Yazın o ilk kavurucu sıcağı bastırınca, insan ister istemez geçmişe gidiyor. Dilimizden de aynı cümle dökülüyor: "Ah be..."
Yeşilsu'nun serinliğinde içilen demli çay, Cicim Tatlıcısı'nın dondurması, çıtır çıtır pisik daşşağı, seyyar tezgâhlarda kaynamış darı...
Yazlık Mehtap Sineması'nın tahta sandalyeleri, film arasında buz gibi içilen Portalin gazozu... Bunlar sadece birer lezzet ya da eğlence değildi; çocukluğumuzun en güzel anlarıydı.
Atatürk Bulvarı'nda olta atmak, Emirgan Çay Bahçesi'nde hayatı seyretmek, Kırkayak Kahvesi'nde tavla seslerine karışan sohbetler, Nakıpali Sineması önünde Teksas-Tommiks okumak... Top sahasında geçen maçlar, çıkışta nohut dürümü ya da ciğer kavurmasıyla taçlanırdı.
Bir de sahreler vardı... Alleben'in serin suları, tırnaklı ekmek, Antep peyniri, yağlı köfte ve çocuk kahkahaları...Naneli şekerle söylenen maniler...Çekilen niyetler...
Mutluluk, gösterişli sofralarda değil; aynı sofranın etrafında toplanabilmekti.
Bugün imkânlarımız arttı, teknoloji hayatı kolaylaştırdı. Ama sanki birbirimize ulaşmayı zorlaştırdı. Eskiden cebimizde para azdı, muhabbetimiz çoktu. Şehrimiz küçüktü ama gönlümüz kocamandı.
Aslında özlediğimiz ne Yeşilsu'nun çayıdır ne de yazlık sinemaların tahta sandalyeleri... Özlediğimiz; o günlerin samimiyeti, hesapsız dostluğu ve birlikte yaşamanın sıcaklığıdır.
Gel de o eski yazları arama!
İbrahim Alisinanoğlu-01.07.2026
Oktay İyisaraç
SEÇMEN NEDEN DEĞİŞMİYOR? ÇÜNKÜ GÜVENİYOR!
İbrahim Alisinanoğlu
LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ
Uzman Diyetisyen Meltem Demirci
Bir Sofrada Buluşmak Üzere…
Ökkeş Toy
Umut ve Yeni Nesil
Mustafa Isçel
Avrupa’daki Gaziantepliler Federasyon Yolunda: Kültürü Yaşatmanın Vakti Geldi
Müslüm Taş
Bayramın Hatırlattıkları
Kübra Keçeci
Ekranın Sessiz Bedeli: Dijital Demans
H-Karşıyakalı
İçimizdeki Çığlık: Yaşanmış Hayatların Sessiz Çığlığı
Hasan KÖKMEN
HAYATIN GERÇEKLERİ VE HAYALLERİMİZ
Mehmet Şaşmaz
ARTIRMA ve YERLİ MALLARI HAFTASI