Yaklaşık dört yıldır Ordugah Tarih Canlandırma Ekibi’nin üyesi olan Muzaffer Türk, Berlin’de faaliyet gösteren Kemankes Germania Geleneksel Türk Okçuluğu Kulübü’nün başkanlığını ve antrenörlüğünü yürütüyor. Türk, aynı zamanda atlı okçuluk çalışmaları da gerçekleştiriyor.
Yaklaşık üç yıldır Ordugah ekibinde yer alan Erkan Ünver ise özellikle Osmanlı tarihinin 16. ve 17. yüzyıllarına ait geleneksel kıyafetler, savaş sanatları ve tarihî ekipmanlardan oluşan zengin bir koleksiyona sahip. İki isim, sahip oldukları kıyafet ve ekipmanları sergilemenin yanı sıra bunların kullanım biçimlerini ve temsil ettikleri kültürel mirası yaşatmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.

Almanya’da yaşayan Türk toplumu açısından bu çalışmalar, kültürel mirasın geçmişten kalan bir hatıra olarak korunmasının ötesinde anlam taşıyor. Berlin gibi çok kültürlü bir şehirde geleneksel Türk okçuluğu, atlı okçuluk, tarihî kıyafetler ve savaş sanatları aracılığıyla geçmişin bugünün insanlarıyla buluşturulması, farklı toplumların birbirlerini daha yakından tanımalarına da katkı sağlıyor.
Suceava’daki festival de farklı kültürlerin buluşmasına güzel bir örnek oluşturdu. Farklı ülkelerden gelen katılımcılar kendi tarih ve kültürlerini tanıtırken, birbirlerinin geleneklerini tanıma ve deneyimleme fırsatı buldu. Böylece tarih, yalnızca geçmişin anlatıldığı bir alan olmaktan çıkarak insanları bir araya getiren ortak bir kültür ve iletişim alanına dönüştü.

Muzaffer Türk ve Erkan Ünver, benzer bir etkinliği Berlin’de düzenlemek istediklerini belirtiyor. İki isim, sahip oldukları geleneksel kıyafetler, tarihî ekipmanlar, okçuluk malzemeleri ve savaş sanatları aracılığıyla Osmanlı ve Türk kültürünün belirli dönemlerini Berlin’deki izleyicilerle buluşturmayı planlıyor.
Bu kapsamda Kemankes Germania tarafından düzenlenecek kabza töreni programında, tarihî kıyafetler, geleneksel savaş sanatları ve Türk okçuluğunun tanıtılacağı özel bir sunum gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Suceava’da farklı kültürleri buluşturan tarihî atmosferden Berlin’e uzanan bu çalışma, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının yanı sıra Almanya’da yaşayan farklı toplumlar arasındaki kültürel diyaloğun güçlendirilmesine de katkı sağlamayı hedefliyor.
Hamide KÜCÜKLER / Berlin
































