https://www.avrupaolay.com/files/uploads/user/b3b0b34ebdc9b8ba6bd98224365ed43d-9e7dc7b9ca1d7f77ad73.jpg
İbrahim Alisinanoğlu
Advert

BENİM ADIM BAYRAM

19-03-2026 12:32 617 kez okundu.

 

Bayram bir sabah vakti kapıyı çalsa ve içeri girse…
Belki ilk sözü şu olurdu:

“Benim adım Bayram. Ama beni yanlış tanımaya başladınız.”

Çünkü bayram, takvimde kırmızıyla işaretlenmiş bir gün değildir yalnızca. Bayram bir ruhtur, bir hatırlayıştır, bir gönül alışverişidir. Bayram geldiğinde kapılar yalnız evlere değil, kalplere de açılırdı eskiden.

Bayram konuşsa, önce çocukları sorardı.

“Ben en çok onların gözlerinde parlıyordum, nerede o çocuklar? derdi.
Yeni ayakkabısını başucuna koyup uyuyan çocukların sabahın erken saatinde sevinçle fırlayışını hatırlatırdı. Bayramlık elbiselerin hışırtısını, cebinde şeker biriktiren küçük elleri, kapı kapı dolaşan çocukların “Bayramınız mübarek olsun” diyen seslerini…

Bayram en çok o seslerde yaşardı.

Sonra yaşlıları sorardı.

“Benim en büyük servetim onların duasıydı,” derdi.
Kapıları çalınan ihtiyarlar, öpülen eller, “Allah sizden razı olsun evladım” diyen titrek sesler… Bayram aslında biraz da yaşlıların yüzündeki huzurdu.

Sonra belki fakirleri hatırlatırdı.

“Benim gerçek yerim sofraların çoğaldığı evler değil, paylaşılan lokmalardır,” derdi.
Bir tabak yemeğin komşuya uzatıldığı, bir yetimin başının okşandığı, bir garibin gönlünün alındığı yerde bayram gerçekten bayram olurdu.

Sonra bize dönüp sessizce sorardı:

“Ben hâlâ sizin evlerinize geliyor muyum, yoksa yalnızca takvimlerde mi kaldım? Derdi.

Bugün bayramı yeniden çağırmak için büyük şeylere ihtiyaç yok aslında.  

Bir büyüğün kapısı çalındığında…
Bir çocuğun yüzü güldüğünde…
Bir fakirin duası göğe yükseldiğinde…

Bayram işte o anda yeniden dünyaya gelir.

Çünkü bayram, alınan hediyelerde değil; alınan gönüllerde saklıdır.

Ve insan gönül aldıkça, bayram biraz daha bayram olur.

Bayramı, bayram gibi yaşamanız dileklerimizle.

İbrahim Alisinanoğlu-19.03.2026

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI ZİL BAŞKA BİR ŞEY İÇİN ÇALIYOR: DERSİMİZ; HAKİKAT DUVARLARDA SAKLI ÇOCUKLUĞUM GAZİANTEP’TE DAYANIŞMANIN İZLERİ TİYEKLERİN BEREKETİ, MAHRALARIN SEVİNCİ: ANTEP’TE BAĞ BOZUMU KENDİ YAMAM, ELİN İPEĞİNDEN YEĞDİR. ARPA BOYU G.. YIRTMAK GAZİANTEP MUTFAĞININ KAYIP HAFIZASI: TENCEREDEKİ ŞİFA SAHİ, BİZ MODERN YAMYAMLAR MIYIZ?  LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ PİŞİRİCİ KASTELİ  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ?  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI KALEDEN GÖKYÜZÜNE   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI  KİBİR VE İRFAN  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA!   BEDDUADAN DUAYA GALA… GALA …GALAA!.... BAYAT EKMEK  RAMBO’YU DA KAYBETTİK NİMETİ KÜSTÜRMEMEK GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ?  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN SÖHÜR VAKTİ OLDU CINCIK BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI YUVALAMANIN HİKÂYESİ GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI RAMAZAN TAHSİLATI GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR