“Diyalog insan hakları göz ardı edilerek yürütülemez”
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 18 Mayıs’ta Berlin’i ziyaret ederek canlandırdığı Stratejik Diyalog Mekanizması’nı önemli ve kritik bir adım olarak nitelendiren Karaahmetoğlu, şunları kaydetti:
"Türkiye’nin AB yolunda yeniden samimi bir ivme kazanabilmesi ve savunma ve güvenlik alanındaki ortak adımlarımızın atılması elbette çok önemli. Ancak bunun sivil alandaki reformlarla taçlandırılması da gerekmektedir. Son yıllarda siyasetçilerin, sivil toplum temsilcilerinin ve gazetecilerin hala tutuklu bulunması, ifade, fikir ve basın özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların devam etmesi, Avrupa Birliği değerleriyle açıkça tezat oluşturmaktadır. Almanya olarak yapıcı bir diyalogdan yanayız; fakat bu diyalog, insan hakları ve evrensel özgürlükler göz ardı edilerek yürütülemez."
Türkiye’nin Berlin’deki görüşmelerde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi talepleri öne çıkardığını hatırlatan SPD milletvekili, Türkiye’nin AB’nin tam ve eşit bir parçası olma kararlılığının ancak Kopenhag Kriterleri’ne net bağlılıkla hayat bulabileceğini vurguladı.
Bölgesel güvenlik ve savunma sanayii iş birliğine de değinen Karaahmetoğlu, Türkiye’nin NATO’nun doğu kanadındaki rolünün vazgeçilmez olduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Ukrayna’daki savaştan Orta Doğu’daki kritik dengelere ve enerji arz güvenliğine kadar, Türkiye’nin sahip olduğu muazzam jeopolitik güç ve askeri caydırıcılık, ittifakımızın en büyük güvencelerinden biridir. Savunma sanayii alanındaki köklü iş birliğimizi stratejik ortak projelerle daha da ileriye taşımak ortak çıkarımızın gereğidir.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO 2026 Fuarı’na Alman Savunma Bakanlığı’nın resmi düzeyde katıldığını hatırlatan Karaahmetoğlu, bu yıl toplanacak Beşinci Savunma Sanayii İş Birliği Toplantısı’ndan iki ülke için önemli sonuçlar beklendiğini söyledi.
Açıklamasında, Türkiye ile Almanya arasındaki bağların uzun vadeli bir stratejik vizyon gerektirdiğini ifade eden Karaahmetoğlu, son dönemde ivme kazanan yüksek düzeyli temasların ikili ilişkileri dengeli ve sürdürülebilir zemine oturtma fırsatı sunduğunu belirtti.
Karaahmetoğlu, güvenlik, ekonomi ve savunma ortaklığının yanında temel hak ve özgürlüklerin korunmasının da eşit derecede elzem olduğunun altını çizdi.
































