Sivas / Şarkışla 1959 Akçasu köyünde dünyaya gelmiş.
1973 gençlik yıllarında işçi ailesi olarak Almanya’ya göç etmiş. Hasan Savas: aynı zamanda da „AKÇASU KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ / ALMANYA“ Başkanı.
En büyük tutkusu olan Edebiyattan , özellikle de Şiirden hiç vazgeçmemiş.
Yıllar önce „ GÖÇMEN TÜRKÜSÜ „ adlı birinci kitabını çıkardıktan sonra. 2025 Aralık ayında yine KORA YAYINLARINDA ikinci şiir kitabı
“MOR DAĞLARIN TÜRKÜSÜ „ ile şiir severlere yeniden merhaba demiş.
„Puslu kırık aynalarda
Yüzümü ararken
Sesin tutsun ellerimden
Çok uzak mesafelerden bana gülümse
Ben gerisini kalan ömrümle tamamlarım
Yeter ki bana „ hoş geldin „de

BANA „HOŞ GELDİN“ DE; Şiiri ile adeta okuyucusundan bir „ HOŞ GELDİN“ bekler gibi.
.. Bırak inadı ve gururu bir kenara
Geçmişini / Yaralarını
Kırılganlığını / Parçalanmışlığını
Kuşan bütün uzaklığını ve yalnızlını
Bir akşam üstü ortak ol soframa
At sırtından dünyanın yükünü
Ört üzerime göğünü
Yıldızları dök saçlarıma
Kalan ömrümü dizlerine yaslayayım
Bizi biz yapan
O sıcacık sesinle
Yeter ki bana „ Hoş geldin „de
Okuyucular tarafından çok sevilen bir şiir olsada Hasan Savaş’ın
Kitaba adını verdiği „Mor Dağların Türküsü „ de çok beğenilen şiirleri arasında yer alıyor.
Hasan Savaş ; Elli yıldan fazla Almanya’da yaşasa da yine de doğdu köyü Akçasu’ya ve köyünün dağlarına özlemi hiç bitmemiş .
Ben o dağlara bakınca ; Bir özlem, bir ayrılık , kavuşamama, anellerin gözyaşını, Dağların sessizliğini, geleneklerin katı kurallarını gördüm diyor.
..Ey dağlar
Kederli mor dağlar
Ezeli sessizliğin bekçileri
Sessizlik bir kefen gibi giydirilmiş üstünüze
Kim bilir kaç yıldır
Aynı yıldızlara bakarsınız
Karanlığa yaslanmış gövdenizle
Ağır bir duman gibi
Bir yara saklarsınız göğsünüzde.“
Ama yinede o daglarda umudu olan uzun bekleyişleri gördüm .
„…Güneş tepenize kızıl bir perde gibi gerildiğinde
Yelelerinde uzak fiyatların kokusu
Gözlerinde ateş
Karnına dolmus nefesini savura , savura
Özgürlüğü soluyan yılkı atlar
Başka mor dağlarda mı yaşlanır
Ya da
Çoğalır mı eteklerizde.“

„MOR DAĞLARIN TÜRKÜSÜ“ Adlı şiirimde dağların unutmayan bir hafızası olduğunu anlatmaya çalıştım.
Yarım asırlık bir ömür memleketinden uzakta geçerde „ Gurbet „: Konusu şiire işlenmeden olur mu ?
Ahmet Telli; bir şiirinde şöyle söyler.
„İnsanın var olduğu yerde
Gurbet mutlaka olacaktır „
Bizimde içimizde ukte olarak kalan bir gurbetimiz var. Ne kadar buraya uyum sağlasakda , içimizdeki ve kafamızda ki gurbet bitmiyor.
Onun için; şiirlerimde „Gurbet“ konusunun işlemeden geçemedim
„ Alp’lerde esen soğuk bir rüzgar
Anlıma gurbetleri çiziyor
Ey gurbet
Öyle yakıştın ki esmer tenime
Dönüp, döküp
Sana sğınmam,
Sana sarılmam
Ondandır belki“
Becerebildim mi?
Gerisi okuyucuya kalmış ve bunu okuyucu değerlendirecek.
Biz toplum olarak şairane bir yanımız var. Bu bize Anadolu ozan geleneğinden gelir.
Bizim toplumuzda herkes şairdir, herkes şiir yazar ama nedense şiir kitap satışları istenilen seviyeye ulaşamaz. Umarım benim kitabım da aynı kaderin kurbanı olmaz.
Günümüzde artık internet aracılığıyla her şeyi sipariş vermek mümkün..
İnsanlar; yemek , içecek gibi siparişleri veriyor. Kitaba da ulaşmak internet aracılığıyla artık çok kolay…
Çok garip geliyor ama ben „ Doğranmış soğan“ siparişi verenleri bile gördüm .
İnsan sadece midesini doldurmakla yükümlü değil bence . Birazda ruhuna dokunan şeylerle uğraşmalı. Ben de şiirlerimde insanların ruhuna , tenine dokunsun istedim.
Hasan Savaş: Ben şiirlerimde; İnsana ait ne varsa! Aşk gibi, özlem gibi, ayrılık gibi , sevinç, yalnızlık, doğa sevgisi gibi insani duyguları, o günkü ruh halimle ; bazen coşkulu, bazen de hüzünlü bir şekilde kendime has bir dille anlatmaya çalıştım..
Onun için kitabımın ilk sayfasında şöyle yazdım diyor Hasan Savaş.
„Sen kendini anlat (a) mazsan
Kimse seni anlat (a)maz
Ey şair / ey şiir
Anlat kendini
Yarım ( yamalak)
Bir dille de olsa
Dökülsün söz(cük)er
Üşüyen kalbiyin dehlizlerinden
Bir ( er )
Bir ( er ).“
„Hasan Savaş bizlere ALMANYA`DAN
„Şiirli günler diliyor“
































