Mainz yakınlarında Bischofheim kasabasında açılan Hayat Kitap Kültür Fuarı’na katılan ve Avrupalı Türklerin yakından tanıdıkları, kitaplarını severek okudukları Türkiye’nin tanınmış yazarları kitaplarını imzaladılar.
Kitap Fuarına ilk kez katılan Cesur Melek, 1990 yılında İstanbul’da doğdu. 6 aylıkken geçirdiği havale sonucu beyninin hasar görmesi sonucu tıp dilinde serebral palsi olarak bilinen çoklu engel durumu ile hayatına devam etmek zorunda kaldı.
İstanbul Arel Üniversitesi Sağlık Kurumları işletmeciliği programı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yerel Yönetimler Programı, Anadolu Üniversitesi Açık Ögretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerini bitirdi.
Engeliyle ilgili gerek okul gerekse sosyal hayatta bir çok zorlukla karşılaştı fakat bu zorluklar karşısında direnmekten ve mücadelesinden hiç vazgeçmedi.

BEN İSMİM GİBİ CESUR’UM
Genç yazar Cesur Melek, ‘Bu Hayatta En Çok Engelimi Sevdim’ kitabımın fuarda yoğun görmesi beni daha güçlü yaptı. Ben ismim gibi cesurum, hayatta hiç bir engel beni yıldıramaz. Çünkü, ben engelimi seviyorum. Lise öğrenimim boyunca örnek öğrenci olarak seçildim, onur belgesi ile mezun oldum’ dedi.
ENGELİM VE KENDİMLE BARIŞIĞIM
Engeli ve dolayısıyla kendi ile barışık olduğunu ifade eden genç yazar, ‘Ben Engelsiz yetenek Cesur Melek. Hem Cesur hem de melek olmayı, ismimin hakkını verebilmeyi kendime görev edindim.
Kendimi bildim bileli böyleyim, ancak kendi içimde değişen, artan veya azalan dinamikler var bu durumumda. Büyüdükçe her şeyi anlamlandırmak için zorlu süreçleri hazmetmek zorunda kaldım. Şimdi geçmişe dönüp bakıyorum da en çok zorlandığım dönemler çocukluk yıllarım olmuş. Bazı yaralarım ancak lise ve üniversite dönemlerimde kabuk bağlayabildi’ diye konuştu.

BU KİTABIMI OKURLARIM İÇİN YAZDIM
Melek, ‘Bu Hayatta En Çok Engelimi Sevdim’ kitabımı siz değerli okurlarıma yazdım. Ben bugünümü, geçmişime borçluyum. Burada anlattığım her şeyi kendim yaşamış olsam da bazı anları düşündükçe bu gün yaşanmış duygusuna giriyorum.
İnsan, geçmişini bilmez veya unutursa, ne bugününü yaşayabilir ne de geleceğe umutla bakabilir. Ben unutmadım, bir gün olsun unutmak istemedim. Siz de unutmayın; insan sahip olmadıklarına üzülerek değil, sahip olduklarına sevinerek mutlu olur ancak. Bu kitabı da işte bu nedenle yazıyorum.
Bu, bir umut yolculuğudur. İsterim ki beni bu kitapla hatırlayın. Bu kitapta anlatılanlar benim hayatımın gerçekleridir. Kitabımı isterseniz; cirayayingrubu (f) cirakültür evinden isteyebilirsiniz.
Necdet Karaşahin-Bischofheim
































