Antepli Memik, ramazanın ilk günü iftarda mercimekli çorbayı, dolmayı, sarmayı, içli köfteyi ve üstüne pendirli künefeyi gömüp, ramazan kahkesini yemiş, meyan şerbetini içip; teravihe gitmiş.
Hoca namazı öyle bir uzatmış, öyle bir yaymış ki Memik’in dizleri titremeye, yediklerinden başı dönmeye, midesi isyan etmeye başlamış.
Namazı yarım bırakıp kalkmaya da utanmış.
Nihayet hoca namazı bitirip selam verdiğinde, yanındaki adam huşu içinde Memik’in kulağına eğilip: — "helal olsun hocaya valla! Namazı muhteşem kıldırdı, insanı kendinden alıp uzaklara götürüyor ağaem…?" deyince…
Memik, kan ter içinde, karnında sancılar ayağa kalkıp kemerini gevşetmiş ve gürlemiş:
— "He Valla yorum, hoca bizi aldı götürdü de... Geri getirdiğinde söhür vakti oldu! Bari niyet edek de dağılak!"deyip…
Kaça kaça tuvaletin yolunu tutmuş.
İbrahim alisinanoğlu-15.03.2026
İbrahim Alisinanoğlu
NİMETİ KÜSTÜRMEMEK
Mustafa Isçel
Avrupa’da Kültür Köprüleri: Türk Dernekleri
Ökkeş Toy
SEVGİ VE SAYGININ ANLAMI
Müslüm Taş
Bayramın Hatırlattıkları
Kübra Keçeci
Ekranın Sessiz Bedeli: Dijital Demans
Oktay İyisaraç
“Sorun İktidar Değil, İktidarı Ebedileştiren Muhalefet”
H-Karşıyakalı
İçimizdeki Çığlık: Yaşanmış Hayatların Sessiz Çığlığı
Hasan KÖKMEN
HAYATIN GERÇEKLERİ VE HAYALLERİMİZ
Mehmet Şaşmaz
ARTIRMA ve YERLİ MALLARI HAFTASI
Ferid Turgut
TEKNOLOJİ DEĞİŞİR, İNSAN AYNI KALIR