KÜLTÜR
Giriş Tarihi : 20-12-2025 13:00

MEVLANA VUSLAT’IN 752. YILINDA ÖZLEMLE ANILDI

Frankfurt Başkonsolosluğu’na bağlı Türk Kültür Merkezinde, Mevlana Celaleddîn Rumi’nin vefatının 752. yılı ve Şeb-i Arus anısına anlamlı bir etkinlik düzenlendi.

MEVLANA VUSLAT’IN 752. YILINDA ÖZLEMLE ANILDI

 

Mevlana’nın, saygı, sevgi ve özlemle yad edildiği etkinlik kapsamında, Frankfurt Eğitim Ataşesi Doç. Dr. M. Fatih Kılıç, Mevlana’nın Nefes Metaforu başlıklı etkileyici bir sunum gerçekleştirdi.

NEY’İN İNSAN RUHUNDAKİ YANKISI

Kılıç sunumunda, ‘Ney’in insan ruhundaki yankısını ve ilahi nefesin insanı birlik ve aşka çağıran derin anlamını ele aldı. Ney’in, asıl vatanı olan kamışlıktan koparıldığı için geri dönme özlemi duyduğunu, hüzünlü sesinin bu derin özlemin ifadesi olduğunu’ belirterek, ‘İnsanın nefesinin Ney’e ses verdiğini, bunun Allah’ın insana nefes üfleyerek hayat vermesine benzetildiğini’ ifade etti.

Doç. Dr. M. Fatih Kılıç, ‘Mevlana’ya göre bu nefesin tüm insanları kardeş kıldığını ve onları Allah’a bağladığını, insanın değerinin bu kutsal nefesten geldiğini, Ney’in ilâhî bağımızı hatırlattığını, Mevlânâ’ya göre ölümün korkulacak bir şey değil, Allah’a sevinçli bir kavuşma olduğunu’ söyledi.

İNSANLARI KARDEŞ KILAN BİR ÖĞRETİ

Fatih Kılıç, ‘Mevlana’nın cenazesine Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudilerin birlikte katılmasının onun evrensel kardeşlik anlayışını yansıttığını ifade ederek, Mevlana’nın öğretilerinin tüm insanları kardeş kılan ve insanlığın manevi yolculuğuna rehberlik eden bir anlayış sunduğunu’ belirtti.

Sunumun ardından Doç. Dr. M. Fatih Kılıç’ın gerçekleştirdiği Ney dinletisi, salonu dolduran konukları derin bir manevî yolculuğa davet etti.

Programın devamında Türkçe ve Türk Kültürü öğretmeni Dr. Cafer Bidav, Mevlana’nın Toplumsal ve Edebî Etkileri konulu sunumuyla Mevlana’nın evrensel düşünce dünyasına ışık tuttu.

TOPLUMU TOPLUM YAPAN SURET DEĞİL MANA VE RUHTUR

Toplumu toplum yapan unsurun suret değil mana ve ruh olduğunu vurgulayarak Mevlana’yı sosyolojik açıdan değerlendirdi.

Mevlana’nın toplumu bir mana toplumu olarak gördüğünü, sosyal ve dinamik bir yaşam sürdüğünü ve insanlarla ilişkilerinde toplumun hiçbir kesimini dışlamadan herkesi kucakladığını ifade etti.

İnsanları birbirine kenetlemeye ve kardeşliğe çağıran bu anlayışın, Mevlana’nın tüm dünyada hoşgörünün sembolü olarak kabul edilmesini sağladığını belirtti. Bu durumun, Mevlana’nın ve öğretilerinin sosyolojikleşmesini ve toplumsal ilişkilerde rehber olarak benimsenmesini beraberinde getirdiğini dile getirdi.

MESAJLARI ÇAĞLAR ÖTESİNE ULAŞTI

Başta Mesnevi olmak üzere bıraktığı eserlerin mesajlarının çağlar ötesine ulaşmasını sağladığını, Türk İslam medeniyeti başta olmak üzere Doğu ve Batı medeniyetlerini önemli ölçüde etkilediğini ifade etti.

Mevlana’nın Yunus Emre’den Şeyh Galib’e, İkbal’den Goethe’ye kadar birçok yazar ve şaire ilham verdiğini, Türk İslam medeniyetine ve Doğu ile Batı dünyasına ışık tuttuğunu belirtti.

Eserlerinin İngilizce başta olmak üzere birçok dile çevrildiğini, insanlığın bu ışıktan istifade etmesine imkân sağladığını ve Mevlana hakkında binlerce kitap, makale ve araştırma bulunduğunu ifade ederek, Mevlana’nın hoşgörü, sevgi ve birliğe çağıran mesajının insanlığa rehber olduğunu vurguladı.

Öğretmen Esra Tosun’un hazırladığı, Mevlana’nın zamana meydan okuyan sözlerinden oluşan pano, katılımcıların yoğun ilgisini çekti.Program sonunda Şenol Furuncuoğlu tarafından ikram edilen Mevlana şekerleri misafirlere dağıtıldı.

Bu anlamlı gecede emeği geçen herkese, katılımcılara ve gönül dostlarına gönülden teşekkür edildi.

Hamide KÜÇÜKLER / Frankfurt 

Ökkeş ToyÖkkeş Toy

avrupaolay.com'da İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni