DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
H-Karşıyakalı
H-Karşıyakalı
Giriş Tarihi : 31-03-2026 18:06

İçimizdeki Çığlık: Yaşanmış Hayatların Sessiz Çığlığı

 

Kitap Eleştirisi ve Değerlendirme

“İçimizdeki Çığlık” bir kitap değil; yaşanmış hayatların çığlığı. Duymadan geçme!

14 Şubat günü liseli arkadaşım Gülay Ölçer Çetin’in İçimizdeki Çığlık kitabı postayla elime ulaştı. Merakla bekliyordum; sonunda kavuştuk. Bu kitap benim için bir sevgili armağanı değil, bir dostun, bir arkadaşın, bir yoldaşın armağanı oldu.

Gülay, İçimizdeki Çığlık öykü kitabını imzalayarak gönderdi. “Değerli arkadaşıma, sessizlik dayatılan her kadının sesi olmak için…” notunu düşmüştü. Bu cümle, kitabın ruhunu özetler nitelikte. Tanığı olduğu kadın yaşamlarının öyküsünü anlatıyor. Kitap elime ulaştığı akşam okumaya başladım. Bir kitabı eline alıp sayfalarını çevirerek, dokunarak okumanın tadı başkadır.

Ayak İzleri kitabının yazarı Kamil Çetin de Gülay’ın eşi. Her iki kitabın da aynı dönemde yayımlanmış olması dikkat çekici. İkisini de liseli yıllardan beri tanıdığım yoldaşlarım, dostlarım.

Hayat kavgasında aynı saflarda, aynı sıralarda yürüdük. Antep sokaklarını, meydanlarını biliriz; Antep de bizi bilir. Gülay öykülerini yazmış, Kamil anılarını. Hayatta aramızda olmayıp erkenci vedalar bırakanlara olduğu kadar yaşayanlara da özverili ve vefalı bir yaklaşım sergiliyorlar. Paylaşarak çoğalmayı bilenlerden. Yazın alanına adım atmaları da bu çabanın bir sonucu. “Yaşadıklarımız bizde kalmasın, bizimle gitmesin” düşüncesiyle yola çıkmışlar.

Liseli yıllardan beri tanıdığım değerli arkadaşımız Elif Çolak da bu duygu ve düşünceyle yazanlardan. Bugüne kadar yayımladığı şiir ve öykü kitaplarıyla yazın alanına katkı sunuyor. Yazmaya devam ediyor; her geçen gün birikimini güçlendirerek. Bu güzel bir duygu ve düşünce. Ancak bu düşünceyi hayata geçirenlerin sayısı az. Düşünüp de hayata geçiremeyen çok insan var.

Gülay’ın kitabı elime geç ulaştığı için önce Kamil’in kitabını okudum. Ardından Gülay’ın kitabını heyecanla okudum. Kitapla ilgili değerlendirme yapabilmek için ilk okumadan iki hafta sonra yeniden okudum. Düşüncelerimin demlenmesini istedim.

Yaşamdan Öykülere Uzanan Bir Yol

Gülay Çetin, Gaziantep’in yoksul gecekondu mahallelerinden birinde doğar. Çocukluğu ve gençliği, küçük bahçeli, kiremit ve tuğladan yapılmış evlerin dar sokaklarında geçer. Zor koşullar altında büyür. Annesinin hayali, kızının okuyup meslek sahibi olmasıdır. “Kolunda bir altın bileziği” olsun ister. Kimseye muhtaç olmasın, ayakları üzerinde dursun ister. Hastanede çalışan bir hemşire ya da memur olması annesinin hayalidir. Annesi, kendi yaşadığı zorlukları kızının yaşamasını istemez.

Gülay ilkokulu ve ortaokulu bitirir, liseye başlar. Ancak annesinin hayal ettiği gibi hemşire olmak istemez. En büyük arzusu üniversiteye gitmektir. Geleceğe dair planlar yapar. Fakat lise yılları, bu planların önüne geçer. 1977–1980 yılları, siyasal kutuplaşmaların ve çatışmaların yoğun olduğu bir dönemdir. Okullarda devrimcilerle faşistler arasında kavgalar, boykotlar ve cenazeler eksik olmaz. Ülke genelinde yaşanan kargaşa, ölümler ve katliamlar sonucu askeri darbe gerçekleşir.

Bu süreçte birçok insan gözaltına alınır, tutuklanır, işkencelerden geçirilir. Gülay da bu sürecin etkilerini yaşar. Gözaltına alınır, kısa süreli tutukluluk yaşar. Daha sonra İstanbul’a taşınırlar. Liseli yıllardan beri birbirlerine ilgi duyan Gülay ve Kamil, 1983 yılında evlenir. İki kız ve bir oğulları olur.

Göç yolları bitmez. Ekonomik ve siyasal zorluklar nedeniyle bu kez dış göç başlar. Önce Gülay iki kızıyla Almanya’ya gider. Ardından eşi Kamil ve üniversitede okuyan oğulları gelir. Bugün Almanya’da küçük bir şehirde mütevazı bir yaşam sürdürmektedirler. Gülay, terzilik yaparak yaşamını sürdürür. Öykülerini de bu süreçte yazmaya başlar. Parça parça biriken yaşam öykülerini, bir terzi inceliğiyle bir araya getirir; adeta dikiş gibi birleştirir.

Öykülerin İçeriği ve Anlatım

Kitap yedi öyküden oluşuyor. Her öyküde yaşamın içinden kesitler sunuluyor. Sade bir dil, yerel şive ve sahici anlatım, okuru metnin içine çekiyor. Öyküler; yüzleşmeye, sorgulamaya ve hesaplaşmaya davet ediyor. Gelenekler, töreler ve kadına biçilen toplumsal roller sorgulanıyor.

Öykülerin kahramanları hayali değil; gerçek kadınlar. Yaşayanların gerçek hikâyeleri. Bu nedenle okur, öykülerde kendinden ve çevresinden izler buluyor. Analarımızın, kız kardeşlerimizin, komşularımızın hikâyeleri bunlar.

Elif’in, Zeynep’in, Ayşe’nin ve Ezgi’nin öyküleri 60’lı ve 70’li yılların yaşanmışlıklarını anlatıyor. Ancak bu sorunlar bugün de farklı biçimlerde devam ediyor. Kadına biçilen toplumsal roller, özel mülkiyet düzeninin sınırları içinde varlığını sürdürüyor. Kadın cinayetleri, cinsel eşitsizlikler ve toplumsal baskılar hâlâ güncelliğini koruyor.

Bu süreçte değişen önemli unsur ise kadınların toplumsal bilinçlerindeki gelişmedir. Kadınlar, öğretilmiş rollere daha fazla itiraz etmekte ve bu rolleri değiştirmek için mücadele etmektedir.

Teknik Değerlendirme

Kitap, kadın öykülerinden oluşan bir seçki niteliğinde. Gülay Çetin’in ilk kitabı olması açısından önemli bir başlangıç. Anlatımı güçlü, seçkisi başarılı. Ancak öykü yazım tekniği açısından bazı eksiklikler bulunuyor.

Ezgi’nin öyküsü dışında diğer öykülerde anlatım, yer yer anı anlatımı gibi ilerliyor. Öykü kahramanları yeterince konuşturulmuyor. İç diyaloglar zayıf kalıyor. Yazar, anlatıcı olarak öyküyü yönlendiriyor. Bu durum, öykü tekniği açısından eksiklik yaratıyor.

Bir diğer eksiklik ise öykülerin sonlarında ortaya çıkıyor. Öykülerin sonuç bölümleri ve okura verilen mesajlar yer yer zayıf kalıyor. Okurun hangi sonuca ulaşması gerektiği daha belirgin olabilirdi.

Bu eksikliklerin yazdıkça, okudukça ve deneyim kazandıkça giderileceği açıktır. Metnin yer yer aceleye geldiği izlenimi oluşuyor. Yazılanların demlenmesi ve yeniden gözden geçirilmesi, anlatımı daha da güçlendirebilir.

Sonuç

İçimizdeki Çığlık, yaşanmış kadın hikâyelerini sade ve sahici bir dille anlatan önemli bir çalışma. Eksikliklerine rağmen cesur bir girişim ve yazın alanına değerli bir katkı.

Gülay Çetin için güçlü bir başlangıç. Yazmaya devam ettikçe daha güçlü eserler ortaya koyacağı açık.

Sonuç olarak İçimizdeki Çığlık, yalnızca bir öykü kitabı değil; yaşanmış hayatların sesi, kadınların sessiz çığlığını duyuran bir çalışma.

Kutluyorum.

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA