DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
İbrahim Alisinanoğlu
İbrahim Alisinanoğlu
Giriş Tarihi : 26-02-2026 16:02

YUVALAMANIN HİKÂYESİ

 

Vakti zamanında Antep henüz avuç içi kadar küçük bir kasabayken, kadınların evde değil çoğunlukla hamamda yıkanmayı adet edindiği yıllardır…

Rivayet odur ki…Bir gün hamamdan çıkan bir grup hanım, daracık Antep sokaklarında yürüyorlarmış. Sabahın erken saatlerinden akşama kadar hamamda kalmış hanımların; yanakları al al, yüzleri gül pembesi… Buharın sıcaklığı hâlâ üzerlerinde, sabunun rayihası saçlarındaymış…

Onların arasından bir kıza kaymış bir delikanlının gözü. Yanlarından geçip gitmiş ama aklı kızda kalmış. Dayanamayıp uzaktan takip etmeye başlamış.

Kızın gözü de bir an dönüp yoldan geçen o delikanlıya takılmış:
“Ne boylu poslu bir delikanlı…” diye geçirmiş içinden.

Bir süre yürüdükten sonra kız ve yanındakiler eski Antep evlerinden birinin kapısında durmuş, içeri girmişler. Delikanlı kapıyı bellemiş, soluğu evde anasının yanında almış.

Ana! Bugün sokakta bir kız gördüm… Servi boylu, melek yüzlü… Takip ettim, aşağı mahallede bir eve girdi. Sen beni evlendirmek istiyordun ya… Git o kıza bir bak, sen de beğenirsen iste!

Anası gülümsemiş:
— Sabah olsun hayırlısı olsun oğlum.demiş.

Ertesi gün kadın kızın evine gitmiş. Kapıyı açan hamamdaki o güzel kızmış. Kadın kızın güzelliğini görmüş, içi ısınmış.

Kızım yoruldum, bir tas su versen de soluklansam…

Kız hemen buyur etmiş, içeri almış. Kalaylı tasla su getirmiş, ikram etmiş. Kadın suyu içip dua etmiş:
— Allah ne muradın varsa versin kızım… Su gibi aziz ol…Su verenlerin çok olsun ..Allah bahtını da yüzün gibi aydınlık etsin ” demiş.

Kızın bekâr olduğunu da öğrenince kadın içten içe sevinmiş. Yüzünde gülücükler çakmış. Eve dönünce oğluna:
— Gittim, gördüm. Çok da beğendim. Oğlum …hayırlısı olsun “demiş.

Kısa zamanda kız istenmiş, söz kesilmiş, nişan yapılmış.

Nişandan sonra oğlan evi kız evini sahreye yemeğe davet etmişler. Yemişler içmişler. Aileler birbirlerini yakından tanıma imkanı bulmuşlar.

Sıra kız evinin vereceği davete gelmiş. Genç kızın içine tatlı bir telaş düşmüş.“Ne yapsam da nişanlımın gönlüne daha çok girsem?
Ne pişirsem de hem kalbine, hem dimağına dokunsam? Demiş.

Antep’te hüner, sözle değil; el emeğiyle, sabırla ölçülürmüş. Genç kız da bunu bilirmiş. Öyle kolay bir yemek olmayacakmış yapacağı. Zahmeti çok, bereketi bol, lezzeti farklı bir lokma olmalıymış.

Bulgur yerine pirinç seçmiş. Pirinci havanda dövmüş. Havanın kolu her inişinde içinden bir niyet geçmiş. Kara eti sokuda ince ince döverken sinirinden arındırmış, macun gibi etmiş. Sonra pirinç unu ile eti bir araya getirip, içine tuz kara biber katmış harç etmiş, uzun uzun yoğurmuş.

Yoğurdukça terlemiş.
Yoğurdukça dua etmiş.

Ya Rabbi, bu lokmayı hayırlı eyle…
Bu yuvayı dirlik eyle…”

Hamur kıvama gelince besmele çekmiş.

Yoğurduğunu nohuttan küçük, karabiberden büyük taneleri tek tek yuvarlamaya başlamış. Her bir taneyi avucunda sabırla çevirirken sanki tesbih çeker gibi “Allah”’ın adını anmış. Küçücük taneler, sabrın ve sevdanın sembolü olmuş.

Yuvarladıklarını kaynattığı suda haşlamış. Kaynayan suyun buharı yüzüne vurdukça içi de ısınmış. “Dağılmasınlar,” demiş kendi kendine. “Tıpkı kuracağım yuvam gibi…”

Bir yanda et, nohut ağır ağır pişmiş. Öte yanda yoğurdu sıcak suya katmış. Sonra o minicik yuvarlamalar yoğurdun içine bırakılmış, başlamış ağır ağır karıştırmaya.

En son üzerine naneli kızgın tereyağı gezdirmiş…Evi mis gibi bir koku sarmış.

Oğlan evi gelmiş. Geniş sinilerde sofra kurulmuş. Yemek bakır sahanlarda sofraya inerken nişanlı kız “yemeğimi beğeniler mi ?” diye düşünürken yüreği gürp gürp etmiş .…Kaşıklar dalmış sahanlara…. İlk lokma alınmış…

Bir sessizlik…Yüzlerde memnuniyetin işareti…

Bu ne güzel yemek böyle? demişler.
— Nedir bunun adı ? Kim yaptı? Diye sormuşlar.

Kızın annesi gururla bakmış:
— Kızımız yaptı…Sizin için tek tek yuvarladı…

İşte o anda adı konmuş yemeğin adı;

Yuvalama.

O gün o sofrada yalnız bir yemek değil, bir yuva da kurulmuş.
Ve o günden sonra Antep’te yuvalama, sabrın, niyetin ve bereketin yemeği olmuş.

Ne zamandır bilinmez Gaziantep’te Ramazan’da konu komşu, akraba kadınlar bir araya gelir, her biri tespih çeker gibi yuvarlama yuvarlar olmuşlar…Yuvarlama Ramazan Bayramının özel yemeği olurken, yapan yapmayana, yiyen yemeyene ikram ederken gönülden gönüle köprüler kurulmuş…sofrada eller ve yürekler bir olmuş…

Yuvalama sabırla yuvarlanan lokma, bereketle kurulan yuvanın habercisi olmuş.

İbrahim Alisinanoğlu-26.02.2026


 


 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA