevgi ile merhametin aynı gönülde filizlendiğini anlatırken, aslında daha huzurlu ve daha yaşanabilir bir dünyanın da kapılarını aralıyor.
Sade, akıcı ve samimi anlatımı sayesinde eser, her yaştan okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği bir içtenlik taşıyor. Sayfalar ilerledikçe okuyucu yalnızca bir kitabı bitirmiyor kendi hayatına, ilişkilerine ve değerlerine yeniden bakma fırsatı yakalıyor.
Ben inanıyorum ki “Sevgi Varsa Hayat Vardır”, yalnızca bugün için değil, yarınlar için de okunması gereken sevgiyi yeniden hatırlatan, umudu diri tutan ve insan olmanın en temel değerlerini hatırlatan kalıcı eserlerden biri olacaktır.
Çünkü gerçekten de ‘’sevgi varsa hayat vardır, sevgi yoksa sadece geçen bir zaman vardır.’’
Şair Yazar Müslüm Taş