https://www.avrupaolay.com/files/uploads/user/b3b0b34ebdc9b8ba6bd98224365ed43d-9e7dc7b9ca1d7f77ad73.jpg
İbrahim Alisinanoğlu
Advert

BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ?

30-03-2026 23:23 555 kez okundu.

 

Bugün TV kanalları arasında dolaşırken kendimi başka bir gezegende gibi hissediyorum. Ekranlar; son model lüks araçların, devasa holding binalarının ve altın varaklı villaların istilası altında. Karakterler ise adeta harattan çıkmış birer vitrin mankeni... Kahramanımız sabahın köründe pürüzsüz makyajla uyanıyor, yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında, hizmetçisine emirler yağdırıyor ve milyon dolarlık ihalelerin peşinde koşuyor.

Dolmuşla, otobüsle iş yerine giden adamların altında şimdi son model otomobiller.

Soruyorum size: Biz bu masalın neresindeyiz?

Hizmetçisi olan, korumalarla gezen ve tek derdi hisse senetleri, ihale olan, ağzını açanın milyon dolarlarla konuşan o karakterle bizim nasıl bir gönül bağımız olabilir ki? Onları nasıl örnek gösterip, arkalarından gidebiliriz ki?

Gidemeyiz…Gitmeyeceğimiz gibi, bu yapay dünya ruhumuzu yavaş yavaş zehirliyor, kültürümüzü yozlaştırıyorlar

Reyting uğruna kurgulanan bu "şatafatlı zehirli" hayatlar, topluma sessizce şırınga edilirken, tüm değerlerimiz ayaklar altına alınıyor.

Sadece lüks değil mesele; bu parıltılı ambalajın içine gizlenmiş olan o karanlık içerik... Mafya kılıklı zorbalar, hiçbir ahlaki kaygısı kalmamış akıl sağlığını yitirmiş psikopatlar "karizma" diye pazarlandığı gibi, tehdit ve şantajın sorun çözme yöntemi olarak gösterildiği senaryolar, zihnimize birer zehirli ok gibi saplanıyor.

Aile bağlarını, saf sevgiyi, samimiyeti, ahde vefayı, şefkati, sadakati ve dürüstlüğü öğreten o eski dizilerin yerini; aldatmanın "aşk”, sadakatin “ahmaklık”, sapkınlığın” özgürlük”, kabalığın ise "güç" sayıldığı yapımlar aldı.

Sonra ne mi oluyoruz? Toplumdaki şiddet tırmandığında, kadın cinayetleri, çocuk katilleri haberlere düştüğünde hepimiz rahatsız oluyoruz. Elbette olmalıyız! Ancak şunu da sormamız gerekmez mi?

Her akşam evimizin baş köşesine konuk ettiğimiz o diziler, bu şiddeti ve ahlaki erozyonu normalleştirmedi mi? Gücü adaletin üstünde tutan o karanlık karakterler, gençlerin idolü haline getirilmedi mi? Alın terini, zorbalığın emrine vermedi mi?

Diziler bugün bize bir ayna tutmuyor; bize ulaşamayacağımız bir serap, yaşayamayacağımız bir yalan ve kaçınmamız gereken bir şiddet sarmalı satıyor. Bizim artık holding koridorlarındaki "soğuk savaşlara”, karanlık mahfillerde mafya kabadayılıklarına, hiçbir kural tanımayan gayri ahlaki aile ilişkilerine değil, mahalle kahvesindeki o sıcak çaya, aile şuuruna erişmiş yuvalara ihtiyacımız var. Fönlü saçlara, estetik operasyonlarla kişiliğini yitirmişlere değil, alnının teriyle evine ekmek götüren doğal insanlara ihtiyacımız var. Çünkü biz, ekranda kendimizi görmeyi özledik. Biz, "biz" olmayı özledik.

Her şeyi reytinge ve paraya kurban ettik; ama unutmayalım ki, bir toplumun zihnini ve ahlakını bozduğunuzda, kazandığınız hiçbir reklam geliri o hasarı tamir etmeye yetmeyecektir.

İbrahim Alisinanoğlu-30.03.2026

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI ZİL BAŞKA BİR ŞEY İÇİN ÇALIYOR: DERSİMİZ; HAKİKAT DUVARLARDA SAKLI ÇOCUKLUĞUM GAZİANTEP’TE DAYANIŞMANIN İZLERİ TİYEKLERİN BEREKETİ, MAHRALARIN SEVİNCİ: ANTEP’TE BAĞ BOZUMU KENDİ YAMAM, ELİN İPEĞİNDEN YEĞDİR. ARPA BOYU G.. YIRTMAK GAZİANTEP MUTFAĞININ KAYIP HAFIZASI: TENCEREDEKİ ŞİFA SAHİ, BİZ MODERN YAMYAMLAR MIYIZ?  LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ PİŞİRİCİ KASTELİ  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ?  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI KALEDEN GÖKYÜZÜNE   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI  KİBİR VE İRFAN  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA!   BEDDUADAN DUAYA GALA… GALA …GALAA!.... BAYAT EKMEK  RAMBO’YU DA KAYBETTİK NİMETİ KÜSTÜRMEMEK GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN BENİM ADIM BAYRAM  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN SÖHÜR VAKTİ OLDU CINCIK BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI YUVALAMANIN HİKÂYESİ GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI RAMAZAN TAHSİLATI GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR