Fransa'nın başkenti Paris'te yaşayan emekli albay Kernen ile eşi Deforge, gezi amaçlı geldikleri Kapadokya'nın doğal güzelliklerinden etkilenerek bölgede yaşamaya karar verdi.
Kapadokya'ya gelen turistlere rehberlik yaptığı dönemde bölgenin birçok noktasını gezen Deforge, eşi Kernen ile 2008 yılında Çat beldesinde karşılaştıkları harabe evi satın aldı.
İçerisinde kayadan oyma odaların bulunduğu evi restore ederek yaşamaya elverişli hale getiren Fransız çift, Paris'in kalabalığından uzaklaşarak 18 yıldır yaz aylarında sakin yaşamın tadını çıkarıyor.
Sylvaine Deforge, AA muhabirine, Kapadokya'nın sahip olduğu atmosferin huzur verdiğini söyledi.
Bölgede yaşamaya karar verdiklerinde Çat beldesindeki evi bulduklarını anlatan Deforge, "Bu köyü, küçük bir rehber kitap sayesinde keşfettik. Kitapta Çat Vadisi'nden bahsediliyordu. Gezdik ve Çat Vadisi'ni beğendik. Sonra 'Burada satılık bir ev var mı?' diye sorduk. Her şey tamamen doğal bir şekilde gelişti. Evi bize satan insanlarla sadece el sıkıştık. Bu evi ve burada olmayı çok seviyoruz." diye konuştu.
- "İnsanlar çok sıcak ve samimi"
Deforge, ülkelerindeki yoğunluk ve kalabalıktan sıyrılarak her yıl beldeye geldiklerine dikkati çekerek, Türklerin sahip olduğu misafirperverlik ve samimiyetin kendileri için mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi.
Eşi Patrick'in beldeye kış aylarında da gelebildiğini ancak kendisinin yaz dönemini tercih ettiğini ifade eden Deforge, şöyle konuştu:
"Geçmişte insanları Türkiye'ye getiren bir rehberdim. Türkiye'nin neredeyse her yerini gezdim. Kapadokya en sevdiğim bölgeydi. Çat, aslında başlangıçta özellikle istediğimiz bir yer değildi. Evi bulduk. Gerçi ev bir harabeydi ama çok fazla çekiciliği olduğunu düşündük. İçerisinde mağaralar ve taş kemerler bulunuyordu. Neredeyse hiç düşünmeden karar verdik. Hem Patrick hem de ben bu eve aşık olduk. Daha sonra Çat'ı keşfettik. Sonrasında beldeyi ve insanlarını çok sevdiğimizi keşfettik. İnsanlar çok sıcak ve samimi. Müslüman olmamızı beklemiyorlar, Müslüman olmamamız hiç sorun değil. 18 yıldır buradayız ve zaman geçtikçe Çat daha da güzelleşiyor. Kapadokya'yı ve insanlarla kurduğumuz iletişimi de çok seviyoruz. Randevu bile almıyoruz. Belediyeye gidiyoruz ve hemen 'Çay ister misiniz' diyorlar. Fransa’da böyle bir şey mümkün değil."
- Fransa'dan arkadaşlarını da misafir ediyorlar
Patrick Kernen de Paris'in yaklaşık 11 milyon nüfuslu büyük bir şehir olduğuna dikkati çekerek, beldede sakin ve sessiz bir yaşam sürdüklerini söyledi.
Beldede çok fazla gürültü olmadığını kaydeden Kernen, "Benim için Paris'te yaşayan biri olarak köy hayatı alıştığım yaşamdan tamamen farklı. Bu yüzden burayı seviyorum. Çok fazla gürültü yok." dedi.
Kernen, yıllar içinde Fransa'dan beldeyi görmek için gelen çok sayıda arkadaşını misafir ettiklerini de sözlerine ekledi.
Muhabir:Behçet Alkan / AA
































