Mazmahor yakınındaki bağ evinin bekçisi, bir gece yarısı eve girmeye çalışan hırsızı yakalar. Öfkeyle bir güzel kötek atar. Gürültüyü duyanlar koşup gelir, hırsızı bekçinin elinden alırlar:
“Bir daha buralara dönüp bakma sakın! Senin için kötü olur,” deyip salarlar.
Olay kapanır, unutulur gider.
Aradan aylar geçer…
Aynı bağ evine yine bir hırsız dadanır. Bekçi bu kez de yakalar, yine döver. Yine bağdan sesler yükselir, yine insanlar toplanır. Hırsızı bekçinin elinden alırlarken kalabalıktan biri dikkatle bakar:
“Lan… Bu tilki Ahmet’in oğlu değil mi?”
Bir anda hava değişir.
“Zengin adamın oğlu hırsızlık mı yapar lan?” derler ama, o sırada…
“Onun babası da zamanında hırsızdı,” diye bir ses duyulur.
“Boş verin, başımıza iş almayalım,” deyip, hırsızı sessizce koyuverirler.
Hırsızı bırakırlar bırakmasına da …
“Zengin adamın hırsız oğlu” sözü kulaktan kulağa yayılır, bütün Antep çalkalanır.
Bu hâl Ali Hoca’nın kulağına kadar gider. İkindi namazından sonra cemaatten biri, “Hocam, bu ne hâldir?” dediklerinde…
Ali Hoca yorum yapmaz, kimseyi suçlamaz. Gayet sakin;
“Çubuk kırılır ‘çıt’ der…
Kütük kırılır ‘küt’ eder…
Sesine değil, özüne bakın.
Herkes işine baksın.” Deyip…yoluna devam eder gider.
İbrahim Alisinanoğlu-08.04.2026
Ökkeş Toy
Yeni Dünya ve Dijital Yalnızlık
İbrahim Alisinanoğlu
RAMBO’YU DA KAYBETTİK
Mustafa Isçel
Avrupa’da Kültür Köprüleri: Türk Dernekleri
Müslüm Taş
Bayramın Hatırlattıkları
Kübra Keçeci
Ekranın Sessiz Bedeli: Dijital Demans
Oktay İyisaraç
“Sorun İktidar Değil, İktidarı Ebedileştiren Muhalefet”
H-Karşıyakalı
İçimizdeki Çığlık: Yaşanmış Hayatların Sessiz Çığlığı
Hasan KÖKMEN
HAYATIN GERÇEKLERİ VE HAYALLERİMİZ
Mehmet Şaşmaz
ARTIRMA ve YERLİ MALLARI HAFTASI
Ferid Turgut
TEKNOLOJİ DEĞİŞİR, İNSAN AYNI KALIR