Alman Demiryolları (DB) çalışanlarına yönelik şiddet, son yıllarda kaygı verici biçimde artış göstermiştir. Saldırılar artık münferit olaylar olmaktan çıkarak ciddi bir kamusal güvenlik sorununa dönüşmüştür. DB'nin kamuoyuyla paylaştığı resmi verilere göre, 2025'te demiryolu personeline yönelik yılda 3 binin üzerinde sözlü ve fiziksel saldırı kayda geçmiştir. Bu veriler, her gün ortalama sekiz çalışanın şiddete maruz kaldığını ortaya koymaktadır.
Rheinland-Pfalz eyaletinde görev yapan Türk kökenli kondüktör Serkan Çalar'ın, bilet kontrolü sırasında uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirmesi, bu tabloyu kamuoyu açısından daha da sarsıcı hâle getirmiştir. Bu olay, Almanya'da bir tren görevlisinin görevi başında saldırı sonucu hayatını kaybettiği ilk vaka olarak kayıtlara geçmiştir.
Her gün milyonlarca yolcunun güvenli ulaşımını sağlayan demiryolu çalışanlarının, görevlerini yerine getirirken kendi can güvenliklerinden endişe duymak zorunda kalmaları kabul edilebilir değildir. Şiddetin bu ölçüde artmasına rağmen, personelin büyük bölümünün hâlâ yetersiz güvenlik önlemleri, sınırlı personel desteği ve caydırıcılığı düşük yaptırımlar altında çalıştığı görülmektedir.
Kamusal alanlarda görev yapan çalışanların korunması, yalnızca kurumların değil, siyasetin ve hukukun da ortak sorumluluğudur. Şiddetin normalleştiği bir ortamda, güvenli kamu hizmetinden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle trenlerde en az iki personelle görev yapılması, güvenlik görevlisi ve federal polis varlığının artırılması, kamu çalışanına yönelik şiddet suçlarında cezai yaptırımların ağırlaştırılması gibi önlemlerin üzerinde çalışılması gerekmektedir.
İstatistik Değil Can Kaybı: Demiryolu Çalışanlarına Yönelik Şiddet Yapısal Bir Sorun
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, demiryolu çalışanlarına yönelik şiddete dikkat çekerken, konuyla ilgili üzerinde çalışılması gereken önlemlere dair önerilerini dile getirdi
Ökkeş Toy
avrupaolay.com'da İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni































