2.Dünya Savaşı’nın ardından küresel barış ve güvenliğini sağlamak amacıyla 24 Ekim 1945’te Birleşmiş Milletler örgütü kurulmuştur. Temel amacı; savaşları önlemek, uluslararası hukuku egemen kılmak, insan haklarını korumak ve sosyal ilerlemeyi desteklemektir.
Türkiye, kurucu üye olarak 26 Haziran 1945’te San Francisco’da 50 ülke ile birlikte imzalamış, onay işlemlerinin tamamlanmasıyla 24 Ekim 1945’te resmen faaliyete geçmiş ve ülkemiz 51 kurucu üye arasında yer almıştır.
2.Dünya Savaşı’nın galibi olan 5 daimi üyenin (Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin) veto yetkisi, Türkiye’nin sıklıkla dile getirdiği ‘Dünya 5 ten büyüktür’ düşüncesi doğrultusunda sınırlandırılmalı veya kaldırılmalıdır.
Birleşmiş Milletlerin genel olarak sosyal başarıları vardır. UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü 1945), UNİCEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu 1946), DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü1948), UNHCR (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği 1950) kurumlara yönelik başarılı çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalarda da ölçülü davrandığı bilinmektedir.
Siyasi ve Askeri hususlarda, kuruluş misyonunun gerisinde olduğu gerçeği de görülmektedir. Bosna’da Ruanda’da geçmişte ve günümüzde Suriye, Gazze, Ukrayna acziyetlerinin yanında; Doğu Türkistan’da, Yunanistan’da, Kırım’da, Irak ve Suriye Türkmenlerine yönelik haksızlıklar, insan hakları raporlarında yer almamaktadır.
Kurumun; hakkaniyetle kazanıp, bütün insanlığa eşit davranan, demokrasiyi ve insan haklarını savunanların gerçekleri görüp, bütün insanlığın, kurum ve kuruluşların vazifelerini yerine getirmeleri dileğiyle…
Mehmet ŞAŞMAZ